Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Nüket Belsan Taşören

Ramazan ve Diğergamlık

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

‘'O Ramazan ayı ki insanları irşad için hak ile batılı ayıracak olan hidayet rehberi ve deliller halinde bulunan Kur'an onda indirildi. Onun için sizden her kim bu aya şahit olursa onda oruç tutsun.''
Bakara 185

Ramazan ayı… Yardımlaşma; yoksulun, garibin halinden anlama açısından bulunmaz bir fırsat… Lakin tok toku ağırlar durur da 41 çeşit yiyeceklerle dolu güya nefis mücadelesi yapacağımız ayda…Ayrıca hep yoksulları sofraya davet etmekten yiyecekleri sosyal medyadan değil de gerçekten ihtiyacı olanla paylaşmaktan da bahsederiz vicdanlarımız rahat durmaz çünkü…

Tabi yoksula evimizi soframızı açalım da günlük yaşamda hiç ortak paydamız kalmadı ki farklı sosyal sınıftan insanlarla… Aynı bakkala mı gidiyoruz, çocuğumuzu aynı parkta mı dolaştırıyoruz sanki ? Hayır… Yoksulu asansörde, sokakta ve hatta mahallemizde görme şansımız da yok . Yok çünkü herkesin mahallesi ,sokağı ,sitesi ayrı ; hukukçular sitesi ,doktorlar sitesi varken durum bu… Yedi kat yabancı olmuş insanlar birbirlerine; tanışmıyorlar, selamlaşmıyorlar ki neyi nasıl paylaşsınlar günlük yaşamda ? Batı medeniyetinin kurguladığı kent anlayışında varoşlar, uydu şehirler- tıpkı mezarlıklar gibi- göz önünden uzak olsun, yokluğu ,acıyı hatırlatmasın diye şehirlerin dışında uzakta, çok uzakta…

Eskiden bir mahallede zengin ile yoksul aynı sokakta oturur, selamlaşır, ahbaplık eder, evlere misafirliğe gelinip giderlermiş. Aşinalık varmış yani … Kimse gözünü kapatmazmış bu denli diğerine… Şimdi bir yoksul kapısını çalabilir mi bir başkasının ?Hayır… Gven kavramımız tarumar edliyor ki sosyal yaşamın içinde anbean…Tanrı Misafiri kavramımız zaten kozmopolit yaşamla birlikte kayıplara karıştı her gün izlediğimiz haber bültenlerinin suç profilinin etkisiyle belki de…Hani eskiden bir derviş varmış da devesiyle giderken bir su istemiş kendisinden. Derviş deveden inip adama su vereyi derken deveyi çalıvermiş yabancı… Su verme niyetindeki derviş yabancının ardından seslenmiş : Yabancı ! Bu olayı kimseye anlatma , yoksa kimse birbirine su vermez bir daha…

Önyargılarımızın esaretinde , algılarımızla müthiş oyunlar oynanırken…Güvenecek kimseleri bulamıyoruz yardım edilebilecek… Evet … Zekat, fitre, kurban eti verecek kimse bulamıyoruz serzenişleri de hep bundan; hep mühendis komşularımız, doktor komşularımız var da ondan ,kapalı devre sitelerimizin içindeki sera yaşamlarımızda… Oysa kimi mahalleler hala sevindirilmeyi bekleyen çocuklarla dolu…
Büyük şehir hayatında güven algısı tüm dünyada korku filmleriyle, üçüncü sayfa haberleriyle haber bültenleriyle yerle bir edilmiş durumda, tamam , bunun geri dönüşü yok, belki Tanrı misafiri kavramını geri getiremeyiz…Sorgusuz sualsiz evimizi gönlümüzü açamayız eski dervişler misali kimselere… Acziyetini görsek bile bir Suriyeliye, bir mağdur ya da mazluma… Algılarımızı önyargılarımızı değiştirsek bile istesek de bir yabancıyı evimize davet edemeyiz biliyorum… Nedir çözüm peki ? Sosyal yardım kurumları ile ulaşabiliriz bu insanlara; rencide etmeden onları , kim olduklarını bilmeden … Stresten uzak bir hafta sonu için alışveriş yapmak yerine gönüllü çalışıp bu kurumlarda birkaç iç ısıtan tebessüm alıp evimize gönül rahatlığı ile dönebiliriz .

Çünkü ;
Çanlar Kimin İçin Çalıyor adlı eserinde Ernest Hemingway tüm insanlığın bir bütün olduğunu… Diğergamlığın önemini çan sesiyle somutlaştırmıştır ya…

John Donne : ‘'Ada değildir insan, bütün hiç değildir ; bir başına anakaranın bir parçasıdır, bir damladır okyanusta, bir toprak tanesini alıp götürse deniz küçülür Avrupa ; sanki yiten bir burunmuş dostlarının ya da senin yurtluğunmuş gibi ölünce bir insan eksilirim ben çünkü insanoğlunun bir parçasıyım, işte bundandır ki sorup durma çanların kimin için çaldığını senin için çalıyor!!!''

Nüket BELSAN TAŞÖREN

  YORUM YAP / YORUM OKU
NÜKET BELSAN TAŞÖREN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS