Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Yavuz Yıldızbaş

Stratejik siyaset (HDP önünde nöbet)

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Son günlerde çocuklarının HDP vasıtasıyla terör örgütüne götürüldüğünü söyleyen aileler, bu partinin Diyarbakır il başkanlığı önünde nöbet tutmaya başladılar.

İlk başta tek bir kadın olarak başlayan bu eylem daha sonra bir kaç ailenin de katılmasıyla sayıları artmaya başladı.
Bu eyleme karşılık veremeyen HDP parti kepenklerini indirerek ve gelen aileleri tehdit ederek bu eylemi sonlandırmak istedi.
Fakat ailelerin çocuklarının dağa gitmesinden sorumlu tuttuğu, bu partinin önünden ayrılmak gibi niyetleri yoktu.
Bunun üzerine HDP'li yöneticiler, bu ailelerin devlet tarafından organize edildiğini iddia ettiler.
...
İster kendi özgür iradeleriyle isterse devlet tarafından yönlendirme yapılmış olsun. Aileler açısından ve insani açıdan bakarsak Bu haklı ve vicdanı bir eylemdir.
Bu kenarda dursun.
...

Şimdi gelelim işin stratejik ve düşünülmesi gereken devletle alakalı olan kısmına..
Devlet aklının yönetim merkezinde olan kişileri, bana göre psikolojik ve sosyolojik yönden yanlış bir yol izlemekteler. İzledikleri bu yol İç siyasete yönelik yapılıyorsa eğer, bu argümanları kullanması gereksizdir.
Çünkü içte büyük çoğunluk biliyor ki HDP PKK'nın siyasi kanadıdır. Zaten bunu kendileri, PKK ya terör örgütü demeyerek en açık şekilde ortaya koymaktadırlar.
Bu yüzden bilinen şeyi aynı düzlükte ortaya koymak tekrardan öteye gitmez.
Yok eğer HDP'ye oy veren seçmen için ise, zaten onlarda PKK'ya "gerilla" diyerek Kürt halkının özgürlük mücadelesini veren savaşçı gözünde görüyorlar.
Yani HDP'li seçmen için Abdullah Öcalan onların doğal liderleridir.
Bu bakımdan bu argümanların HDP'li secmen üzerinde de bir etki yaratmayacağı apaçık ortadadır.
...
Olaya bir de dış siyaset açısından bakarsak; orda da zaten resmiyette kağıt üzerinde terör örgütü olarak gördükleri PKK'yı fiiliyatta öyle görmedikleri, bu örgüt üyelerinin Avrupa'da cirit atmalarından anlayabiliriz. Yani dışarda Özellikle Avrupa'da ne yazık ki Türkiye'nin istediği bir uygulama yapılmadığı için, dış siyaset açısından da pek verimli olacağı kanaatinde değilim.
...

Bir de beyin fırtınası yapıp ters kolerasyonu düşünce ortamına aktarırsak şöyle bir tez sunabilirim.

HDPnin önünde bekleyen aileler, terör örgütünün beklediği bir durum değildi belki ama onlar için olumsuz görünen bu durum, bir anda kendi lehlerine dönüştürebilecekleri hatta ekmeklerine yağ sürebilecekleri bir ortama yol açabilir.
Nasıl mı?
Şöyle; bu aileler çocuklarının kaçırılmalarından sorumlu tuttukları bu partinin önünde beklemeleri devletten umutlarını kesmiş dolayısıyla kendi kapılarında merhamet dilenmeye gelmiş gibi bir havada görüyorlardır.
Çünkü ülkemizde HDP = PKK görülüyorsa eğer, bana göre de öyle, o halde bu aileleri PKK'nın kapısında evlatlarını beklemeye iten sebeplerden önce o kapıya nasıl gittiklerini incelemek düşerdi oysa..
...
Strateji geliştiren devlet aklının, bu olaylardan örgüte zerre fayda sağlamaması için mücadele vermesi gerekirdi.
Başka protesto yolları bulup gerekirse partiyi yerinden oynatacak yollar fevkalede bulunabilirdi.
...

Efsane şeklinde anlatılan bir örnekle daha net açıklayarak yazıma nokta koymak isterim.

Terörün yoğun yaşandığı geçmiş yıllardan birinde Tunceli'de PKK tarafından dağa götürülen bir gencin babası nereye gitmişse çocuğunu geri alamamış, son çare olarak ; "oğlunu bulursa Muhsin başkan bulur" demişler.

Genel merkeze gelen baba, oğlunun bulunacağına dair Muhsin başkandan söz alır.
Yazıcıoğlu, Tunceli valisini arar, Emniyeti arar fakat bir çare bulamaz.
Bunun üzerine cennet meķan başkan ne yaptı dersiniz?
Mecliste koruma amirlerine "beş dakika kameraları kapatın" talimatı verir ve o zamanki Hadep'in meclis odasının kapısında korumalarının yanında Ahmet Türk'e elinde kaçırılan gencin ismi yazılı notu uzatır ve derki:
"Bir kaç saat içersinde bu genç ailesine teslim edilmezse seni alırım Ahmet Bey"
Ne mi olur?
Bir saat içinde meclis lokantasında yemek yerken Tunceli valisi Muhsin başkanı arar ve "Başkan genci teslim ettiler" der.

İşte eğer devletin stratejik aklı iş başında yanlış yaparsa eksiklerini giderecek böyle liderler olmalı .
Çözüm belli
Uygulayacak olanlar belli...

Akıl oyunları; aklını yerinde ve zamanında kullananların becerebileceği yüksek kalitede bir iştir.

Hak ile kalın...

Yavuz YILDIZBAŞ

  YORUM YAP / YORUM OKU
YAVUZ YILDIZBAŞ DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS