Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Hilmi Daşdemir

Yenilenen İstanbul seçimleri...

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Yenilenen İstanbul Seçimleri Yeni Bir ‘Suskunluk Sarmalı' Hadisesine mi İşaret

Türkiye 31 Mart seçimlerindeki Cumhur İttifakı itirazı ile yenilenecek olan İstanbul seçimlerine kilitlenmiş durumda. Seçim sadece İstanbul'un değil aynı zamanda Türk siyasetinin geleceğini de belirleyecek nitelikte. Çünkü, AK Parti oy oranlarında belli bir alana sıkışmışlık var. Muhalefet cephesi de her ne kadar çok parçalı da olsa temelde AK Parti'yi zayıflatarak ilerlemek istiyor. İstanbul seçimleri neticesinde siyasette yeni bir kırılma yaşanabilir.

YSK kararı sonrası yapılan araştırmalarda özellikle YSK iptal gerekçesinin yeterince anlatılamaması sebebiyle CHP Adayı Ekrem İmamoğlu lehine ‘mağdur' algısı oluşturulmuştur. Bu durum da İstanbul seçmeni üzerinde etkili olmuş gibi gözüküyor. Burada AK Parti'den aday gösterilen Cumhur İttifakı adayı Binali Yıldırım aleyhine bir durum geliştirilmiş ve bu durum da Cumhur İttifakı seçmeni üzerinde belli ölçüde etkisini göstermiştir.

Bu ‘mağduriyet' algısının Cumhur İttifakı seçmeni üzerinde bir baskı oluşturduğunu ve seçimdeki tercihlerini araştırmalarda net bir şekilde söylemediklerini gözlemliyoruz. AK Parti'nin kuruluşundan sonraki birkaç seçimde özellikle 2007 ve 2011 seçimlerinde gözlemlediğimiz bu durumu Alman siyaset bilimci Elisabeth Noelle- Neuman tarafından geliştirilen ‘suskunluk sarmalı' kavramı ile açıklayabiliriz. Özetle; ‘ Eğer savunduğunuz fikir, toplumun genelinde kabul görmüyorsa, onu söylemekten vazgeçersiniz.' 2007 ve 2011 seçimlerinden önce AK Parti yapılan araştırmalarda birkaç puan daha düşük bulunuyordu. Seçim sonuçları da daha yüksekti oysa. Son dönemdeki hava da biraz o dönemdeki havayı andırıyor. Araştırmalardaki satır aralarından bu durumu net olarak gözlemliyoruz. Bir önceki seçimde favori kazanması beklenen aday olan Cumhur İttifakı adayı Binali Yıldırım, bu seçimde favori olarak görülmüyor. Şöyle ki; 31 Mart seçimleri öncesi ‘'Sizce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını kim kazanır?'' sorumuza % 50-55 oranında Binali Yıldırım, % 30- 35 oranında CHP Adayı Ekrem İmamoğlu çıkıyordu. Şimdi ise tersine bir durum söz konusu seçimi kazanacak aday olarak % 50 ile CHP Adayı Ekrem İmamoğlu görülürken % 41 Cumhur İttifakı Adayı Binali Yıldırım görülüyor.

Aslına bakılırsa 16 Nisan 2017 Halkoylaması'ndaki % 48,65 ve 24 Haziran 2018 seçimlerindeki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan'ın almış olduğu % 50 oy üzerinden bu seçimlerin AK Parti ve Cumhur ittifakı adına çok rahat olmadığını gözlemliyorduk. Nitekim, ilk önce ‘'çok sempatik'', ‘'hoşgörülü'' vb gibi müsbet yargılar ile öne çıkan CHP Adayı Ekrem İmamoğlu'nun başabaş bir yarışı kaldıramadığı sinirlerinin yıprandığı bir çok olaya şahit olduk. Bunun en somut örneği ise Ordu- Giresun Havalimanı VİP salonuna girme hakkı protokol kurallarına göre yokken orada yaşananlardır. Hatasını kabul ederek ‘'evet hata yaptım bir an boş bulundum, öfkeme kapıldım ve o söz ağzımdan çıktı. Vali Bey ve Türk Halkından özür diliyorum.'' dese olay doğal karşılanacak ve bu kadar üzerine gidilmeyecekti. Bu özrü dilemek yerine ‘özrü kabahatinden büyük bir olaya imza atmış ve ‘'Vali basitlik yapmıştır.'' dedim diye de toplum önünde hiç de ‘yaratıcı' ve ‘inandırıcı' olmayan bir yalan daha söylemiştir. Bu yaptıklarının ve söylediklerinin CHP, İYİ Parti ve HDP seçmeni üzerinde bir olumsuz algısı olmadığını gözlemliyoruz. CHP Adayı Ekrem İmamoğlu'nun en büyük destekçisi yakın arkadaşı FOX TV çalışanı Fatih Portakal bile görüntüleri izlediğini RTÜK'ten ceza almamak adına yayınlamadıklarını söylemişti. Hatta büyük bir ‘erdem' göstererek yakın arkadaşı Ekrem İmamoğlu'nu malum söz ve tavırları sebebiyle eleştirmişti. Tüm bu tartışmalar olurken yılın habercilik olayına yayın hayatına yeni sayılabilecek bir zamanda girmiş ve objektif yayıncılığı ile herkesin takdirini kazanmış Haber Global imza attı. İlgili ses kaydını yayınladı. Objektif habercilik adına alkışlanacak bu olaya da bir kulp buldu bazıları ‘montaj' dedi. Ancak, montaj olmadığı çok açık olan bu habercilik olayı daha çok Cumhur İttifakı seçmeni üzerinde etkisini gösteriyor. Daha önce YSK kararı sebebiyle Ekrem İmamoğlu'nu ‘mağdur' gören Cumhur İttifakı seçmeninin tekrar kendi adayları olan Binali Yıldırım'a dönme eğiliminde olduğunu gözlemliyoruz..

YSK iptali sebebiyle 23 Haziran'da yenilenecek olan İstanbul seçimleri ile ilgili kimin kazanacağının hala belirsizliğini koruduğu gözlemleniyor.

Ayrıca, Uzun bir aradan sonra bu seçim öncesi adayları karşılıklı bir televizyon programında izleyeceğiz. Bu program kafasında soru işareti olan seçmenin soru işaretlerinin giderilmesini kimin kazanıp kimin kazanamayacağını belirlemesi açısından önemli. Tüm Türkiye de 16 Haziran Pazar akşamı gerçekleştirilecek olan programa endekslenmiş durumda programın etkisini hemen ertesi gün Optimar Araştırma ekibi olarak 3000 kişilik bir örneklem ile ölçeceğiz ve kuvvetle muhtemel kimin kaç puan ile kazanacağını söyleyeceğiz. Çünkü benim de başında bulunmaktan her zaman onur duyduğum Optimar Ekibi bu işi iyi yapıyor.

Türkiye ve İstanbul için hayırlara vesile olacak bir seçim olmasını diliyoruz. Yeni gelişmeleri de veriler ışığında analiz edeceğiz.

  YORUM YAP / YORUM OKU
HİLMİ DAŞDEMİR DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS