Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Şevket Gölük

Ülkemizde Eğitim Düzeyimiz ve Eğitim Düzenimiz

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Eğitim düzeyimiz ve eğitim düzenimiz, ülkemizde doğup büyüyen ve kendine ve yaşamış olduğu bu ülkeye katkıda bulunmak isteyen bireyler için yeterli ve düzenli değildir. Nedenleri ise birçoktur. Bunlar arasında ailelerimizi, öğretmenlerimizi, okullarımızı ve eğitim düzenimizi yaratan siyasi yöneticilerimizi ve diğer yöneticilerimizi gösterebiliriz.

Ülkelerin eğitim düzeni o ülkenin geleceğini şekillendirir ve gelecekteki gücünü gösterir der isek doğru söylemiş oluruz. Nitekim günümüzde bunun birçok örneğini görebiliriz. İlk örnek olarak Japonya'yı ele alır isek daha 1900 lü yılların yarısına kadar gerek ekonomik gerekse eğitimi olarak batı ülkelerine göre çok geride olan bir ülkeydi. Bu ülke son 50 yılda yapmış olduğu gerek eğitim gerekse ekonomik sistem sayesinde 21.yüzyıla dünya ekonomisine günümüz teknolojisine yön veren bir lider ülke seviyesine yükselmiştir.

Japonya eğitim sistemini incelediğimizde ülke kalkınmasına hız veren çalışmalarının mesleki ve teknik eğitime verdikleri önem ile başladığını ve hızla ilerlediğini görebiliriz. Eğitim sisteminin ana bölümünü %60 gibi büyük bir yüzde ile teknik ve mesleki eğitim oluşturur. Elli yıl önce başlayan eğitim sürecinde Japonya teknik ve mesleki eğitime verdiği önem sayesinde çalışma ve emeklerinin karşılığını son yıllarda fazlasıyla elde etmiş ve halen elde etmeye devam etmektedir.

T.C.Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan 2018-2019 eğitim öğretim yılına ilişkin istatistiklerine göre ; Türkiye'de okul öncesi eğitim, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde, 9 milyon 394 bin 125'i erkek, 8 milyon 714 bin 735'i kız olmak üzere toplam 18 milyon 108 bin 860 öğrenci örgün eğitim alıyor.

Örgün eğitimdeki öğrencilerden 15 milyon 88 bin 592'si resmi, 1 milyon 440 bin 577'si özel ve 1 milyon 579 bin 691'i ise açık öğretim kurumlarında okuyor.

Yukarıda vermiş olduğumuz resmi istatistiklerden anlaşılacağı üzere temel eğitim sistemimizde bulunan ve etkilenen insan sayısı çok yüksektir. Ülkemizdeki eğitim sistemini ele aldığımıza tam bir karmaşa görülmektedir. Bu karmaşa son 50 yıldır da devam etmektedir. Nedeni olarak siyasi yöneticilerimizin, kamu yöneticilerimizin olduğu kadar maalesef yüksek öğretim almış insanlarımızın mesleki odalarını da gösterebiliriz. Şöyle ki, ülkemizde birçok defa son 50 yıldır teknik ve mesleki eğitimin önemi ülke gündemine getirilmiş ama biraz önce saydığımız sebeplerden dolayı hep engellemeler ile karşılaşmıştır.

Bizler, sürekli olarak ulusal basında, konferanslarda ve birçok yerde mesleki eğitimin önemini sürekli anlatıyor ve yapılması gerekenleri konuşurken veya yazar iken, diğer yandan da mesleki eğitimi tercih etmiş milyonlarca genç insanımıza gerektiği ve hak ettiği değeri ve çalışma ortamını vermeyerek bu milyonlarca gen insanın mesleki eğitimde okumalarına devam etmemelerine sebep oluyoruz.

Daha 15 yaşlarında kendisinin değil de ailesinin veya çevresinin yönlendirdiği ve eğitim sistemimizin izin verdiği okullara gençlerimizi okumaları için gönderiyoruz. Lakin gençlerimiz 18 veya 19 yaşlarına geldiğinde kendi tercihleri ile bilgi ve becerileri ile ortaokul ve lisede almış oldukları eğitim programı dışında bir programa ilgi duyduğunda ve işte benim yapmak istediğim meslek budur dediğinde önüne gerek kanunlar ile gerekse değişik adlar ile yönetmelikler ile önlerinde engeller teşkil ediyor hatta onlara doğrudan istediğini programı tercih edemezsin ya da kazansan bile gidemezsin diyoruz. Lise öğreniminde Bilgisayar, Elektrik, Makine okuyan bir gence sen sınavlarda başarılıda olsan avukat ya da doktor olamazsın diyor gencecik bir genci daha hayatının başlangıcında yüksek öğrenimde okuyacağı ama hiç sevmeyeceği bir meslek dalına mecburen yönlendiriyor ve binlerce üniversite mezunu gençlerimizi mesleklerine küs olarak hayatlarını sürdürmelerine sebep oluyoruz.

Şöyle bir çevremize baktığımızda ülkemizdeki eğitim sisteminin yanlışlığından dolayı, doktor olmak isteyip ama mühendislik okuyup bu mesleği yapmak zorunda kalan, ya da avukat olmak isteyipte bilgisayar mühendisliği yapan ve bunun gibi birçok benzer örnekler ile hep gözümüzün önünde olan eğitim sistemi kurbanı insanlarımız görebiliriz.

Eğitim sistemimizdeki sorun düzen sorunudur. Yılladır biriken ve kartopu yumağı gibi sürekli büyüyerek gelen eğitim sorunlarımızın çözümü yönünde, başta ülkeyi yönetenlerin sorumluluğu olduğu gibi, gelecekte yönetmeye aday olanların, üniversitelerin, toplumsal sivil etki gruplarının, eğitimcilerin ve insanlarımızın yapacakları bir şeyler de vardır.

Ülkemizde eğitim adına ne yapılacaksa, gelin bu topraklarda yaşayanlar olarak her birimiz elimizi taşın altına koyarak; Geleceğin Türkiye'sini, el ele hep birlikte güzelleştirelim.

Tek tip insan yani benim gibi düşünen, benim gibi inanan, benim gibi konuşan, benim gibi davranan insanlar değil, ortak aklın, ortak paydanın, ortak iyinin, ortak duyguların yaşandığı ve farklı zenginliklerin farkında olan yeni kuşakları eğitim düzeyimizi yükselterek ve eğitim düzenimizi değiştirerek hep birlikte kendi gelecekleri ve ülke geleceği için yetiştirelim.

Ülke geleceğimizi, ülke geleceğine yön verecek gençlerimizi düşünüyor ve onların geleceğini kurtarmak istiyor isek eğitim sistemimizi bir an önce değiştirmeliyiz. Gençlerimizin her alanda önlerini açmalı, kendi mesleki seçimlerini her yerde eşit olarak ilgi ve becerilerine göre kendilerine bırakmamız gerektiğini ve ancak bu şekilde gerek ekonomik gerekse eğitim düzeyi olarak gelişmiş ülkeler arasına bu yolla girebileceğimizi unutmamamız gerektiğini düşünüyorum.

Şevket GÖLÜK

 

  YORUM YAP / YORUM OKU
ŞEVKET GÖLÜK DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS