Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ozan Ceyhun

PKK, DEAŞ kadar tehlikeli bir terör örgütü

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Bu yazım Avrupalı muhataplarımıza yönelik kaleme alındı ve İngilizce olarak sunuldu. Siz okurlarımla da paylaşıyorum.

Günlerden 28 Temmuz 2015. 

Avrupa Parlamentosu'nda artık pek kimseye rastlamak mümkün değil. Milletvekilleri ve asistanları tatildeler. Aslında AB'nin başkenti Brüksel hepten tatilde.

AP milletvekilleri, asistanları, AB Komisyonu memurları ve diğer diplomatlar tatil kasabalarında kumsalda denizin ve güneşin tadını çıkarırken Türkiye'de yaşamakta olan insanlar can derdinde. Kalabalık yerlere gitmemeye özen gösteriyorlar. Çünkü Türkiye'de terör örgütü PKK, içinde hamile bir kadının olduğu ambulansı kaçırabiliyor. Ya da insanlarla dolu bir belediye otobüsüne molotof şişesi atarak insanları yakmaya kalkabiliyor.  Alışveriş merkezlerinde, tramvayda, otobüste, çarşıda, okulda, hastanede kısacası her yerde sivil insanlar PKK'nın kanlı saldırılarının kurbanı olabilirler. Bazıları maalesef oluyor'

Almanya Yeşiller Partisi'nin Eş Başkanı Cem Özdemir'in 7 Haziran 2015 Türkiye Genel Seçimi öncesi “seçin” diye çağrı yaptığı PKK terör örgütünün kontrolündeki HDP'nin yeni seçilen bir milletvekili Pazar Günü bir çok gazetede çıkan haberlere göre geçen gün kuryelik yaparken yakalandı. Faysal Sarıyıldız adındaki HDP milletvekilinin Audi marka aracında 3 roketatar, 4 M 16 tüfek, 25 el bombasının da aralarında bulunduğu çok sayıda silah ele geçirildi. 

Eğer bu haberler doğruysa Allaha çok şükürki bu milletvekili yakalandı ve onun Türkiye'ye kaçak sokmaya çalıştığı terör silahları ve bombalarıyla masum insanlar öldürülemeyecek.

Ateş olmayan yerden duman çıkmaz! Haberlere inanmaktan başka bir alternatifim yok.

Görüyorsunuz Almanya Yeşiller Partisi'nin kimleri “seçin” çağrıları yaptığını. İnsan şaşırıyor. Dört temel ilkesinden biri “şiddete karşı olmak” olan Yeşiller'in desteklediği partinin milletvekili teröristlere silah ve bomba kuryeliği yapıyor. Almanya'da seçmenler acaba bu konuda ne düşünüyorlar? Teröre destek veren bir partiyi “seçin” diye çağrı yapan bir Alman partisi Bundestag'ta dördüncü parti konumunda! Yazıklar olsun!

Aslında Almanya Yeşiller Partisi'nin desteklediği PKK terör örgütü kontrolündeki HDP'nin Türkiye'deki Genel Seçimlerden iki gün önce 5 Haziran 2015 tarihinde Diyarbakır'da yaptığı mitinge yönelik gündeme gelen ve iki insanın ölümüne mal olan bombalı saldırının da arkasında PKK'nın olduğuna dair şüpheler her geçen gün artmakta. Bu bombalı saldırı sonrası HDP Türkiye Genel Seçiminde “yüzde on barajı” aşmayı sağlayabildi. PKK'nın nasıl bir terör örgütü olduğunu bildiğimizden bu işin arkasında olma ihtimali bizi hiç şaşırtmaz.

Almanya Yeşiller Partisi'nin “seçin” diye çağrı yaptığı HDP için seçim propaganda faaliyetlerini terör örgütü PKK yürüttü. Sadece Güneydoğu Anadolu'da değil İstanbul ya da İzmir gibi büyük kentlerde de insanlar PKK tarafından tehdit edildiler. Bir çok Kürt köyü HDP'ye oy vermedikleri takdirde terör örgütü PKK tarafından yakılmakla ve bir çok Kürt aile reise ailecek HDP'ye oy vermedikleri takdirde “çocuklarının başına kötü şeyler geleceği” tehdidiyle sandık başına gittiler. Bazı köylerde sandıklardan HDP'ye tarihte ilk defa “100 %” oy çıkması nedense AB'den gelip seçimleri gözlemleyenlerin dikkatini çekmedi. Oysa tersi olsa ve sadece bir kaç seçim sandığından AK Parti için “100 %” oy çıksaydı AP ya da Almanya Yeşiller Partisi kim bilir ne protestolarda bulunurdu.

Terörü sadece DEAŞ yapıyormuş gibi davranan ve akıllarınca DEAŞ terör örgütünü PYD ya da PKK terör örgütleriyle yok edeceğini sanan Avrupalı “dostlarımız” ve Brüksel'deki “politikacılar” büyük hata yapmaktalar. Terör, terörle yok edilemez. Sadece bir terör örgütü yok olurken daha kanlı yenileri güçlendirilir.

Şu an Suriye, Irak ve Türkiye'de de olan da budur!

DEAŞ terör örgütüne mensup bir militanın intihar eylemi sonucu Türkiye'nin Suruç Kasabası'nda 32 gencimizin katledilmesi olayı bile tam olarak aydınlatılabilinmiş değil. Türkiye'nin dört bir yanından otobüslere bindirilen gençler “Kobani'de çocuklara oyuncak hediye etmek üzere” Suruç'a getiriliyorlar. Ancak bazı gerçekler hala kafaları kurcalıyor. Kobani'de oyuncak verilecek çocuk kalmadı. Orası savaş bölgesi ve orada İSİS ile PYD/PKK savaşmaktalar. Yani Kobani'de sadece silahlı teröristler var. Üstelik “sizi Kobani'de çocuklara götürüyoruz” denilen gençlerin çoğunun pasaportu da yoktu. Yani Kobani'ye bu şekilde geçme şansları da yoktu. Daha da ilginci 32  genci yitirdiğimiz bombalı eylem olduğunda yanlarında tek bir HDP'li de bulunmamaktaydı.

Böylesine DEAŞ tarafından yapıldığı şüphesi gündemde olan ama çok sayıda sorunun da kafaları kurcaladığı bombalı eylem sonrası terör örgütü PKK bir anda Türkiye genelinde saldırıya geçti. Bir kaç gün içinde PKK tarafından 3 polis, 4 asker ve 4 sivil katledildi. Aralarında ambulans içinde hamile bir kadının, sağlık görevlilerinin ve inşaat şantiye işçilerinin olduğu 35 sivil  kaçırıldı. Resmi binalara saldırılar düzenlendi. Elektrik trafoları imha edildi. İnşaat araçları ve kamyonlar yakıldı.

Ve bu şekilde aslında 7 Haziran Genel Seçimleri öncesi ortaya çıkan gerçek iyicene netleşti. Türkiye ve “barış isteyen Kürtler” arasında başarıyla yürütülen Türk ve Kürt annelerin artık evlatlarını yitirmemelerini hedefleyen Çözüm Süreci savaştan nemalanan PKK savaş baronlarını ve Türkiye'nin huzur ve istikrara kavuşmasını istemeyen mihrakları rahatsız etmekteydi. Özellike Abdullah Öcalan'ın bu süreçte barıştan yana olması ve PKK'ya “silahlarınız bırakın” demesi dış mihrakların emrinde paralı lejyonerlik yani taşeronluk yapan PKK savaş baronlarını kızdırdı. HDP'nin kontrolünü tamamen ele geçirdiler. Türkiye'nin batısında ve Avrupa'da HDP eş başkanı Selahattin Demirtaş'a “barış güvercini” kostümü giydirerek kamuoyunu aldatırken kendileri terör tehdidi ile HDP'ye gerekli oyu tedarik ettiler. HDP'nin yüzde 13'lük seçim başarısını sağlayıp Abdullah Öcalan'ın “liderlik rolünü de” ekarte ettiler. Dikkat ederseniz bu günlerde ne HDP'nin ne de PKK'nın umrunda Abdullah Öcalan!

Evet en başta Brüksel'de ama Berlin gibi önemli AB üyesi ülke başkentlerinde iyi niyeli olan tüm muhataplarımızı bu yukarıda sıraladıklarımızı düşünmeye davet ediyoruz.

DEAŞ'a karşı savaşta en başından beri Türkiye olarak sizlerle birlikteyiz. Ancak PKK ve PYD terör örgütlerine karşı savaşta siz bizi yalnız bırakmaktasınız!

DEAŞ'a karşı nihai zafer ancak Suriye ve Irak topraklarındaki tüm terörist örgütleri yok etmekle mümkün olur. Buna bir terör devleti başkanı konumunda olan eli kanlı diktatör Esad da dahildir.

Şimdi sizler tatilde kumsalda güneşin altında içkinizi ya da kahvenizi yudumlarken bizler en az üç terör örgütüne karşı mücadele eden askerlerimiz ve polislerimiz için dua etmekteyiz. Her an bir terör saldırısına karşı tedbirli yaşamaktayız. Çocuklarımızın can güvenliği için kaygılanmaktayız.

Sizden tek istediğimiz “benim ve senin teröristin” olmadığı gerçeğini kavramanız ve tüm terör örgütlerine karşı mücadelenin yanında yer almanız. İnsanlık için!

  YORUM YAP / YORUM OKU
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS