Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Şevket Gölük

Tarihi zenginlikler ile dolu ülkemizde restorasyon

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Tarihi ve özgünlük değeri olan, önemli bir olaya ev sahipliği yapmış eserin, aslına uygun olarak, asli malzemelerden, asli yapım teknikleri ve özgünlüğünden faydalanarak, mümkün olduğu kadar az müdahale ile koruyarak onarılması işine restorasyon denir.

Başka bir tanım ile restorasyon kültürel hazinelerin korunması ve geleceğe aktarılmasını amaçlayan bir meslek dalıdır. Genelde inceleme, belgeleme gibi ön aşamalara ek olarak düzeltme ve koruma gibi işlemleri içerir.

Günümüz çağında hızla gelişen teknoloji ve tarihe duyulan ilgi sebebiyle restorasyon işleri önem kazanmış ve hızla gelişmektedir. Bunun neticesinde bu işe ilgi duyan ve mesleki bilgiye sahip meslek insanlarına ihtiyaç doğmaktadır. Türkiye'de bu mesleği icra edecek meslek insanları üniversitelerimize bağlı meslek yüksek okullarının restorasyon ve mimari restorasyon bölümlerinden yetişmektedir.

Restorasyon yapılacak mekân, bina veya objelerin restorasyonun başlanmadan önce hangi teknik ile restorasyon edileceğine karar verilmeli ve aşama aşama iş programı yapılmalıdır. Aşağıda restorasyon işlerinin tekniklerini sırası ile ele alacağız ve dilimiz döndüğünce bu işe gönül verecek olan restorasyon adaylarına yol gösterici olmaya çalışacağız.

Restorasyon Teknikleri:
1) Sağlamlaştırma: Bilimsel restorasyonlarda yapılara tarihi belge olma durumu nedeniyle
olabildiğince az müdahale edilmesi istenir. Bu nedenle koruma açısından en uygun yöntem sağlamlaştırma ile yetinmektir. Ancak yapının hasar derecesine göre müdahalenin yöntemi ve kapsamı da değişir.
Sağlamlaştırma;
- Zeminin Sağlamlaştırılması,
- Taşıyıcı Sistemin Sağlamlaştırılması,
- Kullanılan malzemenin Sağlamlaştırılması olarak ele alınır.
1.a) Malzeme Sağlamlaştırılması;
Malzeme sağlamlaştırılması için uyguladığımız her türlü yeni malzemeyi daha iyisini bulduğumuz zaman yapının özgün malzemesine zarar vermeden geri alabilmeliyiz.
Malzeme sağlamlaştırılması sırasında yüzeyler ve çatlaklar koruyucu, yapıştırıcı, doldurucu nitelikte çeşitli kimyasallarla işleme tabii tutulurlar. Bu malzemeler sürülerek, püskürtülerek veya emprenye edilerek uygulanırlar. Örneğin oluşan tuzların temizlenmesi için uygun kimyasal madde püskürtme, fırça ile sürme veya vakumla uygulanma şeklinde tatbik edilebilir. Onarımları için özgün taşın rengine ve yapısına uyum sağlayabilecek malzeme araştırması yapmak gerekir.
Ahşap malzemenin sağlamlaştırılması esnasında böcek ve mantara karşı gerekli tedbirler alınmalıdır. Restorasyonlarda ana ilke olabildiğince özgün parçanın yerinde bırakılmasıdır. Yerinde duran ahşap böcek ilacı ve ona uyumlu mantar ilacı ile ilaçlanmalıdır. Yapıya yeni girecek ahşap emprenye edilmelidir. Emprenye edilen ahşap çürümez, korozyona uğramaz, hava şartlarından, böcek ve mantarlardan etkilenmez. Ancak bu yüzeysel bir işlem olup malzemenin derinliklerine nüfuz etmez.
Yangın da ahşap malzeme için büyük bir tehlikedir. Ateşe karşı koruyucu olarak kullanılan malzemeler kesinlikle ahşabı yanmaz hale getirmez. Yalnızca malzemeyi geç tutuşur hale getirmeyi ve yanmaya başladıktan sonra ateşin yayılmasını geciktirmeyi sağlarlar.
1.b) Taşıyıcı Sistemin Sağlamlaştırılması;
Yapının taşıyıcı sisteminin gözden geçirilip zayıf noktaların tespit edilmesi ve uygun çözümler saptanması gereklidir. Ahşap iskeletli yapılarda bağlantıların sağlam olup olmadığı araştırılmalıdır.
Günümüzde teknolojinin sağladığı tekniklerle ankraj, temel genişletme, sağlam zemine inen kazık temeller, enjeksiyon gibi metotlarla strüktürel sağlamlaştırma işlemleri eskiye nazaran daha kolaylıkla yapılabilmektedir.
Taşıyıcı sistemin sağlamlaştırılmasında yapının durumuna uygun olarak;
Kesit genişletme / Mantoluma
Destekleme / Payandalama
Çemberleme – Bağlantı ve Gergi çubukları uygulamaları yapılabilir.
Bunlardan başka binanın mevcut durumunun sağlamlaştırılması yapılması gereken ilk çalışmalardandır. Yapısal bozulmalardan binaya en çok zarar verenlerin giderilmesi ayrıca yeni bozulmaları önleyecek tedbirlerde alınmalıdır.
2)Bütünleme: Bir bölümü hasar görmüş ya da kaybedilmiş yapı ya da yapı öğelerinin yapının özgün durumuna uygun olarak çağdaş teknoloji ve malzemenin de gerektiği ölçüde kullanılarak geleneksel veya çağdaş en doğru tekniğin. Malzemenin kullanılmasıyla bütünlenmesi gerekir. Bütünlenecek parçalarda yeni eklenecek malzemenin özgün malzemeyle uyumlu olmasına dikkat edilmelidir.

