Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Zeynep Tümer

Yaşayabilme sanatı

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Bu yıl O yıl mı?
Bu soru öyle sıradan bir soru cümlesi değildir. Her sene başında, her ay başında ya da her yeni bir başlangıçta akıllara umut sinyalleri gönderen yaşama sevincini bir çiçekmiş gibi sulayıp filizlendiren çoğu zaman sığındığımız liman görevini üstlenen güzel Türkçemizin nadide türlerinden biridir. Peki insan sadece umut ettikçe mi yaşar?
Umut etmek her dönem için insanı bir nebze teselli etmiş, yaşamakta zorluk çektiğimiz günümüz çağına bile bir şekilde insanları adapte etmeyi başarmıştır. Yaşamak ne güzel şey be kardeşim! Dedirebilmişliği de vardır. Öte yanda birde beslenen umudun meyvelerine ulaşamadıkça raydan çıkan, toplumun üzerine doğru bodoslama son sürat gelen umudu bitmiş amaçsız kalmış bir topluluk… Bu gruba bu çağda yapılabilecek ilk müdahale ne olmalı? Cevap bulunamazsa sonumuz vahim… Zira birçoğumuz geride bıraktığımız insanlıktan nasibini alamamış bu yılı hatırlamak dahi istemeyecektir.
Çoban Antonıo!
Yani uydum hazır olan imama… Uy uy da bir sorgula be kardeşim bu kalabalık nereye gider. Umut mu et et ama hırsla yoğurup nefreti doğurma. Nazım'a azıcık kulak ver; Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine! Ruhuna dinginlik veren nüans buradan geçiyor. Bırak umut peşinde hayal peşinde koşmayı. İnsan ruhunu dizginleyen duyguları azad etmeli, özgür olmalı. Sevgi nehrinde sığ düşüncelerden arınmalı. Hoşgörüyü başına taç edip taşımalı.
Doğrunun ve yanlışın günden güne değiştiği bir çağda yaşıyoruz. Dün doğru olan bugün yanlış çıkıyor. Doğruya ve yanlışa eşit mesafede durmalı. Bugün Berlin Duvarı'nın yerinde yeller esiyor. Duvar örmemeli…
Körü körüne bağlanmamalı. Neden mi? İlerlemek, değişim, dönüşüm hastalıklı ruhlara bile iyi gelecektir. Mesele tamamen istemekten geçiyor. Dün parçalanamaz denilen atomu bugün parçalayan insanlık daha nice mucizelere gebedir. Biz yeter ki insan olana, hayvan olana, ağaç olana, canlı olana, vatan toprağına aşk ile bakmayı bilelim.

Çiçek Bitkidir Kadın İnsandır!
Vatana millete hayırlı uğurlu olsun. Dördüncü jeolojik zamandan bu yana böyle bir değişiklik yaşanmamıştır üç tarafı denizlerle dört tarafı insan görünümlü vahşilerle çevrili güzel ülkemde. Bilim hala bir tanı koyamadı bu ruh hastalığına. Kadına ilk kez çiçektir diyerek güçsüz korumasız gösteren bu akımın önderini anlamaya nacizane aklım yetemedi. Zaten bu görüş aklına yatan insan ile vahşet çıkaran suç oranını yüzde elli yüzde elli paylaşmışlar demektir. İnsanlığa aşk ile bakacağız ama buna müsaade etmeyen ısırgan otlarını ne yapmalı? Küçücük kız çocuğu annesinin katledilişine tanık olurken daha ne kadar yerinde saymalı? Değişim dönüşüm buralara uğrasın diye daha kaç insan hayattan koparılmalı? İşte burada tıkandık. Tek temennimiz biz çare bulana kadar National Geographic olaya el atmasın. Hayatta kalabilmek ne büyük bir nimet!

  YORUM YAP / YORUM OKU
ZEYNEP TÜMER DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS