Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ramazan Tamer

PRESTİJ, PERESTİŞ

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Bundan birkaç yıl önceydi, Adana'dan DOSTELLER Derneğinden kıymetli arkadaşım Bülent MUTLU Afrika'ya insani yardım amacıyla GÖNÜLLÜLER Platformunun Organizasyonundaki bir sağlık ekibi içinde yardımcı hizmetler sınıfında gitmek istersem götürebileceklerini söyledi.

Bir yönüyle borcumun olduğu insanlara hizmet edebilirsem kendimi bahtiyar hissedeceğim ama diğer yandan oradaki toplumu görüp insana dair yeni hikâyelerin şahidi olacaktım.

Zaten bu anlamda kendimi borçlu hissetmem hemen kabul etmeye sebep olurken; diğer yandan biraz hazırlıklı olmak gerektiği için neler götüreceğiz, nelere hazırlıklı olmamız gerektiğini öğrenmek içinde Afrika tecrübesine güvendiğim, beni Adana Dosteller Derneği ile tanıştıran güzel insan Hüseyin Taş'a fikirler sormaya, ön bilgiler almaya çalışıyordum.

Sonuçta gideceğimiz yer çok sıradan bir yer değildi. Gideceğimiz yerin Nijer ve Burkina Faso olduğunu öğrenince, yirmi günlük uzun bir seyahat hazırlığı yapmamız gerekiyordu.

Mutlaka insanlar yaşadığına göre bir takım ihtiyaçların giderilmesi mümkün olabilecekti. Zaten normal hayat içinde çok fazla lüks tüketimleri olan biri olmadığımız içinde çok dert etmeye gerek yoktu.

Her yerde olduğu gibi en önemli iş insanları gözlemlemek, kendi hayatımıza dair dersler çıkartabilmek ve dönüşte yeniden bir heyecanla ne yapabiliriz konusunu sorgulamaktı.

Bütün çocukların güldüğü ama asıl gülünesi durumda olanların bizler olduğunu fark ettiğim bu yolculuğun bana kazandırdığı en önemli şey, tekrar insanlığımız hatırlatmasına dair geçirilen vakitlerdi.

Gündüzleri kilometrelerce uzaklardan gelen ve hastane bahseden geceyi geçirip sabahleyin sıranın kendisine gelmesini bekleyen hasta insanların her birinin derdini çözmek için sağlık ekibinin ve Platform Başkanı Sayın İbrahim CEYLAN Bey'in özverili çalışmaları, gece geç saatlere kadar sürüyordu.

Bir dakikasını boşa geçirmeyen ekip; sadece nöbetle namaz ve yemek aralarında birbiriyle muhabbet imkânı buluyor ama şartların zorluğuna rağmen Türkiye'den götürülen sağlık yardım malzemeleriyle elden gelen en üst çabalarla yardımcı olunmaya çalışılıyordu.

Katarakt ameliyatlarından, cerrahi müdahalelere kadar her şey şartları zorlayarak kullanılıyor hatta günlerce bekleyenlerin umudu haline gelen ekip; dualarla her gün sabah hastane kapısında karşılanıyor akşam uğurlanıyordu.

Akşamları kimi zaman kaldığımız eve yürüyerek gitmek ve çevredeki insanlara dair gözlemler yapmak hatta mümkünse biraz biraz bize emanet edilen sadakaları paylaşmak için de fırsat kollar hale gelebiliyorduk.

Elektriğin pek çok kere olmadığı evlerin önünde akşamları oynayan ve asla parlayan beyaz dişleri görmekten rahatsız olmayacağınız pozisyonlar, dinlenmek için size yeni psikolojik zeminler hazırlıyordu.

Sokağa kurulu bir televizyon sanki çocukların dijital oyunları için geniş halkalar halinde çocukların neşesini ve enerjisini bir yere toplayacak manyetik alanlar oluşturuyordu.

Yaşanan pek çok yoksulluğa ve sıkıntıya rağmen gülen yüzler görmek çok farklı bir atmosferdi. Bunun sağlanması elbette emek veren pek çok sivil toplumunun gayretiyle olmuştu. Buradan onlara teşekkür

etmek bir borçtur. Ya bütün bunların yaşadığımız ülke adına sağladığı aynı dertleri paylaşanlara katkısı ve etkisini görmemek mümkün müdür? Asla değildir.

Bir zamanların kendisi başka ülkelerin eline baktırılan ülke haline getirilmiş durumda iken, şimdilerde dünyanın en çok yardımını gönderebilen ülkesi haline gelmek elbette kolay olmamıştır.

Çölün ortasında daha önce kimsenin ilgilenmediği her dinden insanla ilgilenmekten dolayı tabiidir ki dünyada başka bir konuma ve prestije sahip olunacaktır.

Prestiji, perestiş haline getirmeden kullanmak gerekir. Ama eğer başkalarına yapılan yardımlarla alınacak duaları hesap edersek sanırım bir başka sebep devreye girmiş, şimdilerde ülkeye dair endişelerini giderebilmek adına aleyhine çalışmalar yapan her birey ve grubun görmezden gelinemeyeceğinin de bilinmesi gerekir.

Biz güvendik verdik demekle, zaten hep suiistimaller duyuyoruz diyerek, yapılması güzel işleri de yarıda bırakacak askıda bırakılmış sevgilerin sahibi olmak aynı şeyler değildir.

Ya seviyoruz diyorsanız çilesine katlanın. Ya da seviyoruz deyip ikiyüzlülük yaparak içinizdekini dışarıya tezahür ettirircesine yapılanlara engel olmayın.

  YORUM YAP / YORUM OKU
uğur gençoğlu   01.11.2017 09:21:28
Beş yıl olmuş Ramazan Tamer hocam 2012 yılı idi günler çabuk geçiyor.O seyahatin en büyük kazanımlarından belki birincisi yardım etmeye gittiğimiz toplumun halinden ibret alıp imkanlarımızı beğenmeme şımarıklığına alışmış bizlerin silkelenip kendimize gelmeye yardım etmesiydi
RAMAZAN TAMER DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS