Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Şevket Gölük

Ülkemizde Emeğin Karşılığı

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

İşçi, karşılıklı hizmet akdine dayanarak, belirlenen ücret karşılığında , işverene ait iş yerinde , üretimi üstlenen gerçek kişidir.
Genel olarak ifade edilirse, hukuki münasebetin durumuna göre, değişik kanunlarda işçinin tarifi de farklı olabilir ama genel manada işçi, ücret karşılığı emeğini arz eden kimsedir diyebiliriz.
Üretimin ve sanayinin hızla gelişmesi ile emeği karşılığı çalışan işçi sayıları son yıllarda hızla artmış ve halen artmaktadır. Bu artışın gereği olarak işçi tanımlarının , çalışma şartlarının , hak ve hukuklarının yeniden düzenlenmesi gerekliliği de artmaktadır.
İşçi sınıfını temsil eden ve her ülkenin olmazsa olması olan bu insan gücü ülkelerine sağladıkları katkı ve ekonominin ateşleyici grubu olduğundan tüm ülke ve toplumlar için büyük önem arz etmektedir. Son yüzyıldaki hızla gelişen teknoloji gereği işçi toplumunun da kendisini geliştirmesi ve çağın gerekleri olan araç, gereç ve teknolojik cihazların kullanımını öğrenmesi ve sürekli geliştirerek artırması zorunlu hale gelmiştir diyebiliriz. Şöyle ki teknolojinin gelişimi ile birlikte çağına ayak uyduramayan bir çok meslek(kalaycılık,ayakkabı tamirciliği,...) artık günümüzde kaybolmaktadır.
Ülke üretiminde hak ettiği görevi ve hak ettiği emeğinin karşılığı olan ücretini alabilmesi için işçi toplumu da mesleklerini eğitim süzgecinden geçirerek pekiştirmeli ve öğrenmeye açık olmalıdırlar.
Ülke genelindeki işçi profilini ele alacak olur isek genelde vasıfsız oranın ağırlıkta olduğu görülmektedir. Bunun en büyük sebebi ise yarım bırakılan eğitim hayatlarıdır. Bunun sonucu okumaya ve öğrenmeye kapalı olarak işçi sınıfına dahil olan insanlar artmakta ve bir işte ustalık elde etme yerine işin kolaycılığına kaçılıp ''ne iş olsa yaparım'' denilerek adeta kalıplaşmış bir iş kolu oluşmuştur. Bu konu ve bu iş kolu maalesef ülke ekonomisine bir katkı sağlamamakla birlikte yeni nesil işçi adaylarına da kötü bir örnek olarak çoğalmaktadır. İslâm dinine göre işin ehline verilmesi , her yerde ve hadisede tavsiye edilmiştir.
İslâm dini, yaşanılan toplumda sermayenin de emeğin de yani işveren ile işçinin varlığını tanır. İslam dini, ikisinin de bir arada yaşaması için gereken kuralları koymuştur.Bu konuda Kur'an ve hadislerde ortaya konan temel kural şudur ; Emekçi veya işçi, işine bağlılık içinde , hiç bir suiistimale gitmeden ve bütün kabiliyetlerini harcayarak işini en iyi şekilde yapacaktır, buna karşılık işveren yani patron ise, hizmetinin karşılığını işçiye tam olarak ve zamanında ödeyecektir.İslam, bütün meselelerde olduğu gibi , bu hususta da problemi sadece ekonomik olarak ele almamış, onu manevi ve ahlaki esasları açısından da ele almıştır.
Yaşamakta olduğumuz günümüz şartlarında işveren ve işçinin sürekli artış göstermesi neticesinde iş hayatında işçilere yönelik haksızlıklar çoğalmış olup, bunun neticesinde ekonomik değerleri işverenlere göre zayıf olan çalışanların haklarını arayabilmesi için bir araya gelerek oluşturdukları (dernek,vakıf,sendika) sivil toplum oluşumlarının meydana gelmesi kaçınılmaz olmuştur.
Dinimiz islâm, işine özen gösteren ve işverenine iş akdi şartlarına göre hizmet eden işçilerin alın terleriyle kazandıkları ücretlerini en hayırlı kazanç olarak görür. İslam, çalıştığı işyerinde verilen işleri ve görevleri sadakatle yapanın fakire sadaka verenler ve yardım edenler ile bir olduğunu bizlere müjdeler.
Çalışan işçinin işverene kazandırdığı ekonomik değerler ile aldığı ücretlerde orantılıda olmalıdır. Buda emek ve ücret dengesi olarak bilinir.Bu dengede işyerindeki verimlilik ve ortaya konan üretimin kaliteli olmasını doğrudan etkiler.Bu etki işçinin çalışma hayatında emeğinin karşılığını almasının önemini bizlere çok açık ve net olarak anlatmaktadır.
Yukarıda yazmış olduğumuz misaller ve analizler sonucunda İslam, emek sermaye arasındaki ilişkilere yasalar haricinde birde manevi bir yön vermektedir. Her iki taraf içinde yazılı iş kuralları haricinde manevi kurallarda koymakla çalışma hayatında daimi bir uzlaşma ve hoşgörü ortamı sağlamıştır.
Günümüz çalışma hayatında yazılı iş kuralları haricindeki manevi kurallara işverenlerimizin ve işçilerimizin uyması inancımız gereği de kuvvetli olmalıdır.

Şevket GÖLÜK

 

  YORUM YAP / YORUM OKU
Ela GÜNDOĞAN   22.08.2020 21:45:49
Şevket Bey, ülkemizde emeğe verilen öneme ve emeğin ülke kalkınmasındaki önemine değindiğiniz yazınızı beğenerek okudum. Tebrik ediyorum.
ŞEVKET GÖLÜK DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS