Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Alperen Kılıç

Söz uçar yazı kalır

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Kelam Allah'ın sıfatlarından olup insana da cüzi olarak verilmiş bir özelliktir. Kelam yani söz, insan için en değerli şeylerden biridir. Söz olur insanı vezir eder, söz vardır insanı rezil eder. Her şeyi geri alabilmek mümkündür. Malı, mülkü, parayı, arkadaşlıkları… Lakin geçip giden zamanı ve ağızdan çıkan sözü geri almamız mümkün değil. Ok misali ağızdan çıktığı anda artık geri dönüşü yoktur. Yunus Emre'nin dediği gibi “Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı.” Yani söz vardır kese için, para için, mal mülk için söylenir amma söz vardır başı götürür. Tarihte nice başını kaybedenler olmuştur söylediği söz yüzünden.. Sözünde durmak Müslümanın vazifesidir. Peki Yüce Yaradan ne diyor bize? Yüce Allah cc. Saff Suresi 1-2. Ayette buyuruyor ki; “Ey iman edenler yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz Allah katında çok çirkin bir davranıştır”. İnsanoğlu boş işleri ve boş konuşmayı çok sever. Malayani işlerle ömrünü tüketir gider. Yapmayacağı ve yapamayacağı şeyleri söyleyip durmaktan geri durmaz. Vaad eder, vaadini yerine getirmez. Söz verir, sözünde durmaz. Yemin eder, yeminini çiğner. Kısacası insan nankörlükte ustadır. Tabiki Allah için çarpan kalpler müstesnadır. Onlar, birbirlerini hakkı ve sabrı tavsiye edenlerdir.

“Hayır kim sözünde durur, günah ve haksızlıklardan sakınırsa şüphesiz ki Allah o takva sahiplerini sever.” (Ali İmran s.-76) Sözünde durmak yüce kitabımızda en çok üzerinde durulan hususlardan biridir. İsra suresi 34. ayette ‘Verdiğiniz sözü yerine getirin çünkü herkes verdiği sözden hesaba çekilecektir' emri açık bir ihtardır. O halde şu yüzümüzün ortasında bulunan çukurun içindeki kemiksiz et parçasını tutmayı bilmeliyiz. Ancak Hakkı söylemeliyiz. Sabrı tavsiye etmeliyiz. Doğruyu konuşmalıyız. Verdiğimiz sözleri tastamam yerine getirmeliyiz. Zulüm ve haksızlıklara karşı inancımızı en güzel şekilde savunup en doğru şekilde karşı durmalıyız. Elimizle düzeltemiyorsak dilimizle düzeltmeye, şayet onu da yapamıyorsak hiç olmazsa kalbimizle buğzederek yani sabır ve dua ile cevap vermeye çalışmalıyız. Çünkü Müslüman dilsiz şeytan olmaktan korkandır. Haksızlığa karşı susanlar dilsiz şeytanlardır. Bu söz bize Peygamber Efendimizden kalan en büyük mirastır. Peygamberlerin ömrü anlatmakla ve vaaz etmekle geçmiştir. Bu uğurda bedel ödemişlerdir. Eski peygamberlerden bazısı canını bu yolda vermiştir. Hz İbrahim ateşe atılmış, Hz Musa ihanete uğramış, Hz Yahya'nın başı kesilmiş, Hz İsa pek çok eziyetler görmüş ve son peygamber Hz. Muhammed sav. Taif'te taşlanmış, Kabe'nin içinde hücuma uğramış, suikastlere maruz kalmıştır. Ancak bunlar hiçbir zaman onları yolundan çevirmemiştir. Çünkü Allah celle celalühü her devirde insanları uyaran ve doğruya çığıran yeni davetçilerini ve tebliğcilerini yollamış dinini tamamlatmıştır. Kitaplarını göndererek bize en güzel davetiyesini yollamıştır. O bizi cennete davet etmiş ancak nankör insan cehenneme gitmekte çok ısrarcı olmuştur. Açlık ve kıtlık korkusuyla öz çocuğunu öldüren yada ufacık bir çocuğa tecavüz ettikten sonra boğup kör kuyuya atan insan suretli yaratıklar ne kadar da zalim ve gaddardır. Evet Kısasta hayat vardır! İyi ki cehennem var. Zalimler için yaşasın cehennem!

Aziz kardeşlerim, yazı yazmak ve yayınlamak bir sanattır. Şairler ve yazarlar topluma ışık verir, yol açar. Duygularını kâğıda ya da dijital ortama dökenler, aslında çok önemli bir vazifeyi yerine getirirler. Geleceğe bilgi bırakır ve tecrübe aktarırlar. Söz uçar, yazı kalır demiş atalar. Yazı yazma kültürü medeniyetimizin en değerli unsurlarındandır. Bilgilerimizi paylaşalım. Gelecek nesillere tecrübe ve deneyimleri aktaralım. Bunun için de yazı yazmak ve kitap basmak çok önemli. Yayınlanmamış bir yazının çok fazla değeri yoktur. Başkalarıyla paylaşılırsa o yazı, o şiir işte o zaman bir değer kazanır. İşte bu yazı da bu amaçla yazıldı. Belki birine ışık tutacak, belki genç bir beyinde bir kıvılcım çakacak. Belki bir kitaba, bir sütuna girecek. O halde haydi genç ve genç kalabilen beyinler siz de oturun ve yazın. Bu hayata bir daha dönmeyeceğiz, ebedi hayata gitmeden evvel bizden sonrakilere bir şeyler bırakalım. Tıpkı bizden öncekilerin bize bıraktığı medeniyetimiz gibi. Binlerce yazma eserler bize şunu haykırıyor. Biz ilim ehli, kitap sevdalısı, şiir ustası bir ecdattık! Hayatı, insanı, aşkı, hüznü, deneyimleri, dostlukları, kahramanlıkları kısacası her şeyi yazalım ki uçup gitmesin bilgimiz ve birikimlerimiz.


Alperen KILIÇ

Eğitimci Yazar

  YORUM YAP / YORUM OKU
Tahsin   19.12.2021 00:21:45
Kalemin varolsun başkanım
ALPEREN KILIÇ DİĞER YAZILARI
 ÇOK OKUNANLAR
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS