Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO
" "

Ozan Ceyhun

Yunanistan Krizi’nin tek suçlusu Yunanistan mı?

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

1998 ve 2004 yılları arasında Avrupa Parlamentosu üyesiyken Yunanistan'ın ekonomik durumunun parlak olmadığı bilinen bir gerçekti. Milletvekilliği döneminde 2,5 yıl AB İçişleri Bütçesi raportörlüğü ve 2,5 yıl da “gölge raportörlük” yaptığımdan Avrupa Parlamentosu Bütçe Komisyonu çalışmalarına her yıl aktif katıldım. O yıllarda Yunanistan'ın ekonomisine yönelik raporlarının hep “manipule” edilmiş raporlar olduğu AB Komisyonu'nda konuyla ilgili her görevli çok iyi bilmekteydi.

Yunanistan'ın hem AB'den aldığı fonları düzgün kullanmadığı ve hem de ekonomisinin hiç bir AB Standartına uygun gidişinin olmadığı kapalı kapılar arkasında sürekli konuşulan konulardan biriydi.

Yunanistan Brüksel'de tüm uzmanların “hazır olmadığını” dile getirdikleri halde “Euro Bölgesi'ne” dahil edildi!

Kısacası eğer bir Yunanistan Krizi yaşanıyor ise ve bu yavaş, yavaş tüm AB için büyük bir kriz olmaya adaysa bu durumun tek sorumlusu Yunanistan değil.

Elbette onlarca yıl Yunanistan'da iktidarda olan hükümetler, hem hiç bir AB kriterine uymayarak hem de sorumsuzca paraları çar çur ederek kendi ülkelerine en büyük kötülüğü yaptılar. Bu durum kesinlikle affedilemez!

Ancak Yunan vatandaşları da hiç bir zaman “bu bol keseden dağıtılan paralar” nereden geliyor diye sorgulama ihtiyacı duymayarak kendi çocuklarına ve torunlarına en büyük zararı vermiş oldular.

AB'nin en zengin konumda ülkesi Almanya'da insanlar sabah 05.00'te işbaşı yaparken Yunanistan'da ise aynı saatte son “uzolarını” yudumlayıp uyumak üzere evin yolunu tutanlar “bu mirasyedi yaşamın hep süreceğine” inanarak kendi kendilerini kandırdılar. AB'nin en “zengin” ülkelerinin bile cesaret edemeyeceği “yükselikte” emekli maaşlarının dağıtıldığı Yunanistan'da emekli olmak neredeyse “piyangoda kazanılan bol parayla yaşamak” gibi görüldü.

Bu ve benzeri durumlar AB tarafından çok iyi bilinmekteydi.

Aynı şekilde AB'yi ekonomik olarak “sırtlarında” taşıyan Almanya gibi ülkelerin başkentleri de “Yunanistan'ın durumunu çok iyi” gözlemlemekteydiler.

Ciddi anlamda tedbirlerin alınması ve Yunanistan'ın uyarılması gereken yıllarda AB'de “ekonomik kriz” kelimesi pek bilinmediğinden kayıtsız kalındı. Özünde Yunanistan'ın günün birinde AB'yi bile krize sürükleyecek bir “iflas projesi” olduğu umursanmadı!

Sonuç ortada!

Brüksel'de, Berlin'de, Paris'te ya da Londra'da kimsenin Rusya Devlet Başkanı Putin'e bozulmaya hakkı yok. Ufa'da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi kapsamında açıklamalarda bulunan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Yunanistan kriziyle ilgili olarak “Yunanistan'da kriz gelişirken Avrupa Birliği neredeydi” diye sorarak asıl sorunu dile getirdi!

Yunanistan'da bu noktaya gelinmeden önce AB'nin müdahale etmemesini sadece Putin değil hepimiz sorgulamak zorundayız!

