Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ramazan Tamer

Söz nereden çıkarsa, Orada karşılık bulur

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Bazen kararsız kalıp ne yapacağımızı bilemediğimiz veya ne diyeceğimizi bilemediğimiz anlar olur.

Bazen konuşulması gereken vakittir. Bazen de susulması gereken vakittir.

Bunun kararını vermek her bireyin kendine bağlı olarak gelişirse sıkıntı yoktur. Ama susmayı veya konuşmayı başkaları tarafından yönetilen bir eylem haline getirmek söz konusu olursa; susulacak yerde konuşmak veya konuşulacak yerde susmak söz konusu olacaktır.

Kimisi susarak anlaşır. Çünkü sussa da aslında gönüllerin susmadığı bir sınırda kalmıştır her şey de ondan.

Kimileri vardır birlikte susmayı becerirler, birlikte konuşarak kargaşa çıkaranların aksine. Çünkü kimileri doğru sözle başlamadıkları cümlelerin, doğru sonuçlar ortaya çıkarmasını isterler. Bu imkânsızın istenmesinden başka bir şey değildir.

Kimisinin dili susar kalbi konuşur. Ama kalbi de susarak cenazeden farksız konuma gelenleri de unutmamak gerekir.

Kimisi gözlerini, kimisi ellerini, kimisi gönüllerini, kimisi hevasını, kimisi de başkasının dillerini konuşturarak meramını anlatmaya çalışır.

Kimisinin konuşmasını kendisinden kaynaklanan bir konuşma zannettiğiniz halde; rolü gereği sırasını bekler konuşmak için. Sırası gelince kendisine izin verildiği ölçüde ve konuda konuşarak görevini yerine getirmiş olur.

Kimilerinin de susması dikkatinizi çeker. Susanlara bu anlamda çok dikkat etmek gerekir.

Kimi karnından, kimi yüreğinden, kimi cebinden, kimi de boğazından alta geçmeyen ağızdan konuşmalar yapar.

Ama unutmamak gerekir ki ! Söz nereden çıkar ise orada ma'kes (karşılık) bulur.

Kimisi sessiz kalmayı adet edinmiştir, kimi de susmayı.

Neden sustuklarını bilmezseniz, susanların bu halinden korkmak gerekir. Çünkü fırtına öncesi sessizlik de, tam tersine söyleyecek sözü kalmamış da olabilir.

Bazen konuşarak anlatılamayanlar, susarak anlatılır.

Öyle zamanlar olur ki; susarak suçlu olmaktan kurtulacağını zannedenler, konuşanları suçlu ilan ederek kendi suçlarını gizlemeye kalkışırlar.

Sükût etmekle, tavırsız kalmak farklı eylemler olduğu halde; susmayı beceremeyen tavırsızlar çoğunlukta olurlar.

Kimileri vardır, susarak sessizliği bozarlar. Kimileri de konuşarak sessizliğin hâkimiyetini sağlarlar.

Bazıları susarak daha uzun yaşayacaklarını zannederken; susmak yerine hakkı söyleyerek ömürlerine sonsuz bir bereket getireceklerini de fark etmezler.

Kimileri vardır dinlemeyi bilmedikleri için, konuşmayı da bilemezler. Tıpkı okumayı bilmeyenlerin yazmayı da bilememesi prensibinde olduğu gibi.

Zulüm ile abad olmaya kalkışanlara sessiz ve tavırsız kalanların zulme ortak olacakları da kesindir. Çünkü zulme rıza zulümdür.

Zan ile konuşmak nasıl kötü ise, zan ile susmak da o kadar kötü bir iştir.

Bazen; konuşmayı bir türlü ölçüsünde bırakmayanlara susmak en güzel cevaptır.

Bazen boğazınıza düğümlenen sözler susturur sizi. Konuşmak dert iken, susmak çok daha büyük bir dert haline dönüşür.

Herkese aklı ölçüsünce konuşmak nasıl önemli bir ölçü ise, herkese aklı ölçüsünce susmak da önemli bir ölçüdür.

İyi bilinmelidir ki bazı dualar susarak yapılır. İşte o dualardan sakınmak gerekir. Çünkü en çok yanan sinelerden çıkar ve mutlaka birileri o ağırlığın altında inler.

Konuşarak rakiplerini alt etmeye çalışanlara karşı, kimi zaman en güzel mücadele usulü sessiz kalmaktır. Çünkü susmayı becereni yenmek imkânsızdır.

Bazı yerler de konuşmak uygunsuzdur aracı kullanan şoförü konuşarak meşgul etmekte ki gibi. Bazı yerlerde susmak uygundur, gençleri evlendirirken kızlardaki gibi.

Eğer gönülden geçeni ifade edemiyorsak; susmanın bir yeni eylem haline gelmesi gerekir.

Uyanıkken susanlar, uyurken konuşmaya başlarlar. Bu sebeple söylemeniz gerekeni zamanında ve yerinde uygun bir üslupla söylemelidir.

Başkasının derdiyle dertlenme kastıyla başkasının yerine konuşanlar ve susanlar vardır ki; sonuç bir şekilde onları da bir gün mutlaka etkisi altına alır.

Kimileri konuşmak ile gürültü çıkarmak arasındaki ayırımı yapamayarak; konuşmayı gürültü çıkarmak zannedebilirler.

Kimileri vardır ki haksızlık karşısında susarak yaşayan dilsiz şeytanlara dönüşürler.

Bildiği halde susarak ilmini gizlemeyi iş edinenler ise; şeytanın işini kolaylaştırmanın yolunu aradıklarını fark etmemişlerdir. Bilmediği halde susarak ağır abi olmaya kalkışanlar ise hafifliklerini hissettirmekten başka bir işe yaramazlar.

Kendisiyle yüzleşmeyi beceremeyecek kadar kendine güvenemeyenlerin; kendi kendileri söz geçiremeyişleri veya söz söylemeyişleri ise bir başka garabettir.

Kendisini konuşmayı beceremeyerek başkasını konuşmaktan zevk alarak gıybet edenler ise gözlerini kaçırdıkları gerçeklerden sözlerini de esirgeyerek kendilerini gizlemeye çalışırlar. Unutulmaması gereken bir hatırlatmayı ALİYA İZZZET BEGOVİÇ ne güzel ifade etmiştir.” Ve her şey bittiğinde hatırlayacağımız şey; düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.”

Resulullah (sa) der ki:

Rabbim bana Dokuz şey emretti:

1-Gizli halde de aleni halde de Allah'tan korkmamı,

2-Öfke ve rıza hâlinde de adaletli söz söylememi,

3-Fakirlikte de zenginlikte de iktisat yapmamı,

4-Benden kopana da sıla-ı rahim yapmamı

5-Beni mahrum edene de vermemi

6-Bana zulmedeni affetmemi,

7-Susma hâlimin tefekkür olmasını,

8-Konuşma hâlimin zikir olmasını,

9-Bakışımın da ibret olmasını. (Kutub-i Sitte 16/5838.Hadis)

  YORUM YAP / YORUM OKU
Nüket Belsan Taşören   10.04.2017 17:09:26
Harikasınız... Ne güzel, gönülden çıkanın gönle muhatap olması....Ellerinize gönlünüze sağlık...
RAMAZAN TAMER DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS