Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Nüket Belsan Taşören

Yabansınız Vesselam

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Yabancı manasında , melâli anlamayana aşina olmamak gibi... " Yaban " pek de hazzetmeden okuduğum nadir irite olduğum romanlardandır...Aydın - halk çatışmasının sembol eserlerinden... Ismarlama resmi ideloji romanı olduğundan değil zoraki okuyunca sevemedim üniversite yıllarında... Ahmet Celal hiçbir merhamet duygusu ve empati falan oluşturmamıştır bende... Gazi olmasına kolunu vatan için kaybetmesine rağmen... Halka bakışı tiksinç ya... İşte bundan sadece... Ben de halka tepeden bakan aydından çok aşırı tiksiniyorum , onun çamurda oynayan çocuklardan rahatsız olduğu gibi... Hani o köylü çocukları çamurdaki solucanlara benzetiyor ya... Hele o tırsaklığı... Korkaklığı ve hatta ödlekliği ve kaypaklığı ...Kendisini köyde misafir eden asker arkadaşının hanımı ile duygusal münasebeti ... Evli kadına aşık olmakla kalmaz bırakıp kaçıverir bir de ahlak yoksunu aydıncık onu romanın sonunda...
Zaten genelde etik kurallarla sorunu vardır bohem aydınımızın... Toplumla pek uzlaşamazlar bu tür konularda... Kötü alışkanlıklarımıza dokunmayın derler lakin mütedeyyin kesimden biri bir cürüm işlese tüm camianın -suçun kişiselligini unutup- kalemini kırmak için fetva ararlar...
Boşandığı eşinin kızıyla evlenen yani üvey kızıyla evlenen aydın mı ararsınız İslamcı olmadığı için vurun abalıya denilmeyen linç edilmeye gerek duyulmayan... Oysa... Ya tam tersi olsaydı...
Tuhaf değer yargılarına hayret ediyorum insanların Ensar vakfindaki olaydan tüm mütedeyyinleri sorumlu tutmaları gibi mesela... Bu çirkin fiile insan olan taraftar olur mu Allah aşkına? Öte yandan...
Evlenmem ama doğururum ifadelerine özgürlük isterken... Hem de hiç kimse aksini iddia etmemişken... Çiçekli baş örtüsünün ahlak polisi olmayı makul görürken çifte standart olsun maksat ellerinde alkol şişesi olanlara toz kondurmadıkları gençliğe tek söz etmezler nedense... Çifte standardın zümrüt tepelerinde...
Aynaya nasıl bakarsan öyle bir yüzle karşılaşmak muhtemel ya bunu bilmiyorlar bir de... Biraz da biz makarna kömür dağıtalım Allah rızası için hal hatır soralım halkın dertleri ile hemhal olalım bizi de belki severler demiyorlar, bu asla akıllarına gelmiyor... Aşağıladıkları hor / hakir gördükleri unsurlar da tıpkı çok sesli müzik dinlemeye zorlanan Sivas halkı gibi Timur' dan beri böyle zulüm görmedik diyor haliyle...
Her seçim öncesi ne kadar kabak tadı verse de farz olmuş adeta bunları yazıp okuyacağız mecburen... Makarna- kömür sorunsalı... Trafo kedileri... Zombilerin kullandığı oylar ve yanık oy pusulaları...Ve arada buzdan duvarlar aydınla halk arasında ...
Sosyal sınıf olarak kast sistemi yok ki bizde yoksulken varlıklı olmak mümkün bu yüzden içselleştirilmiş bir zengin düşmanlığı yoktur bizde... Hani işçisin sen işçi kal gibi şarkılar vardır ya bu sosyal sınıf problemlerini ele alan... Oysa varlığın da yokluğun da imtihan olduğunu bilen bilge halk, şükrün de sabrın da tadını almıştır bir kere...İsyansı arabesk yaklaşımlar hastalıklı azınlığın gerçek yaşamla problemidir sadece... En güzel misal, Efendimiz (Sav )ve Hz. Hatice'nin evliliği bence farklı statülerine rağmen ne kadar da mutlu olmuşlar değil mi ? Bizim ferman dinlemeyen gönle bile hiza vermeye kalkan aydın kalemler ne senaryolar yazmışlar birazcık algı opresyonu yapmak adına... Ojeli manikürlü tırnakları topuklu ayakkabısı fondöteni ve rimeli ile aşırı realist (!) Yeşilçam köy filmi çekmekten öte gidememiştir yakınlıkları taşra dedikleri coğrafyanın insanına... İdeoloji burada, şehirli olmayı modern ve istenen bir durum olarak anlatır... Sözde tavırları yaşayışları hep yanlış o bu köylü insanlar bir kursla batılı olmayı sarı peruk takarak modern ve güzel olmayı filmin sonunda mutlu son olarak çizerler , bu yaşam tarzını zihinlere kazırlar.. Türküsünü acısını bilmedikleri uzun havasıyla dalga geçtikleri doğu... Işık doğudan yükselir ya inadına ortaçağın karanlığında bırakıyor onları... Uğultulu bir orotoryo bir senfoni kulaklarında cahil halk bizi nasıl da anlamıyor hayret şeklinde başlayıp yine öyle bitiyor... Bakıyorum da estetik ameliyatla tek tipleştirilen her şeye aynı hayretle bakan mimiksiz hanımlar ne bilsin Anadolu'da güzelliğinde gözüm yok ben ahlakın beğendim diyen türküleri...Çamlıbel demiş ya "Biz bu yolda türküler tuttururken sana uğurlar olsun ayrılıyor yolumuz" diye...Ayrılıyor evet bu tür halkın yabancısı unsurlarla yolumuz çünkü...
Dün de yabandınız köylüyü dışlarken...
Bugün de yabansınız mavi kan olmayanları ötekileştirirken... Yabansınız vesselam...
Nüket Belsan Taşören

  YORUM YAP / YORUM OKU
NÜKET BELSAN TAŞÖREN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS