
Örgüt elebaşlarından 'Mazlum Abdi' kod adlı Ferhat Abdi Şahin, önceki gün Şam'da bir açıklama yaparak örgütün artık kendini feshettiğini duyurdu. Abdi, örgütün artık hem askeri hem de idari açıdan Suriye devletinin bir parçası olacağını duyurdu.
Başkan Erdoğan'ın Suriye'deki olayların patlak verdiği günden beri kararlılıkla dile getirdiği üniter yapıya sahip Suriye stratejisi sahada önemli ölçüde gerçekleşmiş oldu. Erdoğan, Türkiye sınırında bir terör devletine asla izin vermeyeceklerini birçok kez deklare etmişti.
GÜVENLİK VURGUSU
Önceki gün Şam'da yapılan açıklama, Ankara tarafından olumlu karşılandı. TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel'in konuştuğu güvenlik ve diplomatik kaynaklar, bölge güvenlik mimarisinin bir daha geri döndürülemez şekilde değiştiğinin altını çizdi. Bu yaşananların "jeopolitik kırılma" olduğu özellikle vurgulandı. SDG'nin kendini lağvetmesi "Suriye krizinin başından bu yana gerçekleşen en kritik jeopolitik kırılmalardan biri. Bu adım, terörsüz Türkiye ile ilişkili olarak terörsüz bölge adımı açısından da önemli bir aşama" olarak değerlendirildi.
Şam'da Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile yapılan nihai temaslar sonucu varılan mutabakat ile bağımsız askeri yapı resmen sona erdirildi.
KURUMSAL ENTEGRASYON
SDG'ye bağlı askeri, güvenlik ve idari tüm yapılar feshedilerek Suriye ordusuna ve devlet kurumlarına tamamen entegre edildi. Sınır kapıları, havalimanları ve petrol sahaları gibi stratejik kaynaklar doğrudan Şam merkezi yönetimine devredildi. Mazlum Abdi'ye Cumhurbaşkanı Danışmanlığı, İlham Ahmed'e ise milletvekilliği teklif edildi. Kulislerde konuşulanlara göre, Abdi ve Ahmed'e teklif edilen bu görevler aynı zamanda Kürtlerin anayasal statüsü, hakları ve ana dilde eğitim gibi mutabakat başlıklarıyla ilişkili.
HEDEF GERÇEKLEŞTİ
Kademeli entegrasyon süreci 10 Mart 2025'te başlamıştı. Ankara'nın ana önceliği olan Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması ve sınırda paralel yapılanmanın önlenmesi hedefi gerçekleşmiş oldu. Bu yaşananlar aynı zamanda TBMM'nin öncülüğünde başlatılan ve sürece de ivme kazandıracak. Erdoğan bunu, "Atımızın kuyruğunu bağladık" diye izah etti.