Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ziya Polat

Patronlara en marjinal tavsiyeler

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Herkes kolay işin, çöpsüz üzümün peşinde!
Hiç kimse zahmet edip de rüştünü kanıtlayacağı, vatana-millete hayırlı, "ben de varım" diyeceği limanlarda gezmiyor!
Tutturmuşlar bir "masa başı iş" türküsü...
Hak eden de söylüyor, etmeyen de söylüyor!
Her mesleğin “sahne tozu” alanı vardır.
Onu yutmadan statü atlamak da n'oluyor?
Ancak bizler, sahne tozunu yutmadan popomuzun rahatlığını düşünen bir millet olduğumuzdan, rahat ve mümkünse kışın sıcak, yazın serin bir ortamda çalışmayı yeğliyoruz.
Maaş da dolgun olursa, değmeyin keyfimize!
E şimdi, bu da, ortaya kellesini koyup da hak ettiğini kazanamayan insanların gücüne gidiyor ve koca bir “çile” peyda oluyor. Çile, bedenleri eskitiyor, ruhları zedeliyor.
Haksız kazanç ise güven ortamını yerle bir ediyor.
“Filler tepişir, çimenler ezilir” demiş eskiler.
Doğru ama suç, sadece fillerde değil!
Suç biraz da, çimen olmakta ısrar edenlerde...
E şimdi işçinin derdi var da, işletme sahiplerinin yok mu?
Onların da var elbet.
Hem de işçi bulamamaktan yana!
Buldu mu da, uzun süre tutamamaktan…
İşini hakkaniyetle yapanları tenzih ederim ama özellikle taşeron firmalar, insan merkezli davranmayıp “sömürgeci” zihniyetle davranır, "insana" gereken önemi vermezler ve GULAG subayı gibi davranmaya devam ederlerse, batmaya mahkûm olacaklar.
Sadece kendilerini değil, bu açgözlü tutumlarıyla sektörü de batıracaklar!
Hakikaten batıracaklar, yalan değil.
İşletme sahibi arkadaşlar!
Ne var yani “zorunlu mesai” adı altında, bir çalışanın omzuna iki işi bindirmek yerine, bir kişiyi daha işe alsanız da, hem mevcut çalışanın iş yükü azalsa hem de bir kişiyi daha işsizlikten kurtarsanız?
Batar mısınız Allah aşkına? Ekstradan bir sigorta/vergi daha ödeseniz ne olur? Kaldı ki, zorunlu mesai yaptırdığınız çalışana, saat başı bir buçuk katı ekstra ücret ödeyene kadar, ikinci çalışana bir katı yevmiye verseniz, daha mantıklı iş yapmış olmaz mısınız? Nedir bu aşırı hırsınız yahu?
Sonra “personeli elimizde tutamıyoruz” diyorsunuz.
Durmaz tabii! İyi niyetli olarak sizlere tavsiyede bulunan insanları da dinlemiyorsunuz ama yine de birkaç reçetem olacak. Umarım gerekeni yaparsınız;
Personelinizi elde tutmak, ondan maksimum fayda sağlamak mı istiyorsunuz?
1) Çalışma süresini, -resmî süre olan- günlük 8 saate indirin! Hiç kimsenin günlük 10 saatini çalmayın kardeşim! Vallahi zarar etmezsiniz! Çalışanlarınıza değer verin ki, onlar da size değer versin, uzun soluklu dursun.
2) Otoriter kafayı derhal bırakın! O eski, “despot patron” anlayışı öldü artık. Yok, öyle “hayt huyt!”. Şimdilerde “anlayışlı ve çözümcü lider” formatı iş yapıyor, o kanaldan ilerleyin!
3) Personelinizin, emrinize amade birer “köle” olduğu gerçeğini silin, atın kafanızdan! Öyle özel işlerinize de kullanmaya kalkmayın insanları.
4) Sakın ha sakın, EGO tatmin aracı olarak da görmeyin emriniz altındaki insanları! Bunu çok yapıyorsunuz, fırçalıyorsunuz, onurunu kırıyorsunuz, yapmayın! Onların da, en az sizin kadar yüksek bir EGO sahibi olduğunu unutmayın!
5) Ve “elemana iş, bize eleman çok” anlayışından bir an evvel sıyrılın! Elemana iş çok ama size eleman yok! Adınız piyasada bir çıkarsa var ya… Tövbe billah, çalıştıracak kimseyi bulamazsınız.
6) Ödüllendirin onları. Öyle, “gidin araba, cep telefonu alın” demiyorum. Ufak da olsa, bir çikolata bile verimi artırabilir. “Maaş veriyoruz ya kardeşim” dönemi de bitti artık! İnsanoğlu, açgözlüdür. Ekstra kazanımlar yani ödüller ister. Bu ekstralar inanın, çalışanın ruhunu okşar. Bu sayede, hırsızlığa niyeti varsa bile kendini frenleyebilir, bir nebze de olsa, nefsini doyurabilirsiniz. Hırsızlıktan kastım, sadece “malzeme çalmak” olarak algılanmasın. İşten kaytarmak da bir hırsızlıktır.
7) Tüm bu anlattıklarım, sadece insanlar için geçerli tabii. Tamam, robotlar günlük hayatımızda, iş kolu içerisinde sıklıkla yer almaya başlasınlar, rahat rahat tepinirsiniz üzerlerinde. Ne şikâyet ederler, ne grevden anlarlar; ne lokavttan, ne de işçi haklarından. Asgari ücret dertleri de olmaz, kıdem tazminatı da. Doldurun şarjını, verin yağını çalışsınlar. Eşek gibi... Şayet en azından, insan gücünden yararlanılan şu son yüzyılın hatırına, insanlara “eşek” muamelesi yapmayın, olur mu?

  YORUM YAP / YORUM OKU
ZİYA POLAT DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS