Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Reflü hastaları dikkat! Endoskopiyi ihmal etmeyin!

Reflü hastaları dikkat! Endoskopiyi ihmal etmeyin!
Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Sağlık - - Editör: Uğur SALAMCI

Doktorlar reflünün mide kanseri ile benzer belirtilere sahip olduğu konusunda uyarılarda bulunarak reflü hastalarında endoskopinin önemine dikkat çekiyorlar.

Ufak yaşlardan itibaren reflü en yaygın hastalıklar arasında yer alıyor. Yanlış beslenmenin reflüyü tetikliyor. Uzmanlar, belirtilerin farklı hastalıkla karıştırabileceğini vurguluyor. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Fatih Kar tümör, ülser, mide kanseri gibi hastalıkların da reflüye benzer belirtiler verebildiği konusunda uyardı. Reflü hastalarının mutlaka endoskopi yaptırması konusuna dikkat çekildi.

Reflü hastalığı hakkında Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Fatih Kar, "Reflü mide içindeki asidin yemek borusuna kaçmasıdır. Kaçan asit yemek borusunda ve çevresinde tahribatlara neden olur. Buna bağlı şikayetler ortaya çıkar. Reflüde pek çok şikayet bir arada görebilir. Başlıca belirtiler göğüs ağrısı yanması, acı su gelmesi, sıkışma ve baskı hissi, ses kısıklığı, gıcık kronik öksürük, sırt ağrısı şeklinde görülebilir. Reflü ani göğüs ağrısı ile de belirti verdiği ve kalpte ritm bozukluğuna da neden olabilir. Kalp krizi ile karıştırılabilir." dedi.

EN AZ BİR KERE ENDOSKOPİ YAPTIRMAK ŞART

Mide tümörleri ya da kanserlerinin de reflüye benzer belirtiler verebiliyor. Kar, "Reflü hastalarında en önemli tetkik endoskopidir. Tümör, ülser, mide kanseri gibi hastalıklar reflüye benzer etkiler verebiliyor. Endoskopi ile midede problem olmadığından emin olmak gerekiyor. Şikayetleri bir kez tespit ettikten sonra bir daha endoskopi yapmaya gerek kalmamaktadır. Yemek borusunun iç kısmında bazı hastalarda endoskopiler öneriyoruz ama rutinde çok fazla gerek kalmıyor." dedi.

STRES, ÇAY, KAHVE, HAREKETSİZ YAŞAM REFLÜYÜ TETİKLER

Yanlış beslenmenin reflü üzerindeki etkisi yüksek. Fatih Kar, "Reflü stres, kahve, çay, sigara, spor yapmayanlar ve geç saatlerde yemek yiyenleri tehdit ediyor. Reflüyü tetikleyecek salata, soğan, sarımsak, pul biber, turşu, portakal, greyfurt var. Bunların geç saatlerde tüketilmeleri reflü hastalarına kesinlikle önermiyoruz. Reflü hastalarında uyku şekli de çok önemli. Yatay uyku pozisyonunda yemek borusu ile mide arasındaki açının düzleşmesine neden olur. Uyku esnasında mide asidinin salgılanması daha fazla görülür. Reflü problemleri genelde gece şiddetlenmektedir. Hastanın kendine uygun bir yatış pozisyonu belirlemesi gerekiyor. Reflü yastığı ya da yatağın baş kısmını kaldırarak hastanın belden yukarısı dikey pozisyona getirmesi geceyi rahat geçirmesini sağlar. Gerekli önlemleri alarak ve diyet programı dahilinde hareket edip sporunu da alışkanlık haline getirerek reflüyü atlatmak mümkün. Reflü diyet ve diğer önlemlerle geçmiyorsa medikal tedavi önerilir. Medikal tedavi şikayetleri hafifletiyor. Mide içindeki asiti su kıvamına döndürüyor." şeklinde konuştu.

HAYAT KALİTESİ DÜZELMEYEN HASTALAR CERRAHİYE YÖNLENDİRİLİYOR

Reflüde cerrahi tedavinin önemi... Kar, "Medikal tedavi için hastanın erken yaşlarda olup olmaması çok önemli bir faktör. 25 yaşındaki genç bir hasta devamlı mide ilacı kullanmak zorunda kalabilir. Hastaların ortalama ömrünü 80 olarak düşünürsek 50-60 yıl ilaca mahkum bırakmak yanlış bir davranış olur. Uzun dönem ilaç kullanımı mide emilimini bozabilir. Kalsiyum, demir eksikliklerine de neden olabilir. Kemik problemleri ve kansızlık gibi sorunlar baş gösterebilir. Göğüs sıkışması, ses kısıklığı gibi şikayetlerle beraber reflü krizleri de artarsa cerrahiyi müdahale gündeme gelir. Operasyon ile yemek borusu ile midenin birleşim yerine mürekkep okkası gibi kapakçık mekanizması oluşturulur. Bu operasyon kapalı yani laparoskopik olarak yapılan bir ameliyattır. Operasyon ortalama 45 dakika sürmektedir. Hastalar 1 gün gözetim altında tutuluyor ve aynı gün ilaç kullanmayı kesebiliyor. Bu ameliyatlardan sonra hayat kaliteleri düzeliyor ve ilaç kullanmalarına gerek kalmıyor. İyi bir ameliyattan sonra nüks oranı yüzde 2-3'lere kadar düşüyor. Ameliyatta kapakçık mekanizması oluşturulduğu için hastaların diyet yapması gerekiyor. İlk birkaç hafta sıvı ve yumuşak yemekler, birkaç ay içinde de normal gıdaya geçilebiliyor." şeklinde bilgi verdi.


Facebook Twitter Linkedin WhatsApp
  YORUM YAP / YORUM OKU
Yorum
ÇOK OKUNANLAR
Sri Lanka'da ölü sayısı 290! 24 kişi gözaltında
Sri Lanka'da meydana gelen bombalı saldırı sonucu hayatını kaybedenler
Kolombiya'da toprak kayması 17 can aldı
Kolombiya'da sağanak yağışlar sebebiyle toprak kaymasının oluşması son
Bahçeli: O adama yumruk attıracak ne yaptın Kılıçdaroğlu?
Bahçeli, Kılıçdaroğlu'na yapılan saldırıya ilişkin, 'Bunu bir siyasi p
Fenerbahçe yine yenildi! 1-0
Fenerbahçe, Aytemiz Alanyaspor'a 1-0 yenildi. Sarı-lacivertliler Eylül
Lider Başakşehir Alanya'da yara aldı! 1-1
Lider Başakşehir, Çaykur Rizespor'a 1-1 berabere kaldı. Başakşehir bu
Kılıçdaroğlu'ndan ilk açıklama: PKK saldırısının benzerini bugün yaşadım!
Şehit cenazesinde saldırıya uğrayan Kemal Kılıçdaroğlu, açıklamalarda
Ekrem İmamoğlu Maltepe mitinginde: Vatandaş bu milletin efendisidir
Ekrem İmamoğlu Maltepe mitinginde konuşma gerçekleştirdi. İmamoğlu, ''
Kılıçdaroğlu'na şehit cenazesinde saldırı!
Ankara'da şehit cenazesi töreninde CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu bir g
Sağ Ok Sol Ok
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS