Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Yıldıray Erkuş

Yazdım işte yine...

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Yazdım işte yine kendimce yazma dedin sus dedin hatta belki unutmaya bile çalıştın olanları beni. Ben yapamadım her gün düşündüm yaptığım çocukluğu yoksayıp boşverip hayatıma bakamadım. Döküldü yine içim buraya okursan sevinirim ,okumazsanda canın sağolsun.

Bu kadar kolay kesip atabildin mi acaba beni? Atılmayacak birşey yoktu hatta belki doğru olanı yapmıştın.Bir anda konuşulanlar silinmiş bağlantılar kopmuş hiçbirşey yaşanmamış gibi olmuşuz sanki. O yüzden sana şu an bir adım atmaya okadar çekiniyorumki hakkım yok söyleyebileceğim tutunabileceğim tek bir söz yok. Bu hayatı yaşamaktan bile aciz bir insanın hayat hakkında ahkam kesmeleri kadar gülünç bir şey olamaz. Kendimi nekadar komik duruma soktum acaba tahmin edemiyorum. Normal bir zamanda yıldıray'a böylesine laflar söylendiğinde yırtıcı olur karşı atağa geçer duyduklarının yıpratıcılığı kadarıyla karşısındakini yıpratmak isterdi. Ama bu sefer dilim elim kalemim tutuldu.Bu seferki bir kabulleniş, farkına varış, suç arama çabasından vazgeçiş ve sebeplerine odaklanış oldu benim için.

Ağır geldi bütün bunlar farkettiğimde kendimden iğrendim seninle ne kadar konuşmak istesemde cesaret bulamadım yazmaya gelemedim sana. Hatta şu maili görmek, okumak ,belki beni düşünmek bile istemezsin diye düşündüm.Ama susamazdımda. Dayanamadım. Zaten bu bikaç gün öyle uzun geçtiki bu yazıyı sana yazmaktan kaçamayacağımı biliyordum erteledim sadece.Ama bugün hazırım…

Sen bana fazla geldin Burcu

Bugüne kadar görmediğim, duymadığım, duysamda ciddi anlamda aldırış etmediğim bütün gerçeklerle geldin bana. Sözde anlıyormuş gibiydim çünkü sürekli insanların söyleyip durduğu bildiğim şeylerdi. Ama öyle düz ezbere bildiğim şeylermişki 2kere 2 dört der gibi bilmişim sorgusuz sualsiz, altına,sebebine ,sonucuna, bana katkısına, zararına bakmadan bildiğim şeyler.

Evet anlayamadım seni anlayamamışım hemde hiç. Anladım demekten başka yapabildiğim bişey de yokmuş. Oysaki sen , benim anlayamadığımı bile anlayabilecek kadar fazlaydın işte. Öyle bir olgunluktaydın.Ama benim nedenimi anlayamamışsın belliki. Anlasaydın bana o gün o kadar çıkışmazdın. Söylediklerine hiç kırılmadım üzülmedim ama onları 2.bir sefer okuyabilecek cesarette bulamadım kendimde. Öyle ağırdı öyle gerçek.

Ben bu hayatta senin gibi birisiyle hiç karşılaşmamışım Burcu yada farketmemişim bilmiyorum işte. Dünyaya geldiğim hayatın getirisi olarak "sana çizilen yolda yürü zorlanmana düşünmene gerek yok biz hazırladık sus ve yürü" denilmiş. Sanki saksıda büyüyen bir ot gibi. Yaşadığını sanıyor bulunduğu toprağı hayatın tümü zannediyor. Gördüğü sadece yanındaki onun gibi saksı bitkileri, başka bir şeyin varlığından bile haberi yok. İşte bendeki de öyle bir acizlikmiş.

Senin yaşamın gerçek hayattı. Beni zaten görüyordun ama benim senden haberim bile yoktu. Anlayamamam bundan işte.

Bana bildiklerimi bile sorgulattın sen. Doğrularım inandıklarım sanki sahteymiş. Bırak başkasını kendini bile kandırabilirmiş insan. Sen beni tanıyamazdın zaten neden biliyomusun bende tanıyamamışım kendimi ne tarafa çekmek istersem oraya gitmişim sadece.

Şu an içimde gördüklerime bende inanamıyorum. Bak mesela...

Şükür etmek.

Bilirim zannederdim halime hayatıma yaşamıma şükretmeyi. Hayır lafta şükürmüş o. Her yemekten sonra şükür bugünde doyduk derdim. Ağza pelesenk olmuş bişey işte gerçekliğini düşünmüyor insan yokluğunu hissetmeden tahmin bile edemiyor.

Sonra ne var biliyomusuun içimde büyük bir bencillik keyifle gizlenmiş yatıyormuş. Birde bencil değilim derdim ama evet bencilim. Kendimi düşünmek yerine insanlara çok fazla önem veririm derdim hatta bu sene kimseye hayır diyemediğimi farkedip düzeltmeye çalışıyordum kendimce.

Göremedimki bununda altında başka bir bencillik yatıyormuş. O önem verdiklerim hayır diyemediklerim banada değer versin önemsesin, benim kendime veremediğim sevgiyi bana onlar versin, Mutlu edemediğim kendimi onlar etsin diye ve zamanla bağımlılık ardından beni hiç bırakmasınlar isteği. Ve tabiki başlayan bir korku... Nedir bu ? Terkedilmek, sevilmemek korkusu yani Leblebi tozumdan verme sebebim..

İnsanların fikirlerini kendiminkinden fazla önemsemeye başlamak her kararını bir başkasına sormak onların lafına kendininkinden daha çok inanmak iğrenç birşey...

Birde farkettiysen herşeyin karşılıklı olduğuna öyle bi alışmışımki önce ben vereyim sonrasında karşılığını alabileyim diye bir düşünce biçimine bürünmüşüm. Sana bile şaşırdım başlangıçta tek amacın beni mutlu etmekti meraktan çatladım neden yaptığını senin bundan faydanın ne olacağını anlamak için yırtındım. Karşılıksız da birşeylerin yapılabildiği aklımın ucundan geçmemiş baksana.

Bana hayatında kendi aldığın en büyük karar ne diye sor.Kesinlikle mesleğim derdim. Şu an var ya onu bile diyemiyorum. Ben kendim istemedimki eczacı olmak. Sistem toplum ailem akrabalarım saygın yetkin yaraşır meslek beklentisinde olan, beni sözde önemseyen herkes istedi bende kabul ettim.

Belki kimse bilmez ama ben küçükken balerin olmak istedim şarkıcı olmak istedim sonra oyuncu olmak istedim hepsi meşhur olmak temalıydı ama bunu söylemeye bile çekindim belki söyledimde ayıplandım doktor ol dediler öğretmen ol dediler sonra seçeneklerimin arasından öğretmenlik, öğrencilerin gözünde meşhur olan bir meslekti onu istedim sonra para mahkumluğu, sistem mağdurluğu, aldığım puana itaat etmem gerektiğinden eczacı oldum. Yani bu kararı ben vermiş gibi görünsemde birşeyler yada birileri tarafından verdirildim. Mesleğimden nefret etmiyorum şimdi tabi insan alışıyo görücü usülü evlenenler bile yıllar sonra sevmeye başlıyo sevdim bende napıyım. Ama içimdeki Yıldıray kıvrandı küstü bak konuşmuyor artık.diyordum ya sana onu duymak için çabalıyorum ve inat ettim ben artık ben olmak, içimdeki sesle bağırarak konuşmak istiyorum.

Evet ben seni hiç anlayamadım Burcu ben daha kendimi anlayamamışım.

Bana bunları öğreten ne bir hayatım nede birisi oldu belki bahseden göstermeye çalışan birileri olmuştur. Ama şu andaki gibi uzunca evde kalıp kendimle konuşmaya dertleşmeye, birininde yüzüme şap diye bir tokat atmasına ihtiyacım varmış.

O gün sana söylediğim takıldığım şeyler nasılda önemliydi benim için şimdi bakıyorum yine o hislerin temeli benmişim biliyormusun. Aslında söylendiğim şikayet ettiğim sen değil benmişim. Ben kendimde değer, sevgi, saygı, mutluluk, güven bulmadıkça önce insanlara verip karşılığında insanlardan beklemişim. Onlarda herhangi birini eksik verdiklerinde zaten ben eksik hissetmişim bütün döngü bundan ibaret. Çevremdekilerin beni var ettiği kadar var olmuşum. Böyle berbat birşeymişim işte.

Ama yine kolaya kaçıp kabullenirsem dahada berbatlaşacağıma eminim. O yüzden şu an gerçekten ama gerçekten şükrediyorum en azından bunları görebildiğime şu an bunlarla yaşayıp farkedemeyen binlerce insan var bu durumun içinde olduklarından haberleri bile yok.

