Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ramazan Tamer

Temiz olmayan temizlik

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Kendi kapısının önünü temizlemekle sınırlandırılan insanımızın komşusuna dair bir düşüncesinin olmaması, zaman içinde bireyselleşmenin topluma ne tür bir gelecek vadettiğini anlamamızı göstermesi bakımından önemlidir.

Herkes; iktidarlardan temizlik kampanyalarıyla, devlet kademelerinden siyasete kadar her alanda temizlik harekâtı başlatma isteğini ifade eder oldu.

Peki, iyi hoş da temizliğin olabilmesi için hangi kirden ve tespit edilen kirin de; neresinden işe başlanacağına dair bir usul edinmeye dair kargaşa hiç bitmeyecek gibi görünüyor.

Kendisinin yapması gereken işi başkasından bekleyen, kimseyle karşı karşıya gelmemek için ağzını kapayanların; kirden veya kirlenmiş bir toplumdan bahsetmesi ne kadar doğru olabilir.

Kiri tarif ederken siyasi, ticari, idari, askeri muarızlarından başlayarak temizliğin yapılmasını talep edenlerin; kendini merkeze koyduğu bir işaretlemeyle işe başlaması sıkıntılı ve zor bir durumdur.

Temizliğin kendinden başlayarak değil ama kendisinin burnunun dibinden başlayarak yani onun temizliğini temel sınır kabul ederek yola düşen bir usul belirlenmesini isteyiş; başkası üzerinde narsistçe bir yaklaşımla başkalarından öcünü alırcasına bir harekâtın başlatılmasını talep etmekle aslında yapılmak istenen bir başka yanlışın başlatılmaya kalkışılmasıdır.

Kendisini temiz, başkasını her daim kirli kabul eden anlayışın; zaman içinde oluşturduğu algıyla yönetmeye kalkışan narsist bir canavara dönüşeceğini öngörmek çok zor değildir.

Başkasının temizliğine dair yaptığı değerlendirmelerle kendini temize çıkarmaya kalkışanlar, iktidardan veya güç sahibi kabul ettiği bir takım siyasilerin beklentilerinden ne kadar diğerkam ve bencillikten uzak taleplerde bulunduklarını sorgulamaları gerekmez mi?

Başkasını sorgulamaya veya kirli kabul etmeye dair ısrarla görüş beyan etme hakkını(!)kendine dair yapılacak değerlendirmelerde de gösterebilecek mi pek bilinmez.

Başkasına dair bir temizlik harekâtına girişeceklerin ellerinin, gönüllerinin, çevrelerinin, akıllarının ve hayatlarının temiz olması beklenmez mi?

Kendileri temiz olmayı beceremeyenlerin, temizlik yapmayı öneren tekliflerini çok ciddi bulamıyoruz.

Devlet erkânı ve siyasetçilerin temizliği üzerinde söz sahibi olmak yetkililerin hakkı ve görevi iken; halkın kendi katında temizlik yapabilmesi sadece kendilerine bırakılmış bir görev olsa gerektir.

Devletin temizliğinde belki farklı asitlerin ve çamaşır sularının kullanımı gibi zecri etkenler harekete geçirilebilirken; halkın temizliğinde gönüllerden başkası işe yaramaz.

Devlet temizlemeye başladığı her kirden dolayı acı verebilecek bir hareketlilik olurken, halkın temizliğinde gönüllerin incinmesi ve hakkın hak sahibine teslimiyle başlayan bir temizlik harekâtı oluşturulmalıdır.

Kanı kanla yıkamak nasıl akıl karı bir iş değilse; kiri kirle yıkamaya kalkışmak da akıl karı olmasa gerektir.

Aylaklığın, yalakalığın, tetikçiliğin, kirlenmişliğin doruk yaptığı bazı ilişkilerde; kirletenlerden kiri temizlemesini beklemek gibi bir basiretsizlik ve aymazlık içindeki bir toplum haline gelmeye başladık.

Kimden ne istediğini bilmeyenlerin tecavüzcüsüne âşık konumunda oluşları; sıkıntıların çözümsüzlüğe sürüklenmesine sebep olmaktadır.

Birilerine uzaklık ve yakınlığından dolayı kirlerinin kapatılması söz konusu olan siyasetçi ve makam sahibi her türden insanın; bir gün hesabının sorulacağını idrak ederek yanlışından geri dönmeyi bilmesi gerekir.

Birilerinin yanında sevilen olmak alkış getirir ama toprağın altında sadece hesabınızı zorlaştırır.

Kendinizi birilerine göre temiz kabul eden olmak kimseyi kurtarmayacaksa; gelin bugün olması gereken kadar temiz misiniz bunu sorun kendinize.

Unutmayınız ki; Hesaba çekilmeden kendinizi hesaba çekmek yüz aklığıdır.

Üstad Abdurrahim KARAKOÇ DER Kİ;

Durmasın operasyon, barsaklar temizlensin
Yiğitler öne çıksın ve korkaklar gizlensin
Niye kula kulluktan sıyrılmasın bu ülke?
Niye hayal şehrinde boş çöller denizlensin?

Mail: ramazantamer@gmail.com

  YORUM YAP / YORUM OKU
RAMAZAN TAMER DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS