Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ramazan Tamer

Yalakalığı kimlik kabul edenler

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

İnsanların anlaşılması mı zor yoksa benim anlamakla ilgili bir engelim mi var bilemedim bu yaşta.

Her şeyini artık sağlam bir zemine oturttu bundan sonra ilkeli davranmayı becerecek kadar bilinç ve akıl sahibi dediğimiz bazı arkadaşlarımızın bir türlü cahiliye kiri olabilecek yanlışlardan uzak durmak bir yana hala daha onları unutmadıklarını görüyoruz. Bu bizim mahalleden arkadaşlarımıza sitayişle hatırlatabilmek adına; bazı algıların oluşturulması veya dikkat çekici bir şekilde algıların kulu haline gelmelerini anlayamıyorum.

Netameli örnekler vermemek için bir spor takımından bahisle aslında ne taraftarını, ne başkanını, ne oyuncularını sevmediklerini ifade ettikleri hatta bunlar anlamsız şeylerle uğraşıyorlar diye eleştirdikleri spor takımı ve yöneticilerine dair söylemlerini, kendilerince ilkelerini yaşatma adına savunuyorlar. Fakat sonradan o kutsal günleri geldiğinde yine eski inançlarına veya söylemlerine dönerek kime neyi göstermeye çalışırlar anlamış değiliz.

Seni unutmadık dercesine sosyal medya üzerinden yaptıkları kendi takımlarının afiş paylaşımlarıyla neyi ispat etmeye çalışıyorlar pek anlayamıyoruz.

Kendince her takıma, mezhebe, meşrebe ve mesleğe karşı olanların; kendi putlaştırdıklarına dair bir ilkelerinin olmaması çok şaşırtıcı değil mi sizce de?

Başka takımı ve uzantılarını eleştirirken, dönüp acaba biz de kendi takımımız içinde tanrılaştırdığımız birileri veya bir şeyler var mı diye sormadan hayatlarına devam etmeye kalkışmaları zaman içinde kendi asıl kimliklerine irca eden, mürtecilere dönmelerini anlayamıyorum.

Gerçekler ortaya çıkıp, cahiliyenin tüm hayata tarzlarına ait izleri silmeye çalışanların; gördükleri bazı işaretler veya seslerden dolayı sanki efsunlanmış varlıklar gibi asıl kimliklerine dönüşlerini anlamakta zorlanır hale geldim.

Adeta beyninde daha önceden kurgulanmış olduğu, şartlandırıldığı anahtar kelime, renk veya görüntü karşısına çıkınca hemen asıl kimliğine dönen bir varlık haline gelivermeleri şaşırtıcı bir durumdur. Yoksa sadece ben ve benim gibi dünyadan haberinin olmadığı kabul edilenler mi şaşırıyorlar diye de merak içindeyiz.

Dolunay çıkınca kurt adam efsanesi gibi; bazı işaretleri alınca beyniyle ve gönlüyle kendini, fıtratını bozarak eski haline dönmekle ifade edenlerin, bireysel gelişmelerini tamamlayamamış varlık olmaları anlaşılır gibi gelmiyor bize.

Kamil mümin olmayı kendilerine hedef olarak belirleyemeyenlerin, kâmil olmayan kemallerini tamamlayamamışlara istekli köleye dönüşmeleri anlaşılır gibi değildir. Kemale ermek isteyenlerin evirilmemiş mahlûk oluşlarını fark edemeyişleri de, aslında çok gülünç duruma düşmelerine sebep olmaktadır.

Karşı takıma ağzına gelen her şeyi söylerken, kendi takımının halini göremeyenlerin; bir davaya sahip çıkmalarını beklemek galiba anlamsız bir bekleyiştir.

Ülkenin bazı günlerinde kendilerince önemli gördükleri insanların fotoğraflarıyla her tarafı süsleyenlerin her devirde farklı fotoğraflara nasıl meylettiklerini bilenlerdenim.

12 Eylülde asılan ve her yerde görmekten bıktığımız konsey üyelerinin fotoğraflarının yerini, zaman içinde başkalarıyla değiştirmeyi kendine görev bilenler; hangi beklentileriyle bu tür bir eyleme tevessül ediyorlarsa onun karşılığını alacaklarını mutlaka bilmeliler veya bizler onlara hatırlatmalıyız.

Sadece birilerinin kendisine sıkıntı verme ihtimallerinden dolayı değiştirilip durulan fotoğrafların da bir gün hesabı sorulacaktır.

Hiç kimse aslında sevmediği halde seviyormuş gibi yaparak sevmediği takımın fotoğraflarını, takımı sevenlerden daha çok öne çıkartıyorlarsa; başımıza gelebilecek felaketlerin aslında sevmeden yapılan işlerden ve hesaplardan dolayı olduğunu akıldan çıkarmamak gerekir.

Birilerine saldırırken ölçüyü kaçırıp önüne geleni tekfir etmeye kalkışanların; bir gün bu yanlışlığın yaygınlaşmasından dolayı, birileri tarafından tekfir edilen konuma geleceklerini de unutmamaları gerekir.

Yaratanın bile; isteksizce ve iradesi dışında yapılmak zorunda kalanlara farklı değerlendirme yapacağı bilindiği halde, istekli bir şekilde yanlışı devam ettirmeye çalışanların karşılaşacakları da, hayal kırıklığından ve hüsrandan başka bir şey olmayacaktır.

Hiç kimse, hiç kimseyi bir şeylerle suçlamasın ama herkeste kendisinin kimliği ne ise ona göre davranışlar ve algılar ortaya çıkartsın.

Dün birilerinin putlarını kırmaya kalkarken kocaman kocaman sözler sarf edenler; bugün kimlik kodları altına gizlenmiş bazı putcukları görünce, şaşkınca ve bizi de şaşırtacak bir şartlanmışlıkla ağızlarının salyalarının akıttıklarını fark etmeleri gerekir.

Pavlov'a kızanların şartlanmışlık içinde köpekliklerini serdetmelerinin yeniden düşünülmesi umuduyla bir hatırlatma yapalım dedik.

Üstad Abdurrahim KARAKOÇ der ki;

Gerçek sandık cilalanmış sözleri
Düşman değil, dost aldattı bizleri
Yalakalık kör eylemiş gözleri
Meyve dalı kirletecek, korkarım..

Saf fikirler çekiliyor kızağa
Düşürdüler bizi bizden uzağa
Mahkûm olacağız bin bir tuzağa
Öfke dili kirletecek, korkarım..

  YORUM YAP / YORUM OKU
RAMAZAN TAMER DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS