
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avusturya’nın başkenti Viyana’da Avusturya Federal Avrupa ve Uluslararası İşler Bakanı Beate Meinl-Reisinger ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Avrupa Birliği üyelik süreci, Gazze’deki gelişmeler ve bölgesel diplomasi başlıklarında açıklamalarda bulundu. Açıklamalar, Türkiye-AB ilişkilerinin seyri ve Orta Doğu’daki diplomatik girişimlerin yönü açısından izleniyor.
Gazze planı ve Türkiye’nin rolü
Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, Gazze için öngörülen barış planının uygulanmasında Türkiye’nin merkezi bir rol üstlendiğini, arabulucu ve kolaylaştırıcı olarak sürece katkı sağladığını ifade etti. Hakan Fidan ise Gazze’de kalıcı çözüm için planın uygulanmasının önemine dikkat çekti.
ABD-İran gerilimi ve Hürmüz vurgusu
Fidan, ABD ile İran arasındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, tarafların ateşkes ve kalıcı barış niyetiyle hareket etmesinin önemine işaret etti. Hürmüz Boğazı’nın açık tutulmasına yönelik iradenin kritik olduğunu belirten Fidan, süreçte çözülmesi gereken teknik başlıklar bulunduğunu ve Pakistan’ın müzakere sürecindeki rolüne güvendiğini söyledi. Türkiye’nin bu sürece desteğinin devam edeceğini ifade etti.
AB üyelik sürecine ilişkin açıklama
Avrupa Birliği üyeliği konusunda Türkiye’nin şartların yerine getirilmeden üyelik talebinde bulunmadığını belirten Fidan, asıl sorunun AB tarafındaki siyasi irade eksikliği olduğunu dile getirdi. Fidan, “Şartlar sağlandığında Türkiye’nin üye olmasını kabul ediyoruz” yönünde bir yaklaşımın AB içinde bulunmadığını söyledi. Bu durumun sürecin ilerlemesini zorlaştırdığı kaydedildi.
İkili ilişkiler ve Avrupa ile temaslar
Fidan, Avrupa ülkeleriyle ikili ilişkilerin genel olarak olumlu seyrettiğini, ticaret, güvenlik ve savunma sanayi alanlarında iş birliklerinin sürdüğünü ifade etti. Buna karşın, AB kurumlarıyla ilişkilerde farklı bir dinamik bulunduğunu belirtti.
Geçtiğimiz hafta İngiltere ile Stratejik Ortaklık Çerçeve Belgesi’nin imzalandığını hatırlatan Fidan, iki ülke arasındaki ilişkilerin kurumsal ve kalıcı bir zemine taşındığını söyledi. Avrupa ile ilişkilerin her alanda ilerletilmeye devam edileceği ifade edilirken, bölgesel krizlerin arttığı bir ortamda iş birliğinin önemine dikkat çekildi.