Her şeyden önemlisi bütünlemede varsayıma yer yoktur. Kültürel mirasımız olan bu yapıların birer tarih belgesi olduğu unutulmamalıdır.
3)Yenileme: Günümüzde restore edilen birçok yapı özgün işlevinden farklı bir işlevle yüklenmiştir.
Anıtların korunması her zaman onları yararlı toplumsal amaç için kullanmakla kolaylaştırılabilir. Bunun için her türlü kullanma arzu edilebilir; fakat bu nedenle yapının planı, yâda bezemeleri değiştirilmemelidir. Ancak bu sınırlar içinde yeni işlevin gerektirdiği değişiklik tasarlanabilir ve buna izin verilebilir.
Yeni işlev yapının mimari, estetik değerlerine uygun olmalı, yapıda fazla bir değişiklik yapılmasına yol açmamalıdır. Yeni işlev gereği yapıya eklenecek mekân ve elemanlar yapının görsel, estetik ve tarihi değerine zarar vermemelidir.
4)Rekonstrüksiyon: Rekonstrüksiyon ancak özel durumlarda kabul edilebilen bir uygulamadır. Tarihi değer taşımayan bu uygulama orijinal yapının kütle ve mekânlarını biçimsel olarak taklit etmekten öteye geçemez.
Rekonstrüksiyon için gerekli olacak tüm teknik verilerin, fotoğraf, rölöve var olması gerekir. Ayrıca yıkılmış yapıya ait kapı, pencere, tavan, silme gibi özgün parçaların yeni yapıda kullanılması rekonstrüksiyonun eski yapıyla bağının güçlendirilmesi açısından önemlidir.
Bir anıtın aynısını inşa etme tarihi açıdan bir değer taşımasa da geleneği sürdürme, yapım tekniklerini yaşatma bakımından önemlidir.
5) Temizleme: Tek yapı ölçeğinde ya da kentsel ölçekte tarihi ve estetik değer taşımayan, anıtın ya da kentsel sitin genel yapısıyla uyuşmayan her türlü ekin kaldırılması işlemidir.
6) Taşıma: Bazı özel durumlarda anıtın başka bir yere taşınması gerekebilir. Bu işlem anıtın boyutlarına, malzemesine, yapım tekniğine bağlı olarak farklı şekillerde yapılabilir. En kolay olanı anıtın tüm elemanlarının tek tek numaralandırılarak sökülüp başka yerde kurulmasıdır. Bu özellikle ahşap yapılar için elverişli bir yöntemdir.
Bir anıt tanıklık ettiği tarihin ve içinde bulunduğu ortamın ayrılmaz bir parçasıdır. Anıtın başka yere taşınmasına çok önemli durumlar dışında izin verilmemelidir.
Restorasyona kaynak teşkil edecek çalışmaların doğru ve tam olarak yapılmaması durumunda yapıya uygulanan yenileme yöntemi başarısız olabilir.
Tarihi eser zenginlikleri çok olan güzel ülkemizde maalesef son yıllarda çok kötü restorasyon örnekleri görmekteyiz. Bunun önüne bir an önce geçilmeli ve ne gerekiyorsa yapılmalıdır.
Yukarıda sıraladığımız ve restorasyon işinde çok önem arz eden bu teknikleri kullanacak, ülkemizdeki ve bölgemizdeki sayısız restorasyon projelerinde çalışacak üniversite/meslek yüksek okulu mezunu uygulama ve yönetim düzeylerinde çalışabilecek, malzeme seçimi yaparak müdahale biçimine karar verebilecek ve tüm bunları belgeleyebilecek yetkinliğe sahip koruma kavramı ve mevzuatına hakim restoratörlere ihtiyaç vardır.

Şevket GÖLÜK

 

  YORUM YAP / YORUM OKU
İsmail Doğanoğlu   03.08.2020 12:00:26
Ülkemizde restorasyon ve koruma adı altında bir çok tarihi eserimizin mahvedildiği bir dönemde ihtiyacımız ilan bir yazı konusu olmuş. Dikkatle okumakla birlikte düşüncelerinize katılıyor ve yazı hayatınızda başarılar diliyorum.
ŞEVKET GÖLÜK DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS