Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Havva Bütün Saraç

Siyaset İçin Siyaset

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

"Benim yaşındayken bir hayalin var mıydı anne, benim yok sanırım? Yani ne istediğimi bilmiyorum." dedi kızım. Evet, vardı hayallerim. Çocukluğumda sık değişen sonrasında netleşen hedefler...

İlkokul son sınıfta ailem çok karşı çıktığı halde öğretmenlerimizden birinin ısrarıyla okul gecesinde sahnede şarkı söylemiştim. O gün benim için önemliydi ama bu hayalim kısa sürdü. Evde kendi kasetlerimi yapmakla yetindim :))

Ortaokulda resim çizmeyi çok severdim. Resim öğretmenim yaptığım bir portreyi koymuştu sergisine. Ve beni işaret ederek "Öğrencim yaptı, işte burada" diye göstermesi "İlerde benim de bir resim sergim olmalı" hayalini kurdurdu bana. Birkaç kağıt ve kalemle saatler geçirebilirim. Balzac'ın şu sözünü çok anlamlı bulurum. "Hayal gücüne sahip biri, asla yalnız kalmaz"

Ders çalışmayı hiç sevmesem de elime geçirdiğim kitabı bir yudumda içer gibi okuma alışkanlığım vardı. Defterlerim ve kitaplarımın boşlukları çiziktirdiğim şiir, hikaye, karikatürlerle doluydu. 13 yaşlarımdayken din kültürü hocam camide vaaz vermemi istedi. 15 gün çalıştım, vaazımı ezberledim. Hatip olmak güzeldi ama rol model olabilme sorumluluğu ağırdı benim için. Edebiyat okumaya karar verdim. Öğretmenlik, hocalık güzel meslek. Ancak otoriter, sert, asık suratlı, talebe ruhundan anlamayan hocaları ben sevmiyorsam onlardan farklı olmalıydım. Edebiyat dersini eğlenceli bir tiyatro dersi gibi işlemeliydim ki öğrenciler sıranın üzerinde uyuyup kalmasınlar.

Üniversiteden mezun olduğum dönem 28 Şubat İhtilaline denk geldi. Başörtüsünü çıkartan arkadaşlarım mesleğini yaptı, örtülü olduğumuz için bize kısmet olmadı... Öğretmenlik olmazsa olmaz değildi benim için...

Evlilik, okul, çocuklar erken yaşta ve hepsi birarada olunca meslek hayalimin gerçekleşmeyişini çok da büyütmedim içimde. Gençliğinizde hayatı ciddiye almayan, motorsikleti yahut karavanıyla tüm yurdu hatta dış ülkeleri gezen, sanatkar ruhlu, esprili bir jön hayal etseniz de tamamen zıt karakterde evden çıkmak istemeyen, oturaklı, cimciddi, kuralcı bir prens gerçeğiniz olur.

"Talebeyken, balkonda kahve içen ev hanımlarına özenerek bakan sen değil miydin, otur bakalım" dedim kendime. Vitrin gezmek, gün yapmak bana göre değildi. Hikayeler, hatta skeçler yazıp çocuklarıma oynatıp kameraya çekip kendilerine izletmek gibi başkalarına delice gelen hobilerim vardı. Radyoda yaptığım edebiyat programında zaman zaman oğlum Furkan'ın seslendirmesi için yazdığım, bazen güncel yer yer siyasi skeçleri canlı yayınla dinlemek ve başkalarına dinletmek büyük keyifti.

Küçük bir şehirde yerel kanallarla hayalleriniz istediğiniz boyutta karşılığını bulamasa da büyük hedefler için atılması şart küçük adımlar. 2013'te köşe yazısı yazma ihtiyacı hissettim ve zaman buldukça kalem oynatmaya devam ediyorum.

Siyasette bir süre görev alsam da o hayalim değil insanlığa ulaşmak için bir vasıtaydı benim için. Çaldığımız kapılardan dualarla uğurlanmak, hergün yeni bir kardeşimize sarılmak, bir çocuğun elinden tutmak değerliydi . Amaç haline geldiğinde siyaset, tehlikeli olmaya başlar. Belli kalıplarda, bir mevkiye ulaşmak için, "siyaset için siyaset" yapıldığında anlamsız, boş bir uğraşı. İçine duygularınızı, şiirlerinizi, hedeflerinizi, samimiyetinizi, esprinizi katıp gereksiz formaliteleri, taassupları fırlatıp atarsanız bir anlamı olabilir. Ancak sizi anlayacak kapasitede, zenginlikte, sağduyuda kişilere ihtiyacınız var. Aksi takdirde hakikatlerin o platformda dile getirilmesi bile sizi o sahanın dışına iten unsur olmaya yetecektir. Aydın Ünal, Kemal Öztürk, İbrahim Tenekeci ve Abdurrahman Dilipak gibi gerçekleri olduğu gibi dile getiren yazarları rahatsız eden liyakatsizlik ve samimiyetsizlik hepimizi mesafeli olmaya iten unsurlardan idiler.

Siyasiler çok okumalı, felsefi, edebi ve musiki zevki gelişmiş olmalı, spor yapmalı. Çocuklara gülümsemek, yetim başı okşamak, yaşlıları, hastaları ziyaret, kuşları, kedileri sevmek gibi merhametlerini, vicdanlarını geliştirecek çok yönlü fıtri tekamülleri olmalı. Yoksa taş gibi, robot gibi, oturacağı koltuğa odaklanmış satranç tahtasında bir at, fil yahut piyon misali gülünç atraksiyonları milletçe oldukça itici görülecektir.

Hayaller konusuna dönecek olursak çocuklarım çalmamam için yalvarsa da bir yıl gitar çaldım, düzenli kurslara katıldım :)) Spor olarak da 6-7 yıl kayak, 4 ay kadar da tekwando yapmak spor ve sanattan cüzi de olsa keyif almama yetti. Hayal düzleminde kalmadı...

Hala bir hayalim var mı? Elbette var. "Bir hayal inşa edin. Daha sonra hayal de sizi inşa eder" der Robert Schuller... Ölünceye kadar inşamız devam edecekse...

Teknoloji pek çok çocuğumuzun ellerinden hayal kurmayı bile aldı. Ne istediklerini 5 şıklı bir soru sormadığınızda söyleyemeyebilirler. Çok geç kalsam da kitap yazmak istiyorum. Gençleri yeniden kitap kokusuna mübtela edecek yazılar yazmak...

Yüksek lisans tezim bir kitap formatını da alabilecek kriterlere sahip ancak önce şiir kitabım olsun istiyorum. Ömrüm yeterse deneme ve romanlarım da olmalı tabi. Yazıp yazıp istiflediğim belki de güncelliğini yitirmiş şiir ve hikayelerimi toparlamamın zamanı gelmiştir.

Bencileyin çok çocuklu, kalabalık ve hergün eş, dost, akrabalarıyla oturup kalkan insanların bir eser ortaya koyması zor. Birkaç ay görünmez olup gerçekleştirmek istediğim hayallerimden biri bu...

Diğeri uçak fobime rağmen açlık yahut savaş, işgal mağduru mazlum coğrafyalara gitmek isterdim. Ağlayan gözlere gülen bir yüz, ekmek, su ve de bir yudum umut götürebilmek... Onları dinlemek, yazmak, tüm dünyaya ümmetin çocuklarının, annelerinin, babalarının duygularını ulaştırabilmek... İnsanlık için insan olabilmek için yapılması lazım olana kafa yormak... Kızım için şu an belki hiçbiri parlak olmayan, yalnızca bazıları gerçekleşebilmiş hayaller... Unutmayalım ki hayallerimiz olduğu sürece biz var olacağız...

  YORUM YAP / YORUM OKU
HAVVA BÜTÜN SARAÇ DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS