
Orta Doğu'da güç dengeleri yeniden şekillenirken işgalci İsrail'den Türkiye'nin bölgedeki yükselişine ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Suriye'den Doğu Akdeniz'e uzanan yeni tabloya işaret eden eski İsrailli güvenlik yetkilisi Meir Ben-Shabbat, Türkiye'nin Suriye'de "baskın oyuncu" haline geldiğini itiraf etti.
"TÜRKİYE MERKEZİ KONUMA GELDİ"
İsrail basınından Maariv'e konuşan Ben-Shabbat, Suriye'deki gelişmelerden bölgesel ittifaklara ve Doğu Akdeniz'deki güç mücadelesine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye'nin son dönemde bölgesel dengelerde daha merkezi bir konuma geldiğini savunan Ben-Shabbat, İsrail'in bu gelişmeleri dikkatle takip etmesi gerektiğini söyledi.
"ANKARA ETKİSİNİ SÜREKLİ ARTIRIYOR"
İran'ın Orta Doğu'daki etkisinin gerilediğini ileri süren Ben-Shabbat, oluşan güç boşluğunda Türkiye'nin giderek daha fazla ağırlık kazandığını belirtti.
Türkiye'nin yalnızca Suriye'deki gelişmeleri izleyen bir aktör olmadığını savunan eski İsrailli yetkili, Ankara'nın bölgesel rekabette etkisini sürekli artırdığını ifade etti.
Ben-Shabbat, "İsrail'in karşısına hafife alamayacağı yeni bir güç çıkıyor" değerlendirmesinde bulundu.
"TÜRKİYE, SURİYE'DE BASKIN OYUNCU HALİNE GELDİ"
Ben-Shabbat'ın dikkat çektiği başlıkların başında Suriye geldi.
Türkiye'nin yeni Suriye ordusunun oluşturulması ve eğitilmesindeki rolüne işaret eden Ben-Shabbat, enerji ve ulaşım altyapısı alanlarında yürütülen çalışmaların da Ankara'nın ülkedeki etkisini kalıcı hale getirebileceğini savundu.
Türkiye'yi Suriye'de "baskın oyuncu" olarak nitelendiren Ben-Shabbat, "Esad rejiminin çöküşü ve İran askeri varlığının zorla çekilmesinin ardından Türkiye, Suriye'de baskın oyuncu haline geldi" dedi.
İsrailli eski yetkili, bu durumun yalnızca Suriye'de yeni bir dönemin başlaması anlamına gelmediğini, aynı zamanda bölgedeki güç merkezlerinden birinin değiştiğine işaret ettiğini öne sürdü.
MEKKE ANLAŞMASINA DİKKAT ÇEKTİ
Ben-Shabbat, Türkiye'nin bölgesel ortaklıklarına da değindi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı değerlendiren Ben-Shabbat, anlaşmanın bölgedeki Müslüman ülkeler arasındaki iş birliğinde yeni bir aşamaya işaret ettiğini savundu.
Söz konusu yapının Washington'dan tamamen bağımsız olmadığı görüşünü dile getiren Ben-Shabbat, buna karşın Türkiye'nin siyasi ve askeri açıdan daha merkezi bir konuma taşındığını ileri sürdü.
Ben-Shabbat, Ankara'nın etkisinin artık yalnızca Suriye üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, "Türkiye'nin etkisi tüm sınırları zorluyor" ifadesini kullandı.
DOĞU AKDENİZ'DEKİ REKABETE VURGU
Maariv'e konuşan Ben-Shabbat'ın gündeme getirdiği bir diğer konu ise Doğu Akdeniz oldu.
Türkiye'nin denizlerdeki hedeflerini "Mavi Vatan Doktrini" üzerinden değerlendiren Ben-Shabbat, Ankara'nın bölgedeki politikalarının İsrail'in Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile yürüttüğü politikalarla aynı coğrafyada kesiştiğini savundu.
Ben-Shabbat'a göre bu durum, Doğu Akdeniz'i Türkiye ile İsrail'in bölgesel hesaplarının karşı karşıya geldiği önemli alanlardan biri haline getiriyor.
İsrailli eski yetkili, Türkiye'nin denizlerdeki etkinliğini artırma hedefi ile İsrail'in Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile geliştirdiği ilişkilerin uzun vadede yeni bir stratejik denklem oluşturduğunu öne sürdü.
"TÜRKİYE İLE İRAN AYNI DEĞİL"
Ben-Shabbat, Türkiye ile İran'ın aynı çerçevede değerlendirilmemesi gerektiğini de söyledi.
İki ülkenin farklı özelliklere sahip olduğunu belirten Ben-Shabbat, İsrail'in de her iki ülkeye karşı farklı politikalar izlemesi gerektiğini ifade ederek, "Her birinin kendine özgü özellikleri ve farklı bir başa çıkma yöntemi var" dedi.
Türkiye'nin bölgesel ağırlığındaki artışın görmezden gelinemeyeceğini savunan Ben-Shabbat, İsrail'in oluşan yeni güç dengelerini yakından izlemesi gerektiğini yineledi.
İSRAİL YÖNETİMİNE ÇAĞRIDA BULUNDU
Ben-Shabbat, İsrail'in bölge ülkeleriyle yaptığı anlaşmalara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Barış arzusunun korunması gerektiğini söyleyen Ben-Shabbat, bunun güvenlik hesaplarının önüne geçmemesi gerektiğini savundu.
"Şüphe ve ihtiyat kesinlikle zarar vermez" diyen Ben-Shabbat, "Barış özleminden vazgeçmemeliyiz ancak bu özlemin zihnimizi ele geçirmesine de izin vermemeliyiz" ifadelerini kullandı.
Bugün anlaşma yapılan ülkelerin gelecekte farklı siyasi anlayışlarla hareket edebileceğini ileri süren Ben-Shabbat, İsrail'in olası değişimlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini söyledi.
"YENİ BİR CEPHE OLUŞUYOR"
Röportajın en dikkat çekici bölümünde Ben-Shabbat'a, Türkiye'nin artan bölgesel etkisinin İsrail açısından ne anlama geldiği soruldu.
Türkiye'nin bölgesel hedefleri ve artan etkisinin İsrail için yeni bir güvenlik denklemi oluşturduğunu savunan Ben-Shabbat, "Ben tüm bunlara yeni bir cephenin oluşma hazırlığı diyorum. Her şeyi göz önünde bulundurduğumuzda Türkiye ile çatışma ihtimalimiz artıyor" ifadelerini kullandı.
Ben-Shabbat, bu değerlendirmesine Suriye'deki gelişmeleri, bölgesel ittifakları ve Doğu Akdeniz'deki güç mücadelesini gerekçe gösterdi.
Maariv'in aktardığı değerlendirmelere göre, Türkiye'nin Suriye'den Doğu Akdeniz'e uzanan alanda etkisini artırması İsrail'de yalnızca bölgesel bir güç değişimi olarak değil, Tel Aviv'in gelecekteki stratejik hesaplarını etkileyebilecek yeni bir gelişme olarak değerlendiriliyor.