Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ramazan Tamer

Parayı çalan, Düdüğü verir

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Yok, yok yanlış yazmadım. Bilerek öyle yazdım. Neden mi bugün 28 Şubatın sene-i devriyesi de ondan.

Gençler bilmezler 28 Şubat denen seçkinci darbenin ne olduğunu. Ama benim yaşıma yakın insanlar bu tarihi hiç unutmayacaklar.

Bir topluma eziyet etmek isteyenler, toplumun her katmanına ayrı ayrı cezalar uygulayarak ancak bu kadar zulmü kendileri için bir yaşam tarzı haline getirebilirler.

Yükselen İslami değerlerin hemen arkasından oluşan güzel ve müreffeh atmosfer, o günlerde yine birilerinin canını sıkmıştı.

Ülkenin dışında ülkeleri idare etmek adına kurulmuş merkezler ve emperyalist güçler kendi istediği yönde gitmeyen bütün trenleri, kendi istedikleri raylarına sokabilmek adına, balans ayarı vermeleri gerektiği inancıyla hizaya sokmanın bir yolunu buluyorlardı.

Kimi ülkelerde ekonomik anlamda oluşturdukları borç batakları, kimi ülkelerde oluşturdukları iç karışıklıklarla dünya üzerindeki hegemonyasını sürdürmeye çalışanlar bu işleri yapabilmek için kendilerine yardımcı olacak tetikçileri de çoktan bulmuşlardı.

28 Şubat 1997 tarihi içinde her yerde emre amade tetikçi güçler Türkiye'de de harekete geçmişlerdi. Bir taraftan medya, bir taraftan sivil toplumu temsil ettiğini söyleyen sendikalar ve onlara destek çıkan patronlar kulübü; diğer yanda bilim adamları denilen bazı pespayeleşmiş görüntüleriyle sahneye çıkmış bir kısım akademisyenler. Bütün bunlar yetmezmiş gibi kendisine yeni alanlar kazanabilmek için gayret eden dindar görünümlü gönül fedaileri denilen gönüllü CİA tetikçileri olan hocalar ve güya tarikatları de içine sokmayı becerecek kadar oyun sahneleyen sahte şeyhler ,dervişler ve aşk ilişkileri..

E bu kadar malzemenin olduğu yerde 28 Şubat helvasını yapacak usta olarak da bazı darbeci askerler sahne aldılar.

Nasrettin hocadan düdük isteyen çocuğa cevaben” parayı veren düdüğü çalar” sloganı yer değiştirip bankaları boşaltarak rejime sahip çıktığını söyleyerek kendi koltuğunu koruyan siyasetçilerin, paraların çalınmasına göz yumarak düdüğü de askerlerin eline vermeleri hocanın sözünü tersine çevirmiştir. Ülkede istikrarsızlığın en üst seviyeye çıkarak inanmış halka bizzat yönetenler tarafından eziyet edilmesi uygulanan politika halini almıştır.

Artık “parayı çalan düdüğü verir” sloganını haklı çıkaracak bir ilişkiler ağı çoktan kurulmuştur.!997 den önce kurulan anayol hükümetiyle asıl darbe adımı atılmış ama ülkedeki istikrarsızlığın en üst seviyeye gelebilmesini bekleyen güçler, biraz daha fazla bankaları boşaltmanın derdine düşmüşlerdir.

Eski işadamı yeni siyasetçi olan bazı bakanlar; girdikleri aile fotoğraflarının bir karşılığı olarak, borçlu oldukları bankalardan sorumlu bakanlar yapılarak, son kalan vatandaşın hakkı olan paralar hırsızlara peşkeş çekilmiştir.

İmam hatiplerin kapanmasını isteyerek darbeye destekçi olan bazı tetikçi hoca ve aveneleri, kendilerine gün doğduğunu zannederek bu milletin konuyu fark etmediğini zannetmişler ama sonrasında bir pazarlıkla modifiye edilmek üzere Amerika'ya götürülmüşlerdir. Modifiye olan eski darbeci zihinlerin yeni versiyonları hep eski darbe oyunlarını oynamayı tercih ettikleri için 15 Temmuzda yaptıkları girişim, bilinçli, vatansever toplum tarafından püskürtülmüştür.

28 Şubat tehlikenin merkezi olarak görülen imam hatip liseleriyle birlikte aslında ülkenin sanayileşmesinde ara eleman ihtiyacını karşılayan okulların da önünü keserek ülkenin eli boş iş bilmeyen gençlere emanet edilmesini becermeye çalışmıştır.

Bu anlamda ;bir an evvel ülkenin eğitiminde en alt kanallarına kadar sinmiş fetöcü artıkların temizlenerek, yeni bir eğitim politikası tespit edilmesi gerekir.

Her alandaki başarı maalesef eğitim alanında istenen seviyede değildir. Tek sebebi beceriksizlik değildir. Eğitim işlerinden nemalanan feto ve artıklarının en fazla ve yoğunluklu bir şekilde sirayet ettikleri alan bu olduğu için istenen başarı sağlanamamıştır.

Evet parayı çalanlarla müteselsilen ortak olanlar ortadadır. Yapılması gereken; bu hale getirenlerin önce bedenden çıkarılması kalanların ise ıslah edilmesi için yol aranmasıdır.

Artık düdüğü de parayı da halkın eline vermenin zamanıdır. Parayı veren halk ise uçaklarla halkı bombalayanlar kimlerdir diye sorumuzun karşılığında tek isim feto değildir. Kuklaya bakıp takılıp kalmaktansa, kuklacıya dikkat etmek bu saatten sonra düşünülen darbeci niyetlerin ortadan kaldırılmasında en önemli adım olacaktır.

28 Şubat bin yıl sürmemiştir ama bir yürek acısı olarak hiç unutulmayacaktır. Çok iyi biliyoruz ki 28 Şubat ne ilkti ne de son.

28 Şubatçı mantıklarda iyi bilsinler ki; onları püskürten bilinçli insanlar içinde mücadele ne ilk ti ne son bulacaktır. Kıyamete değin sürecek bir mücadele bilinci, her zaman batılın adamlarını yok etmek için yetecek nitelikte şiarımız olacaktır.

  YORUM YAP / YORUM OKU
RAMAZAN TAMER DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS