
CBS News'e konuşan bazı ABD'li ve İsrailli kaynaklar, hafta sonu İran'ın enerji altyapısına saldırılar olacağını iddia etti.
Kaynaklar, ABD ve İsrail'in, bu hafta sonu İran'daki enerji altyapı hedeflerine karşı "bugüne kadarki en sert bombalama kampanyalarından birini" planladığını ileri sürdü.
Söz konusu saldırılarla ilgili İsrail makamlarının bilgilendirildiğini ve ABD ile koordinasyon halinde olduğunu ifade eden ABD'li kaynaklar, ABD Başkanı Donald Trump'ın konuyla ilgili nihai bir emir vermediğini belirtti.
Kaynaklar, ABD yönetiminin Camp David'de düzenlenen kabine toplantısında, bu konunun gündeme geldiğini ancak bazı Beyaz Saray yetkililerinin buna "şiddetle" karşı çıktığını ileri sürerek, olası saldırıda muhtemelen enerji santralleri ve rafineriler de dahil olmak üzere enerji altyapısının hedef alınacağını iddia etti.
İsrailli bir kaynak, Trump ile bu hafta başında bir araya gelen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İran ile savaş için 3 seçenekten bahsettiğini, bunların arasında kara ikmal yollarına odaklanan askeri saldırıların da bulunduğunu öne sürdü.
ABD'li başka bir yetkili de Washington yönetiminin, bu çatışmada hem askeri hem de sivil kullanım amaçlı köprüleri zaten vurduğunu söyledi.
Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, konuyla ilgili CBS News'e yaptığı açıklamada, "Başkan Trump'ın bugün kabine toplantısında söylediği gibi ABD kazanacak ve İran, onun döneminde nükleer silaha sahip olmayacak." dedi.
- TRUMP'IN ALTYAPI TEHDİDİ
Trump, temmuz ortasındaki bir açıklamasında "Enerji hedeflerini en sona bırakacağım ama sonunda onları da vuracağız. Bu gece, yarın gece ve sonraki gece çok sert vuracağız. Gelecek hafta ise onlar için durum çok daha kötü olacak. Çünkü gelecek hafta sıra elektrik santrallerine ve köprülere gelecek. Müzakere masasına oturmazlarsa tüm elektrik santrallerini ve köprülerini devre dışı bırakacağız." demişti.
İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Ebulfazl Şikarçi de buna karşılık olarak, İran'ın altyapısına yönelik saldırı düzenlenmesi halinde bölgedeki tüm altyapıların hedef alınacağını belirtmişti.
İşte ABD/İsrail-İran savaşında dakika dakika yaşananlar:
08.05 Umman'ın Lima kenti açıklarında seyreden bir tankerin makine dairesinin bilinmeyen bir cisim tarafından vurulması sonucu manevra kabiliyetini yitirdiği bildirildi.
02.10 ABD ve İran arasındaki askeri gerginlik devam ederken, The Wall Street Journal gazetesi çarpıcı bir iddiayı gündeme taşıdı. Hükümet kaynaklarına dayandırılan habere göre; ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran yönetimini anlaşmaya zorlamak için İran'a yönelik birkaç günlük yeni bir saldırı dalgası başlatma emri verdiği bildirildi. Yeni ABD saldırılarının bu hafta sonu itibarıyla başlayabileceği aktarıldı.
00.39 ABD ve İsrail'in, bu hafta sonu İran'daki enerji altyapısına karşı "bugüne kadarki en sert bombalamayı" yapmayı planladığı öne sürüldü. CBS News'e konuşan bazı ABD'li ve İsrailli kaynaklar, hafta sonu İran'ın enerji altyapısına saldırılar olacağını iddia etti. Kaynaklar, ABD ve İsrail'in, bu hafta sonu İran'daki enerji altyapı hedeflerine karşı "bugüne kadarki en sert bombalama kampanyalarından birini" planladığını ileri sürdü. Söz konusu saldırılarla ilgili İsrail makamlarının bilgilendirildiğini ve ABD ile koordinasyon halinde olduğunu ifade eden ABD'li kaynaklar, ABD Başkanı Donald Trump'ın konuyla ilgili nihai bir emir vermediğini belirtti.
- İSRAİL'İN İRAN'A ŞİDDETLİ SALDIRILARIYLA BAŞLAYAN 12 GÜN SAVAŞI
İsrail, 13 Haziran 2025'te İran'ın çeşitli kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef alan geniş çaplı saldırılar düzenlemişti.
İran'da Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı saldırılarda yaşamını yitirmişti.
İsrail'e açıktan destek veren ABD, 22 Haziran'da İran'ın Natanz, Fordo ve İsfahan'daki 3 nükleer tesisine saldırı düzenlemişti.
- ABD-İRAN 40 GÜN SAVAŞI
İran ile ABD arasında 18 Haziran 2026'da başlayan çatışmalar, ABD'nin İran'daki hedeflere yönelik hava saldırıları ve İran'ın buna füze ile insansız hava aracı (İHA) saldırılarıyla karşılık vermesiyle geniş çaplı bir savaşa dönüştü.
Savaş süresince Hürmüz Boğazı çevresinde güvenlik krizi yaşandı. Diplomatik girişimler sonucunda taraflar çatışmaları 27 Temmuz'da durdurdu.