Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ozan Ceyhun

Suriye’de yeni bir terör devleti mi isteniyor?

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Avrupa Birliği başkenti Brüksel'de son günlerde Türkiye'ye karşı faaliyetlerin dozajı arttırılmış durumda.

Avrupa Parlamentosu'nda Türkiye'ye karşı gündeme gelen gizli görüşmelerde de göze çarpan bir yoğunluk söz konusu.

Sormadan edemiyorum: “Acaba Brüksel'de Suriye'ye yönelik yeni bir senaryo için hazırlık mı yapılmakta?”sürekli dike

Türkiye'ye olan düşmanca faaliyetleri ile iyi bilinen Paralel Yapı tarikatının gerek medya gerekse sözde STK temsilcileri son iki haftadır katıldıkları tüm toplantılarda ve gizli görüşmelerde “Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriye'de ve Irak'ta DAEŞ'i desteklediği” yalanını yaymakla meşguller. Bu yalana yani “kara propagandayaya” ise gerçek olmadığını bildikleri halde “altın bulmuş” gibi sahip çıkan ve Türkiye'ye karşı amaçları için istismar edenler var.

DAEŞ ile mücadele konusunda Türkiye'nin hassasiyetini çok iyi bildikleri halde büyük bir ihtimalle “İsrail kaynaklı” ve İsrail'in taşeronluğunu” yapan “paralel yapı tarikatı” tarafından sistematik bir şekilde yayılan “yalanı” dile getiren bazı AB üyesi ülkelerin diplomatları ve bazı AP milletvekilleri Suriye Senaryosu'nda üzerlerine düşen görevi yerine getirmekteler.

DAEŞ'e karşı Türkiye'nin canla, başla yürüttüğü mücadeleyi oysa bu yukarıda sözünü ettiğim şahısların ve çeverlerin kendi ülkelerinin istihbarat teşkilatları çok iyi bilmekte ve izlemekteler!

Amerikan, İngiliz, Alman, Fransız ve diğer  istihbarat teşkilatları bölgede yeterli sayıda bulunmaktalar. Hatta DAEŞ içinde çok sayıda kaynağa sahip oldukları da bilinmekte. Türkiye geçtiğimiz aylarda DAEŞ ve yabancı istihbarat teşkilatları arsında gündeme gelen telefon konuşmalarının kayıtları ile ilgili bir açıklama yapmıştı.

Brüksel'de Türkiye hakkında anlatılan yalanları dinleyenler eğer samimi olsalar bizzat kendi istihbarat teşkilatlarından bu konuda bilgi alabilirler.

Ancak anlaşıldığı kadarıyla amaç “doğruyu öğrenmek” değil!

Hedef Türkiye'yi iyice zayıf düşürmek amacıyla başlatılan operasyonun Suriye ayağını devreye sokmak!

Suriye'de sadece DAEŞ terörü söz konusu değil! Türkiye'deki terör örgütü PKK'nın bir tür kardeş terör örgütü PYD ve onun teröristlerden oluşan askeri kanadı YPG en az DAEŞ kadar tehlikeli bir örgüt olarak sivil halka zulüm etmekte. 

Suriye'yi kana bulayan ve onbinlerce insanın canına kıyan diktatör Esed hala hakim olabildiği topraklar üzerinde terör estirmeye devam etmekte. Aslında Suriye'de demokrasi için mücadele veren Özgür Suriye Ordusu'na karşı mücadeleyi kazanabilmek için de hem DAEŞ hem de PYD/YPG teröründen de medet ummakta.

DAEŞ terör örgütüne karşı kahramanca direnen Türkmenler DAEŞ'in çekildiği bölgeleri ele geçirdiğinde PYD/YPG terör örgütünden de aynı zulmü yaşamak zorunda kaldıklarını görmekteler.

Suriye'de Esed sunnileri yaşatmamaya kararlı.

DAEŞ, kendisinden olmayan herkesi yaşatmamaya kararlı.

PYD/YPG Kürt olmayan herkesi düşman olarak görmekte.

Tüm bu terör örgütlerine karşı tavır alan ve gerektiğinde savaşan tek bir ülke var o da Türkiye!

Hem askeri hem de human alanda bu zor coğrafyada tek başına demokrasi ve insan hakları için direnmekte. Teröre tek başına karşı koymakta.

Ortaya çıktığı günden beri bölgede İsrail'in tek bir saldırısına uğramayan ve İsrail'e yönelik hiç bir tehdit ihtiva etmeyen ve ilginç bir şekilde işgal ettiği her yerde İsrail'in sevmediği tüm unsurları da yok eden DAEŞ'e “Türkiye'nin yardım ettiğini” iddia etmek için ya “kör” olmak ya da “art niyetli” olmak gerekir.

Gerçekte Türkiye sadece Kobani 'den 194 bin sivili topraklarına alan tek ülke! Bölgede kalaraka yaşayanlara da  19 Eylül 2014 tarihinden beri 1.933 kamyon ile  insani yardım malzemesi göndermiş durumda!

Ama belliki amaç bu gerçeği görmek değil. Asıl amaç bölgede yaratılan bu kargaşayı ve Türkiye'de 7 Haziran 2015 Genel Seçimi sonrası yaratılan istikrarsızlığı değerlendirip Suriye'nin kuzeyinde daha sonra Irak'ın kuzeyiyle birleşecek bir Kürt devletine olanak yaratmak. 

“Demokrasi havarisi” geçinen batılı devletler bir kez daha “demokrasiyi ve insan haklarını” ayaklar altına alarak ekonomik çıkarları uğruna yeni kan gölleri yaratmak üzereler.

Kanlı bir terör örgütü olan PYD/YPG'yi silah yardımı ile destekleyerek ve sözde “düşman” ama “arkası çok karanlık” DAEŞ'e karşı savaşıyor bahanesiyle hem Esed'i ayakta tutarak hem de ilginç bir şekilde DAEŞ'i bitirici olabilecek karadan hiç bir operasyona girişmeden Suriye'nin kuzeyinde Türkiye'yi tehdit eden bir yeni coğrafya oluşturmak acaba “teröre karşı mücadele” ile ne kadar bağdaşmakta?

İşte bu koşullarda Türkiye hem o bölgede yaşayan ve Kürt olmayan tüm insanları korumak hem de ulusal çıkaralarının tehdit edilmesini engellemek amacıyla bölgede askeri önlemler almak zorunda kalırsa kimse şaşırmamalı?

Ve kimse bu nedenle Türkiye'yi de suçlamamalı! Hoş şimdiden bu suçlamanın hazırlığını da yapmaktalar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar Türkiye'nin ulusal çıkarları söz konusu olduğunda kayıtsız kalmayacak bir devlet olduğunu bilmelerinde yarar var!

  YORUM YAP / YORUM OKU
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS