Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ramazan Tamer

Siyaset, devlet ve STK

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Toplumların siyasi hayatlarında; her zaman yapılan işlerle ilgili meşruiyet zemini oluşturabilmek adına pek çok enstrüman kullanılmıştır.

Zeminin oluşturulmasında oy potansiyeli, kamuoyu oluşturma ve meşruiyeti temin edecek pek çok etken göz önünde bulundurulmuştur.
Devletler siyasi iktidarlar değişse de değişmeyen iç dinamiklere sahiptirler. Özellikle bizim gibi imparatorluk bakiyesi olan toplumlarda devlet; işleyişini veya stratejilerini hiçbir zaman değişen iktidarların eline bırakmamıştır.
Bu, bir yönüyle devletlerin kendini koruma refleksleriyle geleceğe ait olmak üzere; beklentileri ve ulaşabildiği hedefleriyle bağlantılı olarak toplumsal hayatlarına devam edebilmek açısından da önemlidir.
Kimi liderler; hayal görerek ve cehaletin cesurluğu altında kendince hızlı ve toplumsal değişimi veya dönüşümü sağlayacak hızlı planlamalar yapsa da, organizmanın bile hızlı değişim veya dönüşümlere uyum sağlamadığı bir hayatta toplumların değişim veya dönüşümleri de o kadar çok kolay olmamıştır veya olmayacaktır.
Sabreden ve ileriye yönelik stratejilerini adım adım ilerleten örgütlü topluluklar; hedeflerine ulaşacaklardır.
Acele eden ve kendince elinde bulundurduğu iktidarı bitmez sananlar; yüzyıla yakın bir süredir, iktidarda olsalar dahi kaybetmeye mahkûmdurlar.
Toplumların tarihlerinde yüzyıl çok uzun bir süre olmadığı gibi, daha uzun yıllar hükmeden güçlerin silindiği bir dünyada nevzuhur, devlet ve medeniyet tecrübesi olmayan partilerin, örgütlerin, devletlerin veya medeniyetlerin batışı da kaçınılmaz sonları olacaktır.
Çalışması veya öngörüsüyle yola çıkan, tecrübeleri yeniden yaşamaya gerek bırakmaksızın dinlemeyi ve edinmeyi bilen minicik topluluklar; sabırla hedeflerine ulaşmanın bir yolunu bulacaklardır. Ama bu sadece bir grubun istemesiyle değil; iktidara talip olan grupla, görülmeyen ama hissedilen devletin değişmeyen stratejilerine uygunluk diyebileceğimiz, hedeflerin örtüşmesiyle oluşabilecek bir zafer olacaktır.
Devletler; siyasetçi değişikliğine rağmen, değişmeyen stratejileriyle, iktidarın imkânlarını bir şekilde paylaşarak kendi egemen olma erkini elinde tutmak ister.
Devlet; siyasetçi eliyle yönetilse de, aslında değişmeyen hedefleri itibariyle bazı siyasetçilerin bunu daha verimli veya verimsiz kullanmasına imkân tanıyacaktır.
Devletlerin son yüzyıllarda bazı imkânlarını sivil toplum kuruluşlarıyla paylaşmada dikkat çeken en önemli noktası, devlet ve stk ilişkilerinde bunu düzgün şartlarda kullanan siyasetçinin; kendi siyasi ikbaliyle ilgili olarak bazı imkanları elde etmesi olarak algılanabilse de, kullanamayan veya kötüye kullanan stk ların da zaman içinde hesabını vermeleri kaçınılmaz bir hal olacaktır.
Devletle bu anlamda ilişki içine giren stk lar, kendi hedeflerine ulaşmak için avami tabirle; devleti arkalarına almakla övünmeleri, son tahlilde ortaya çıkaracağı bazı çıkmazları yönüyle tekrar gözden geçirilmesi gereken nitelikte işlerden olsa gerektir.
Devletle, stk ların ilişkisini kız alıp verme gibi bir olaya benzetirsek; her ne kadar eve gelin aldığını zanneden kaynana rolünde olmak ağırlıklı anlayış ise de, bir yönüyle de kız evine damat vermek olarak, istenmese de vuku bulması muhtemel bir hal olarak algılanmalıdır.
Verilenler karşılıksız değildir. Verilenlerin karşısında istenilecek bazı sahaya ve özele dair bilgilerin olacağının da unutulmaması gerekir.
Sırtınızı dayadığınız güç ne ise; zaman içinde onun gibi düşünmeye başlamak veya onun istediği şekilde düşünce ve tavır sahibi olma mecburiyetiniz, unutulmaması gereken bir husus olacaktır.
Son tahlilde ekmeğini yediğinizin kılıcını sallama mecburiyetiniz; hayatta kalabilmeniz için olmazsa olmaz stratejiniz olacaktır.
Devlet kendi stratejik hedeflerine ulaşmada bir takım stk' ları araç olarak kullansa da ;stk ların devleti kendi hedeflerine ulaşmada araç yerine kullanmaya ne kadar gücü yeter konusu da yeniden ve iyice sorgulanmalıdır.
Her dönemde iktidar nimetlerinden pay almaya çalışanların bulunması söz konusudur. Kendince dürüstlüğü ve güvenilirliği öne çıkmış birey ve toplulukların; kırmızıçizgilerini aşarak kendilerine sanki kaçırılmaması gereken bir konum durumunda algıladıkları bazı makam ve imkânları, devletle kesişen ve buluşturan noktaları yeniden gözden geçirmeleri gerekmektedir.
Stk veya cemaatlerin yapacakları işler; devlet tarafından ellerinden oyuncakları alınmış topluluklar haline dönüştürmeye başladığı andan itibaren, asıl fonksiyonlarını icra edemeyen uzuvlar haline dönüşme tehlikesi kaçınılmazdır. Bu gözden veya gönülden uzak tutulmaması gereken asıl bilinç olmalıdır.
Hiçbir iktidar ve imkân; kalıcı, karşılıksız ve hesaba muhatap olunmayacak cinsten değildir. La yuhti ve le yus'el olan sadece yaratandır.
Avrupa birliği projeleri veya ne isimle onaylanması söz konusu olursa olsun alınacak desteklerin karşısında, verileceklerin de hesap edilmesi gerekir.
Yurt dışı kaynaklı bazı stk görünümlü örgütlenmelerin; ülkeye nasıl zararlar verdiğini görmek için bu anlamda Alman, Amerikan veya batılı devletlerin güya sivil toplum örgütlenmesi gibi görünen vakıflarının, gezi olayları ve bazı terör örgütleriyle olan parasal ve stratejik ilişkileri yeniden gözden geçirilmelidir.
Devlet destekli her türlü sivil organizasyonun ne kadar sivil olacağı ve sivil toplumu temsil edeceğini de dikkatlice ele alabilirsek; daha sonra rüzgârın ters estiği vakitlerde bazı travmaları yeniden yaşamaktan kurtulmak veya travmayı daha hafif atlatmak kolay olacaktır.
Üstad Abdürrahim Karakoç der ki;
Tören yapar yola vaat sererek
Oyun oynar her kalıba girerek
Mazlumların kucağına vererek
Zalimleri avutturur bu düzen.

Yalan – dolan o kazanır her turu
Çok mahirdir, telsiz çalar tamburu
İğfal edip yüklediği kamburu
Döve döve unutturur bu düzen.

  YORUM YAP / YORUM OKU
RAMAZAN TAMER DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS