Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Dr. Begüm Burak

Yerel seçimlerin anatomisi

Demokrasilerin olmazsa olmaz koşullarının başında özgür ve adil bir ortamda gerçekleşen seçimler gelmektedir. Güçlü bir sivil toplum, bağımsız basın, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı ve din ve vicdan hürriyeti gibi ilkelerin güvence altına alınması ancak demokratik toplumlarda mümkündür. Bu ilkelerin oluşumunu sağlayacak ve nihayet buna bağlı olarak demokratik değerlerin toplum ve devlet mekanizmasında kökleşmesini de ancak özgür ve adil bir ortamda gerçekleşen seçimler ile iş başına gelen ve demokratik yönetimi içselleştirmiş politikacılar başarabilirler.

31 Mart yerel seçimlerini geride bıraktığımız şu günlerde, seçim sürecinde yaşananların analizi, Türk toplumunun sosyolojisi ve siyasal-kültürel haritası bağlamında kritik ipuçları sunması açısından önem arz etmekte. Her şeyden önce herkesin malumu olduğu üzere, yerel seçim sonuçlarının ortaya koyduğu gerçekler, önümüzdeki dönemde siyasi yaşamı gerek söylem olarak gerekse aktörler bağlamında etkilemekle kalmayıp ciddi anlamda dönüştürecektir.

Seçim kampanyaları sürecinde gerek görsel gerekse yazılı basında muhalefet partilerinin adaylarının tanıtımlarının iktidar partisine kıyasla çok zayıf olduğu biliniyor. Millet İttifakı'nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçilen Mansur Yavaş hakkındaki vahim iddialar dışında, Millet İttifakı'nın diğer adaylarının kampanya süreçleri basında pek yer bul(a)madı. Bu bağlamda, adil bir ortamda seçim propaganda süreci gerçekleşti, diyemeyiz. Buna rağmen İzmir'de CHP'nin galip gelmesi beklenen bir gelişmeydi, ancak Mansur Yavaş'ın zaferi birçok siyasetçinin yanında Ankara kulislerini yakından takip eden gazeteciler açısından da sürpriz oldu.

Öte yandan, İstanbul'da Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı adayları arasında geçen kıran kırana rekabet AK Parti adına ne kadar şaşırtıcı, bence bunu en iyi partinin içinden isimler bilebilir. Fakat şu bir gerçek olarak önümüzde duruyor ki, İstanbul seçmen kitlesi olarak sert bir kutupsallaşma yaşadı: AK Parti ve Anti-AK Parti cephesi olarak okuyorum ben bu polarizasyonu. Kimilerine göre, seçim sonuçlarına göre artık seçmen tanımı sağcı-solcu olmaktan ziyade “vatansever-hain” olarak değişti. Bence bu demokratik olgunluğa yakışmayan ve oldukça ötekileştirici bir söylem.

31 Mart sonrası, Güneydoğu'daki HDP oylarının yön değiştirmesi ve Şırnak'ın AK Parti tarafından kazanılması ise Cumhur İttifakı adına başlı başına bir başarı. Kürt halkı seçim sonuçlarıyla PKK silahlarıyla arasına barikat koymuş oldu. Millet İttifakı'nın aktörlerinden olan İYİ Parti ise seçimlerin en büyük yenileni, denilebilir, zira İYİ Parti hiçbir belediyeyi kazanamadı. Buna ek olarak, oyları bölmesi bakımından İYİ Parti kendi amacına az da olsa hizmet etmiş oldu.

Yerel seçimlerin bence en önemli kazananı resmi sonuçlar anormal bir şekilde hala belli olmasa da Ekrem İmamoğlu'dur. Adeta bir ilçe belediye başkanı adayı gibi seçim yarışında gündemde olmasına rağmen Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmıştır (AK Parti'nin iddiasına göre ise birkaç bin oy ile kaybetmiştir.) Basında, reklam afişlerinde yer bulmamasına rağmen Binali Yıldırım gibi bir isme karşılık aldığı oylar aslında iktidar partisinde seçmen kitlesi anlamında ciddi çözülmeler olduğunu da gün yüzüne çıkarmıştır. Bir siyasal partiyi güçlü kılan en önemli etken de seçmen tabanı değil midir zaten?

Yerel seçimler sonrası, “Bu bir demokrasi şölenidir” söylemi bana göre terane olarak kaldı, zira gelecek genel seçimler için de önemli ipuçları sunan İstanbul sonuçlarında kazananın kim olduğuna dair her iki kampın uzlaşması seçimlerin üstünden 1 hafta geçmesine rağmen, halen mevcut değil, bu ise oyların güvenliği ve sonuçlara dair şaibe yaratıyor maalesef. Yine de umuttan vazgeçmek olmaz, çünkü gerçekler önce umut edilerek yaşanır. Umuyorum ki 2023'e ekonomide ve siyasal kültür bağlamında yapısal sorunlarını büyük oranda çözmüş kudretli bir Türkiye olarak “merhaba” diyeceğiz.

  YORUM YAP / YORUM OKU
DR. BEGÜM BURAK DİĞER YAZILARI

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.




Oyun Yaşam 3.Sayfa Astroloji Sağlık Medya Analiz Kadın Ramazan Kültür Sanat Ajans Dizi Sinema English Gündem Siyaset Spor Ekonomi Seyahat Teknoloji Eğitim Magazin Dünya Özel Haber Sosyal Medya