Bütün bunlar ne sayesinde olduysa teşekkür ediyorum . Kendime, beni benle zorlada olsa bırakan karantinaya, bu süreçte yoga felsefesiyle ilgili okuduklarıma, beni seninle tanıştıran herşeye ve sana, senin hayatına, öğretilerine, bunları bana anlatma hevesine, hepsine gönülden teşekkür ediyorum.

Ve bugünden sonra öyle bir yolki bu kendimi tanıyıp sevip kabul edene kadar bitmeyen. Gördüm bunu sende ve bende yapabilirim çok güzel bir örnek oldun bana.kendimi sevip onu bulana kadar durmayacağım bu yolda yürüyor olacağım.

Bilmiyorum sen o gün gördün zaten gerçek beni belki nefret ediyosun belki bu hayatta benim gibi bir insan olabileceğine inanmıyorsun. O hayat sana deli gibi zorluklar yaşatırken sana kattıklarını öğrettiklerini kıskandım desem güler misin? Ama ben saksıda yaşayıp zorluk görmeden görsede kaçıp başka yollarla yine kolay yaşayan bir hayatın içinden geldim bunları görmeyip anlayamamış olduğum için seni kıskandım. Kendimede kızıyorum kkafamı kaldırıp yaşanılanlarıda görmek istemeyişime,yaşamasamda empati kuramayışıma. Ama daha da kötü bir durumda olabilirdim o yüzden yine gerçekten şükür ediyorum bu hayatıma hele çok şükür ediyorum şu anda farkına vardığım için dahada çok şükür ediyorum hatta bu şükür etmenin nasıl bir duygu olduğunu kavradığım için hem kendime hem sana binlerce şükür ediyorum.. Belki bu farkındalık olgunlaşmaya başladıkça daha geç bir zamanda olacaktı yada hiç olmayacaktı, kıvranacaktım 1-2 yıldır olduğu gibi bir yerlerde mutsuzluğumun bir sorunumun var olduğunu bilip ne olduğunu asla bulamayacaktım.

Bu karantina bana her açıdan iyi geldi ben aşırı dışadönük bir insandım sebebini bilmez sadece evde kendimle durmaktan zevk almadığımı bilirdim. Şimdi bakıyorum insan tanımadığı biriyle vakit geçirmek, evde yalnız kalmak ister mi onun neler sevdiğini bilmeden onunla anlaşamadan hatta konuşamadan. Kendimle yalnız kalmaktan korkup sıkılıp kaçmışım dışarıya, başka insanlara. Kendimle kalmayı bana sadece karantina yaptırabildi bunu görmüş oldum. Ve ben artık kendimden keyif almaya başlıyorum o ilk günlerdeki bunaltılar kalmadı, keşiflerim var, öğretilerim var ,keyif aldığım başka güzel şeyler var.

O gün takıldığım konuya hatta genel olarak insanlarla yaşadığım problemlere baktığımda şu an kendimi nasıl görüyorum biliyomusun?? Yeni modeli çıkan telefonu alınmadığı için zırlayan ergen özenti bir kız gibi. Sana böyle davrandığımı düşündükçe de utanıyorum .

Evet ben sadece o gün yazdıklarında çok haklı olduğunu ama benimde kendimce sebeplerimin olduğunu bilmeni istedim. Zorlanıyorum işte sende zorlanmışsın anlaşılan yada içlisin yoksa bu kadar laf söylemezdin bana ama iyikide söyledin. Dengesizliğime kafamdaki ukalaya iyi geldin. Ben senin için gereksiz hatırlamayacağın bir kız bile olabilirim. Ama sen benim için nasıl biri olduğunu tahmin bile edemezsin. Kendi sesimi duymam ve o dönem senin gelip onunla konuşan ,bana benliğimi bulduran, hayatımın belkide dönüm noktasında fiziken olmasa bile ruhen yanımda bulunan, oturup saatlerce yazılar yazdığım sen, benim için kendinin nasıl biri olduğunu düşünsene şimdi bi. Ne düşündüysen benimle ilgili düşün yine ama yazdıklarımı bil en azından olur mu? Sıradan biri hatta hiç tanımamış, yokmuşum gibi sayacaksan da beni ,tüm bunlarımla yok say istedim. Birde seni biraz özledim… O kadar..

Öyle çok yazmışımki buraya kadar okuduysan teşekkür ederim...

Yıldıray...

  YORUM YAP / YORUM OKU
YILDIRAY ERKUŞ DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS