İsrail cephesinde alarm: “Türk yürüyüşü sonumuzu getirebilir” itirafı

ABD’nin Gazze’de ateşkes sürecinin ikinci aşaması kapsamında oluşturduğu “Barış Konseyi”ne Türkiye’yi dahil etmesi, İsrail cephesinde büyük rahatsızlığa yol açtı. İsrailli emekli yarbay ve savunma analisti Yaron Buskila’nın “Türk yürüyüşü İsrail için tehlike” sözleri, Ankara’nın artan diplomatik etkisinin Tel Aviv’de nasıl bir endişe yarattığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Haber Giriş Tarihi: 24.01.2026 12:03
Haber Güncellenme Tarihi: 24.01.2026 12:03
hurhaber.com

ABD’nin Gazze için oluşturduğu “Barış Konseyi”ne Türkiye’yi dahil etmesi, İsrail’de ciddi rahatsızlık yarattı. İsrailli Emekli Yarbay ve savunma analisti Yaron Buskila, Ankara’nın bu yapıya katılımını İsrail açısından “tehlikeli bir gelişme” olarak nitelendirdi. Türkiye’nin bölgedeki artan diplomatik etkisine dikkat çeken Buskila, süreci “Türk yürüyüşü” ifadesiyle tanımladı.

Gazze’de ateşkes sürecinin yeni aşamasında Türkiye ve Katar’ın barış konseyi içindeki rolü, bölgesel dengeleri yeniden gündeme taşıdı. İki ülkenin üstleneceği görevlerin yalnızca Gazze’nin geleceğini değil, Orta Doğu’daki güç dağılımını da doğrudan etkileyeceği değerlendirmeleri yapılıyor.

“TÜRK YÜRÜYÜŞÜ İSRAİL İÇİN STRATEJİK TEHDİT”

ABD’nin Gazze’de ateşkesin ikinci aşaması kapsamında kurduğu “Barış Konseyi”ne Türkiye’yi dahil etmesi, Tel Aviv yönetiminde tedirginliğe yol açtı. Tel Aviv merkezli savunma forumu IDSF’nin CEO’su Emekli Yarbay Yaron Buskila, kaleme aldığı analizde bu gelişmeden duyduğu rahatsızlığı açıkça dile getirdi.

Buskila, “Türk Yürüyüşü: Gazze için Barış Konseyi’ne Türkiye’nin dahil edilmesinin stratejik tehlikesi” başlıklı analizinde, Ankara’nın konseyde yer almasının İsrail’in güvenlik gerçekliği açısından risk oluşturduğunu savundu. ABD’nin Türkiye ve Katar’ı sürece dahil etmesini “tarafsız” olarak nitelendiren Buskila, bunun Tel Aviv için ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

TRUMP’A SERT ELEŞTİRİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki çıkışlarına da değinen Buskila, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze için hazırladığı 20 maddelik planın ikinci aşamasında Barış Konseyi’nin kilit rol oynadığını belirtti.

Trump’ın Hamas sonrası süreçte alternatif bir sivil mekanizma kurmak istediğini kaydeden Buskila, bu hedef doğrultusunda geniş ve bölgesel bir süreci devreye soktuğunu söyledi. Türkiye ve Katar’ın Barış Konseyi’ne dahil edilmesini “derin bir stratejik ve ahlaki hata” olarak nitelendiren Buskila, Beyaz Saray temsilcisi Steve Witkoff’un önerdiği Arap teknokrat komite fikrinin ise prensipte doğru olduğunu savundu.

“İSRAİL KENDİ BOŞLUĞUNU YARATTI”

Türkiye ve Katar’ın Gazze konusunda stratejik aktörler olduğunu kabul eden Buskila, İsrail’in bu sürece karşı sergilediği tutumu sert sözlerle eleştirdi. Tel Aviv yönetiminin pasif-agresif yaklaşımının ciddi bir ahlaki zaaf yarattığını öne süren Buskila, İsrail’in Gazze’nin yeniden inşası ve uluslararası siyasi prestijden fayda sağlamayı beklediğini dile getirdi.

Analizinde İsrail iktidarını da hedef alan Buskila, “Türkiye ve Katar’ın sürece dahil edilmesi, İsrail’in siyasi arenadaki kronik başarısızlığını yansıtıyor. Geçiş sürecinin şekillendirilmesinde inisiyatif alınmaması ciddi bir boşluk doğurdu” ifadelerini kullandı.

Buskila, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Trump planının stratejik bir hataya dönüşmemesi için hızlı, net ve tavizsiz bir düzeltme gerekiyor. Aksi halde Gazze’nin geleceği kağıt üzerinde değişir, ancak sahadaki gedik açık kalır.”