
Ahonsi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu yılki Parlamentolar Arası Birlik (PAB) Genel Kurulunun "gelecek nesiller için adalet ve barış" temasının son derece yerinde olduğunu vurguladı.
Dünyanın giderek daha kırılgan bir hale geldiğine dikkati çeken Ahonsi, "Son derece kutuplaşmış, bölünmüş ve giderek istikrarsızlaşan bir dünyada yaşıyoruz. Çok sayıda çatışma var ve bunun üstüne bir de iklim krizi var. Dünya giderek ısınıyor, aşırı hava olayları daha sık yaşanıyor. Yaptığımız her şeyin merkezine adalet ve barışı koymazsak, gençler ve henüz doğmamış olanlar için geleceği güvence altına almak neredeyse imkansız olacaktır." dedi.
Ahonsi, küresel toplumun kısa vadeli çıkarların ötesine geçmesi gerektiğini dile getirerek, uzun vadeli ve kapsayıcı bir vizyonun önemine işaret etti.
Geleceği güvence altına almak için ortak hareket edilmesi gerektiğini ifade eden Ahonsi, küresel ölçekte tutarlı politikaların hayata geçirilmesinin zorunlu olduğunu anlattı.
"GÜNÜMÜZÜN İHTİYAÇLARINI KARŞILAYABİLMEK İÇİN REFORMLAR KAÇINILMAZ"
Küresel sistemin mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ahonsi, çok taraflı düzenin zorlu bir dönemden geçtiğini kaydetti.
Ahonsi, "Çok taraflı düzen açısından küresel sistem zorlu bir dönemden geçiyor. Ancak her zorluğun ardında, sistemi reformdan geçirip yeniden yapılandırarak daha kapsayıcı ve insanlığın ihtiyaçlarına daha duyarlı hale getirmek için bir fırsat vardır. Dünya, BM'nin kurulduğu 1945'ten bu yana gerçekten çok değişti. Bu nedenle günümüzün ihtiyaçlarını karşılayabilmek için reformlar kaçınılmazdır." diye konuştu.
Belirsizlik ve çalkantıların aynı zamanda dönüşüm için bir zemin oluşturduğunu dile getiren Ahonsi, reformdan geçmiş ve herkesin çıkarlarına hizmet eden bir BM'nin merkezinde yer aldığı yeni bir çok taraflı sistemin mümkün olduğuna vurgu yaptı.
"TÜRKİYE, ÇOK TARAFLI SİSTEMDE GİDEREK DAHA ÖNEMLİ BİR ROL OYNAMAKTADIR"
Ahonsi, Türkiye ile BM arasındaki işbirliğinin uzun yıllara dayandığını ve karşılıklı fayda ürettiğini belirtti.
Türkiye'nin BM'nin kurucu üyelerinden biri olduğunu hatırlatan Ahonsi, Türkiye'nin çok taraflı sisteme verdiği desteğin istikrarlı şekilde sürdüğünü söyledi.
Ahonsi, "BM ve Türkiye arasında uzun süredir devam eden ve karşılıklı fayda sağlayan bir ortaklık var. Türkiye, hükümetin desteği ve doğrudan katılımıyla, özellikle mültecilere yönelik çalışmalar başta olmak üzere ülkede yürüttüğümüz faaliyetlere önemli katkı sunuyor. İstanbul'daki BM kurumlarının bölgesel çalışmalarına verdiği destekle de bu işbirliğini güçlendiriyor." ifadelerini kullandı.
Afetlere hazırlık, ekonomik dönüşüm ve teknolojik değişim süreçlerinde geride kalan kesimlerin desteklenmesine yönelik çalışmaların öne çıktığını anlatan Ahonsi, Türkiye'nin bu alanlarda önemli deneyimlere sahip olduğunu kaydetti.
Türkiye'nin kalkınma deneyimlerinin diğer ülkelerle paylaşılmasının önemine dikkati çeken Ahonsi, "Türkiye, çok taraflı sistemde giderek daha önemli bir rol oynamaktadır." dedi.
Ahonsi, "BM ile Türkiye, Türkiye'deki en iyi uygulamaların bir kısmının diğer ülkelere aktarılması için giderek daha sık işbirliği yapıyor. Türkiye'nin bölgesel ve küresel etkisi, bu deneyim paylaşımını ve Güney-Güney işbirliğini mümkün kılıyor." ifadelerini kullandı.
"ÇOK TARAFLI MÜDAHALELER ANCAK İŞBİRLİĞİYLE SONUÇ VERİR"
Gazze ve Ukrayna gibi devam eden krizlere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Ahonsi, çok taraflı müdahalelerin başarısının ülkeler arasındaki işbirliğine bağlı olduğunu söyledi.
Ahonsi, "Bugün karşılaştığımız çatışmalar ve zorluklara yönelik çok taraflı sistem ancak ülkeler bir araya geldiğinde işe yarar. Çok taraflı eylemin temeli işbirliği, dayanışma ve diyalogdur. Üye devletler ortak bir amaç etrafında birleştiğinde, çoğu sorunu çözebiliriz." şeklinde konuştu.
Pandemi sürecinin uluslararası işbirliğinin önemini ortaya koyduğunu belirten Ahonsi, ülkelerin ortak insanlık paydasında buluşması gerektiğini ifade etti.
Ahonsi, küresel sorunların çözümü için ülkelerin dar ulusal çıkarların ötesine geçmesi gerektiğini kaydetti.
Parlamentoların rolüne de değinen Ahonsi, halkın temsilcileri olarak milletvekillerinin kritik bir sorumluluk üstlendiğini söyledi.
Ahonsi, parlamentoların ulusal kalkınma önceliklerinin belirlenmesinde merkezi bir rol oynadığını belirterek, şöyle devam etti:
"Parlamenterler halkın temsilcileridir ve halkın sesi parlamentoda yankılanır. Bu nedenle parlamentolar, yerel düzeyden ulusal düzeye kadar tüm çabaların merkezinde yer almalıdır. Her şeyden önce sıradan vatandaşın çıkarlarını ön planda tutmalıdırlar."
Ekonomik büyüme ve teknolojik gelişmelerin toplumun tüm kesimlerine fayda sağlaması gerektiğini vurgulayan Ahonsi, parlamentoların bu süreci doğru yasalar ve bütçe denetimi yoluyla yönlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Ahonsi, parlamentoların aynı zamanda yürütme organını denetleyerek hesap verebilirliği sağlaması gerektiğini de sözlerine ekledi.