Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Yasir Kadıoğlu

Bünyamin Aygün nasıl kurtarıldı?

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Milliyet gazetesinin yeni Fotoğraf Servisi Müdürü Bünyamin Aygün'e hayırlı olsun diyerek başlayalım.

Irak-Şam İslam Devleti'nin Bünyamin Aygün'ü nasıl kaçırdığını ve nasıl kurtulduğunu döndükten sonra hepimiz kendisinden dinledik. Bünyamin Aygün kurtarıldığında, henüz yeni başlayan İslami Cephe - IŞİD savaşını takip ediyordum. Kaynaklarımdan edindiğim bilgiye göre, Bünyamin Aygün'ü kaçıran grubun içerisinde Türkiye vatandaşları da vardı.

Evvela, Bünyamin Aygün'ü kaçıran grubun yapısını anlamaya çalışalım.

Bünyamin Aygün'ü kaçıran grup, içerisinde Kuzey Afrika'dan gelen savaşçıların, Türkiye'den ve Arap coğrafyasından Suriye'ye göç eden savaşçıların oluşturduğu bir grup. İslami Cephe ile girdikleri savaş öncesinde, Suriye'nin Türkiye'ye yakın bölgelerinde çok etkililerdi. Hatay'ın batısında kalan Atme kasabasında, Ed-Dana kasabasında ve yine sınırın Kilis tarafına düşen Azez'de oldukça güçlülerdi. Şimdi ise bu iki kasabadan çıkarıldılar. Üçüncü kasabada ise hala savaş sürüyor.

Suriyeli kaynağımdan edindiğim bilgiye göre Bünyamin Aygün kaçırıldıktan sonra sınır bölgesinde bulunan bu kasabalar arasındaki bölgelerde dolaştırıldı. Yalnız değildi. Yanında IŞİD'in ajan oldukları iddiasıyla elinde tuttuğu Filistinli ve Suudi Arabistanlı iki kişi daha vardı.

Kırk gün boyunca gezdirilen Bünyamin Aygün'ün Müslüman olduğunu ispat etmesine rağmen serbest bırakılmamasının sebebiyse IŞİD'in kadısına yani örgütün hakimlerinden birisine şikayet edilmiş olmasıydı. Kur'an'dan bildiklerini okuması dahi IŞİD üyesi iki genci Aygün'ün ajan olmadığına ikna edememişti.

İlk günlerde infaz edileceğini söyleyen IŞİD üyeleri daha sonra Aygün'e kendisi için pazarlık yapıldığını söylediler. Hatta Aygün, IŞİD üyelerine kimsenin kendisi için yüklü bir fidye ödemeyeceğini çünkü o kadar önemli olmadığını dahi anlattı.

Bu süreçte, şu anda İslami Cephe'nin elinde esir tuttulan bir IŞİD üyesinin Suriyeli gazeteci dostuma anlattıklarıyla manidar. Bünyamin Aygün'ün hissettiklerini ve mahremini burada anlatma saygısızlığında bulunmayacağım. Fakat Bünyamin Aygün'ün tutunduğu bütün dallar kırıldıktan sonra artık infazın kılıçla değil silahla yapılması için dua ettiği o günler başlar. Çünkü, o günlerde Bünyamin Aygün'e çok iyi davranan, hatta zaman zaman kendisiyle birlikte Aygün'ü hava alması için dışarı çıkaran, herkesin "Dayı" diye seslendiği IŞİD üyesi, bir çatışmada vurularak hayatını kaybetmiştir. Suriyeli kaynağımın aktardığına göre "Dayı" lakaplı Türkiyeli IŞİD üyesi, Ebu Ahmed olarak bilinen ve bölgede oldukça meşhur olan IŞİD komutanlarından birisiydi.

Sık sık yeri değiştirilen Bünyamin Aygün, son tutulduğu köy evine getirileli henüz bir kaç gün olmuştur. Silah sesleri artık iyice yaklaşmıştır. Dışarıda ne olduğunu ve IŞİD ile diğer muhalif gruplar arasında savaşı bilmeyen Aygün'ün tutulduğu odanın kapısı biraz sonra açılır.

Tutulduğu köy ve kaldığı ev artık IŞİD'in elinde değildir. IŞİD'in Aygün'ü tutan üyeleri de Suriyeli kaynağımın anlattığına göre halihazırda İslami Cephe'ye bağlı Ahraruş Şam örgütünün eline esir düşmüştür.

Telefon trafiği başlar. Aygün için uzun süredir insani diplomasi yürüten İHH'ya haber verilir ve Suriyeli kaynağımın aktardığına göre İHH'ya Bünyamin Aygün'ün kimliği gönderilerek aranan gazetecinin bulunduğu teyit edilir. Süreci yakından takip MİT de Bünyamin Aygün'ün güvenliğini sağlamak için seferber olur.

Suriyeli kaynağımın aktardığına göre Bünyamin Aygün, esir tutulduğu son köy olan sınıra on beş kilometre uzaklıktaki Killi köyünden MİT'in güvenliğini sağladığı bir konvoyla çıkarılarak Sarmada üzerinden Babulhava'ya getirilir ve Ford Mondeo marka araçlarla gelen bir MİT timleri tarafından Cilvegözü kapısından geçirilerek, televizyonlarda seyrettiğiniz o ilk röportajını verir.

Bir not: Kaynağımın aktardığına göre gazeteci dostumuz Bünyamin Aygün, o röportaj öncesinde sağlık kontrolünden geçirildi ve kendi isteği üzerine oldukça uzamış bulunan saçı ve sakalı da kesildi.

Dershane tartışmaları varken çıktığı ülkesine darbe tartışmalarıyla dönen Bünyamin Aygün'e bir kere daha ve buradan geçmiş olsun demek istiyorum.

Tekrar hoşgeldin Bünyamin.

Gelecek yazı: "Şii Hilali"nden "Osmanlı Ekseni"ne yeni Ortadoğu
YASİR KADIOĞLU DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS