
ABD'de 2026 ara seçimlerinde Demokratların Senato ve Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu elde etmesi, dünya başkentlerinde farklı perspektiflerle karşılandı.
**İran**, Washington'daki bu değişimin Tahran'a yönelik genel politikayı etkilemeyeceğini savunarak mesafeli bir duruş sergiledi. **Çin ve Japonya**, seçimleri ABD'nin iç işi olarak nitelendirip ikili ilişkilerde istikrar ve iş birliği vurgusu yaparken; **Rusya**, dış politikasının Amerikan iç siyasetindeki değişimlerden etkilenmeyeceğini ancak barışçıl adımların devamını beklediğini duyurdu.
Avrupa kanadında ise tepkiler daha belirgindi. **İspanya**, sonuçları dünya genelinde yükselen aşırı sağ dalgasının kırılması olarak yorumladı. **Almanya, İtalya ve Fransa**, Amerikan demokrasisinin işleyişine vurgu yaparak transatlantik ortaklığın ve stratejik iş birliğinin süreceği mesajını verdi. **Polonya, Finlandiya ve Norveç** gibi ülkeler, seçim sonuçlarını demokrasinin bir zaferi olarak görüp Ukrayna'ya yönelik desteğin sekteye uğramamasını temenni etti. **İngiltere**, küresel hayat pahalılığı ve Orta Doğu'daki çatışmaların çözümü için yeni bir fırsat doğabileceğine işaret etti.
**Avrupa Birliği** yönetimi, yeni Kongre'nin Rusya üzerindeki baskıyı artırmasını beklediğini ifade ederken; **Çekya**, Trump'ın görev süresinin geri kalanında Kongre ile yaşayabileceği olası siyasi kilitlenmelere ve veto süreçlerine dikkat çekti. **Güney Afrika** ise bu değişimin uluslararası ilişkilerde yeni bir dönemin kapısını aralayabileceğini belirtti.
Genel kanı, ABD'deki bu güç kaymasının küresel siyasetteki yansımalarının; özellikle güvenlik, ekonomi ve bölgesel çatışmalar bağlamında belirleyici olacağı yönündedir.