Bu sorgulamayı gerçekleştirmeden Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schäuble'nin Euro Bölgesi maliye bakanları toplantısında Yunanistan'ın ya hızlı bir iyileşme kaydetmesi ya da aksi halde beş yıl içinde Euro Bölgesi'nden çıkarılmasını önermesi sadece Almanya İç Politikası'na yönelik popülist bir çıkış olarak haklı olarak eleştirilir.

Almanya Maliye Bakanı ilk önce kendi bakanlığındaki uzmanlarının vaktinde niçin gerekli uyarıları yapıp önlemler talep etmediklerini de sorgulamak zorunda.

Almanya'da belki Alman vatandaşlarının haklı olarak sempati ile baktıkları Maliye Bakanları tarafından yapılan önerinin İtalya ya da Fransa tarafından tepkiyle karşılanması da kimseyi şaşırtmamalı. Çünkü sadece İtalya ve Fransa değil daha bir çok AB üyesi de Yunanistan benzeri sorunlara sahip olmaya adaylar.

AB'nin yanlış ekonomi yönetimi, AB üyesi ülkelerin kendi aralarındaki rekabet nedeniyle kendi koydukları kurallara aynı Yunanistan örneğinde olduğu gibi sözde “gizlice” uymamaları bugün yaşanmakta olan krizin ana nedeni!

Sadece 19 Euro Bölgesi ülkeleri değil 29 AB üyesi ülkenin artık ciddi anlamda işleyen ortak bir Ekonomi Politikası üzerine anlaşması şart!

AB üyesi yapmaya yanaşılmayan Türkiye şu anda Yunanistan'ın yanı başında ve gerçek anlamda yardıma hazır ülke konumunda. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları da kendi çaplarında hiç değilse Yunanistan'da tatil yaparak komşularına destek vermeye çalışıyorlar. Bu nedenle Yunanistan'da Türk Lirası en az Avro kadar işlerliği olan para konumunda.

AB'nin bu halini ve Yunanistan söz konusu olduğunda “herkesin suçu birbirinin üzerine attığı” halleri gören çok sayıda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı “iyiki AB üyesi değiliz” diyorsa bunu AB'deki ekonomi uzmanları iyi düşünmeli!

AB Yunanistan Krizi'nin çözümümde en başta kendi hatalarından kaynaklanan sorunlar nedeniyle Yunan vatandaşlarını cezalandırmayı çözüm olarak gördüğü an dünya için umut olmaktan da çıkmış olacaktır.

Kısacası Yunanistan Krizi sadece Yunanistan'ın değil AB'nin ekonomik krizi olduğu gibi aynı zamanda AB'nin geleceği açısından da bir varoluş krizi haline gelmiştir.

Bu kriz artık Yunanistan'ı “Avro Bölgesi'nden çıkarmakla” çözülecek kriz olma boyutunu çoktan aştığından tüm dünya kamuoyunun AB'nin geleceği açısından kaygıyla izlediği bir durum haline gelmiştir.

Pazar Günü Avro Bölgesi liderlerinin Yunanistan ile uzlaşıya varmaları ise sadece “Avro Bölgesi'nden Yunanistan'ı çıkarmak zorunda kalmamak ve bu sayede Avro Bölgesi'nin tehlikeli bir gidişata sokmamak” için bir çözüm. Yani bu “çözüm paketi” Yunanistan Krizi'nin sona ermesi anlamına gelmiyor.

Söz konusu paketin şartları, aralarında Yunanistan, Almanya, Fransa ve Finlandiya'nın yer aldığı en az sekiz AB ülkesinin parlamentosunda oylanacak. Eğer, “kurtarma paketi”, oylandığı tüm parlamentolarda kabul edilirse, AB Yunanistan'a gelecek üç yıl içinde 86 milyar avroluk finansman sağlayacak ve inanın aslında AB Ekonomi alanında kendi ana sorunlarını çözmediği takdirde büyük bir ihtimalle bu “86 milyar Avro'da” kaybedilmiş “para” konumunda.

  YORUM YAP / YORUM OKU
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS