Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Hacı Ahmet Ünlü

Selef-i Salihîn

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Selef geçen, önceden geçip giden demektir. Aynı zamanda önceden geçip gitmiş cemaat yahut yaşayışları itibariyle ya da yürüyüşlerinde önden giden topluluk anlamındadır.

Yüce ALLAH Subhânehû Ve Teâla şöyle buyurmaktadır:

"Niyahet onlar bizi gazablandırınca, kendilerinden intikam aldık. Hemen onları topluca suda boğduk. Böylece onları sonra gelenler için bir selef (geçmiş topluluk) ve bir örnek kıldık."

(ez-Zuhruf, 43/55-56)

Yani onların amelleri gibi amelde bulunanlardan önce geçmiş selef kıldık. Bu ise onlardan sonra gelenler, onlardan ibret alsınlar ve başkları onların bu durumlarından öğüt alsın diyedir.

Selef:

“Yaş ve fazilet itibariyle kişiden daha ileri mertebede bulunan, ondan önce gelip geçmiş ataları ve akrabaları demektir… İşte bundan dolayı tabiîlerin ilk nesline de selef-i salih adı verilmiştir.”

Terim olarak tanımına gelince:

İtikad alimleri tarafından 'selef' lafzı mutlak olarak kullanıldığı takdirde ashab yahut ashab ve tabiîn yahut ashab, tabiîn ve onlara uyan, imamlıkları, faziletleri, sünnete uyuşları, bu husutaki önderlikleri, bid'atten sakınmak ve ondan çekinmek özellikleri kabul edilmiş önder imamlar arasından onlara uyan ile imam oldukları dindeki durumlarının önemi hususunda da ümmetin ittfak ettiği kimseler kastedilir. Bundan dolayı ilk nesle ‘selef-i salih' denilmiştir.

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

"Kim kendisine doğru yol apaçık belli olduktan sonra peygambere karşı gelir, mü'minlerin yolundan başkasına uyup giderse, onu döndüğü o yolda bırakır ve cehenneme atarız. O ne kötü bir dönüş yeridir!"

(en-Nisa, 4/115)

Yine yüce ALLAH Subhânehû Ve Teâla şöyle buyurmaktadır:

"İleriye geçen muhacir ve ensar ile onlara güzellikle uyanlardan Allah razı olmuştur. Onlar da O'ndan hoşnut olmuşlardır. Bunlar için orada ebediyyen kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu en büyük kurtuluştur."

(et-Tevbe, 9/100)

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- de şöyle buyurmuştur:

“İnsanların en hayırlısı benim çağdaşlarımdır. Sonra onlardan sonra gelenler, sonra da onlardan sonra gelenler.”

(Buharî ve Müslim)

Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile ashab'ı ve onlara güzel bir şekilde uyanlar bu ümmetin selefidirler. Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'ın ashabının ve onlara güzel bir şekilde uyanların davet ettiği şeyin benzirine davet eden herkes de selef'in yolu üzerindedir.

Bu konuda bir zaman sınırlamasına gitmek şart değildir. Aksine şart, akide, ahkâm ve yaşayış itibariyle kitab ve sünnete selef'in anlayışı ile uygunluktur. Kitab ve sünnete uygun düşen herkes selef'e tabi olan kimselerdendir.

İsterse zaman ve mekân itibariyle kişi ile onlar arasında bir uzaklık bulunsun. Onlara muhalefet eden ise onlar arasında yaşamış olsa dahi onlardan değildir.

Selef-i salih'in önderi Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'dır. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

"Muhammed Allah'ın Rasulüdür. Onunla birlikte olanlar kafirlere karşı sert ve katı, kendi aralarında merhametlidirler. Sen onları rüku ediciler ve secde ediciler, Allah'tan bir lütüf ve rıza isteyenler olarak görürsün. Secde izinden nişanları yüzlerindedir."

(el-Feth, 48/29)

Yüce Allah kendisine itaat ile Rasulüne itaati bir arada söz konusu etmiş ve şöyle buyurmuştur:

"Kim Allah'a ve Rasulüne itaat ederse, işte onlar Allah'ın kendilerine nimetler verdiği peygamberler, sıddıklar, şehidler ve salihlerle birliktedirler. Onlar ne iyi arkadaştırlar!"
(en-Nisa, 4/69)
Her müslüman onlara mensub olmaktan sadece iftihar eder.
“Selefîlik (es-selefiye)” lafzı artık İslam'ı algılamak, anlamak ve uygulamak hususunda selef'i salih'in izlediği yolun özel ismi haline gelmiştir. Buna göre selefilik kavramı Allah'ın kitabına ve Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'ın sünneti diye sabit olan hususlarda selef'in anlayışına uygun olarak, tam anlamıyla sımsıkı sarılan kimseler hakkında kullanılır.

"İnsanların en hayırlısı benim çağdaşlarımdır. Sonra onlardan sonra gelenler, sonra onlardan sonra gelenler."

(Buharî ve Müslim)

Bundan dolayı ashaba ve tabiîne uymak başkalarına göre daha uygundur. Buna sebep ise imanlarındaki sadakatleri, ibadetlerindeki ihlaslarıdır. Onlar akidenin koruyucuları, şeriatın bekçileridir. Gereğince söz ve davranışlarıyla amel edenlerdir. Bundan dolayı yüce Allah dinini yaymak, Peygamberinin sünnetini tebliğ etmek için onları seçmiştir.
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

"Ümmetim yetmişüç fırkaya ayrılacaktır. Hepsi ateşdedir, bir tanesi müstesna." O kimlerdir, ey Allah'ın Rasulü? diye sordular. O da: "Benim ve ashabımın üzerinde bulunduğu yol üzere olanlardır." diye buyurdu.

(el-Elbani, Sahih-u Süneni't-Tirmizi.)

  YORUM YAP / YORUM OKU
HACI AHMET ÜNLÜ DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS