Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Kasım Demirçin

Ramazan

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Müslüman kendine emredileni ‘'Hikmetinden sual olunmaz.'' teslimiyetiyle yerine getirir. Kayıtsız şartsız iman etmiş Müslüman, aynı zamanda yapacağı her işin nedenini, nasılını yani hikmetini de bilmek ister. Nasıl ki İslam'ın verdiği emirlerde ‘'Hikmetinden sual olunmaz.'' ise aynı şekilde her bir emirin bir hikmete dayandığı da şüphesizdir Müslüman için. Kuvvetli bir teslimiyet ve ilahi emirlerin hikmetini bilerek yapılan ameller tekâmül etmiş amellerdir.
İçinde bulunduğumuz Ramazan ayı Müslümanlar için gündüzlerinin oruç tutularak geçirilmesi emredilmiş bir aydır. Müslümanların hikmetinden sual etmeden büyük bir aşkla yerine getirdiği oruç ibadeti, hem yer aldığı zaman dilimi hem de ibadetin kendisi hikmet sarmalı halinde Müslümanlara sunulmuştur. Öncelikle bu ayda; hak ile batılı yani doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü birbirinden ayıran Kur'an'ın içinde seksen küsur yıla tekabül eden bir gecede indirilmeye başlaması en büyük hikmettir. Orucun sadece Müslümanlara değil önceki ümmetlere de emredilmiş olduğu Kur'an-ı Kerim'de bize haber edilmiştir. Bu da oruç ibadetinin başka bir hikmetini: Çağlar üstü bir ibadet olduğunu gösteriyor.
Orucun kendisinde mevcut en büyük hikmeti doğal bir terbiye yöntemi olmasıdır. Terbiye, kelime anlamı olarak eğitim demektir. Oruçlu kişi için kendine yasaklanmış şeylerin, yanı başında olmasına rağmen onlara dokunmama yasağına canı gönülden uyması çok özel bir otokontroldür. Bu otokontrol dünyevi bir amaç için değil sadece ibadet saikiyle yapıldığı için özel ve değerlidir. İşte insanın ihtiyacı ve arzularına rağmen zaaflarına, yüce bir maksat için nefsine meydan okuması doğal bir terbiye/eğitim modelidir.
Oruç, bir ay boyunca dakikasına, saniyesine kadar programlanmış kişisel eğitim modülüdür aslında. Bu eğitim modülünde, insana kendini sınırlandırma iradesini kullanma yeteneği öğretilir. Kendisine ait olduğunu sandığı şeylerin esasında gerçek bir sahibinin olduğunu ve kendinin bir emanetçi olduğu öğretilir. Çoktan feragat edilince hayattan lezzet alınabildiği, az ile yetinilince de hayatın idame edilebileceğine şehadet eder oruçlu insan. Günün bitmesini sabırla beklemek ile iftar vaktinde acele etmenin arasındaki ince çizgiyi kavrar.

Oruç ibadeti nefsi terbiye etmenin yanında merhamet, vicdan ve diğergâmlık gibi hasletleri de terbiye eder. İnsanın nefsi başkalarını düşünmez; merhametin, vicdanın sadece kendi arzuları için olduğunu sanır. Kendi tok ise komşusunun açlığına aldırış etmez nefis. Sadece kendine acır, kendisi için istediğini başkaları için istemeyi akıl etmez. İşte oruç; kişiye merhametin, vicdanın sadece kendine değil bütün mahlûkat için kullanılması gerektiğini öğreterek diğergâm bir fert olmasını sağlar. Oruçlu kişi kendine merhamet etmeyi de öğrenir. Bu merhamet nefsin isteklerini yerine getirmekle değil bilakis ona zulmetmeden onu dizginlemekle olur.
Oruç ibadetinin en büyük hikmeti belki de sabırdır ve sabrın en net pratiği ise oruçtur. Sabır müstakil bir ibadet olduğu gibi diğer bütün ibadetlerin içinde var olan ve onları kemale erdiren bir ibadettir. Sabretmek sadece beklemek, herhangi bir zorluk karşısında sebat etmek değil yaşamın bütününün bir imtihan olduğu gerçeğini bilmek ve bu gerçek doğrultusunda hareket etmektir. Sabretmek iyi işler yapmaktır. Bir musibet karşısında, hayatın bir imtihan olduğunu ve nereden gelip nereye gidileceğini hatırlamaktır. Sabretmek, sahip olduklarına şükredip kendine ait olmayana el uzatmamaktır. Sabretmek yüce bir teslimiyet ile sadece Allah'a kulluk edip Allah'tan istemektir.
Oruç herkes için ayrı ayrı farz kılınmış bireysel bir ibadettir. Ancak bu ibadetin belli bir zaman diliminde, herkes tarafından aynı vakitlerde ifa ediliyor olması bu ibadete, Müslümanları ‘'Cem etme'' hikmetini de kattığını söyleyebiliriz. Aynı maksat ve aynı duygularla tutulan oruç, Müslümanları Allah'ın ipinin etrafında birleştiriyor. Oruç farizasıyla birlikte fıtır sadakasının emredilmiş olması, yardımlaşma ve infakın Ramazan ayında arttırılmasının tavsiye edilmesi ‘'Cem olma'' hikmetini pekiştiriyor. Müslümanların aynı vakitlerde aynı ibadetleri aynı duygularla yapıyor olması hem birbirlerine muhabbetini arttırıyor hem de İslam'a olan aidiyetini perçinliyor.

Orucun hakikatte sadece mideye emredilmediğini bilir Müslüman. Ve sadece imsak ile akşam arası değil her an, bütün bedeni ve ruhuyla oruçludur. Ne ifrata kaçar ne tefrite düşer ibadetlerinde; nefsini şımartmaz, zulmetmez de. Ramazan hilalini büyük bir aşk ve sevinçle karşılayan Müslüman, Şevval hilalinde ise bayramın mutluluğunu ve Ramazan'a ‘'Elvedanın'' hüznünü bir arada yaşar.
Müslüman, her Ramazan bitişinde bir sonraki Ramazan ayına kavuşmayı dualarına ekler. Bu talep bir sene fazla yaşamak için değil elbet, ruhunu coşturan manevi lezzeti bir daha tadabilmek içindir. Müslümanın bir başka duası ise oruç kazanımlarını Ramazan ayından sonra da devam ettirip alışkanlık haline getirmesidir. Ve Müslümanın en büyük duası, mahşer günü oruç ziynetiyle huzura çıkıp sâimler sınıfına dâhil olmaktır. Elbette Müslüman, sadece kendisi için değil bütün Müslümanlara, bütün insanlığa, duaya muhtaç herkese, dünya ve ahiret iyiliği için dua eden kişidir.
Biz de duamızı Üstad Sezai Karakoç'un ‘'İnsan ve Oruç'' şiirinin son dörtlüğüyle yapalım.

Ey oruç, diriltici rüzgar, İslam baharı
Es insan ruhuna inip yüce ilham dağından
Kevser içir, âbıhayat boşalt kristal bardağından
Susamış ufuklara insan kalbinin ufuklarına

  YORUM YAP / YORUM OKU
KASIM DEMİRÇİN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS