Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Şevket Gölük

Pandemi döneminde sosyal koruma

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Tüm dünyada devam eden Korona virüs salgınının da vaka, hasta sayısı sürekli artmaktadır. Bunun en büyük sebeplerinden biri sürekli pandemi (bulaşıcı hastalık) dönemi süresince mesafeye, temizliğe ve maskeye dikkat edilmemesidir.

Korona virüs (Covid-19) salgınının artmaması için insanların bir araya gelmemesi gelmesi gerekli durumlarda ise koruyucu mesafeli durmaları gereklidir. Bu yazdıklarım maalesef ilk olarak çalışma zorunda kalan işçi sınıfını zorlamaktadır. Ülkemizde çalışma ortamlarının çalışan ve üreten insanlarımıza yeterli soysal ortamlar (dinlenme mekanları, yemekhaneler, servis araçları,…) sunulmadığı için salgınla olması gereken mesafe korunamamaktadır.

Günümüz teknolojisi ile bazı meslek gruplarının evden çalışma denilen sistem ile çalışmaları mümkün olmaktadır. Bu çalışma sisteminde işlerde biraz yavaşlama görülse de salgın ile çalışma hayatında ki en iyi mücadele şekli olarak görülmektedir.

Kısa çalışma Uygulaması, genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya süreklilik koşulu aranmaksızın işyerinde faaliyetin tamamen yada kısmen en az dört hafta süreyle durdurulması hallerinde, işyerinde üç ayı aşmamak üzere sigortalılara çalışamadıkları dönem için gelir desteği sağlayan bir uygulamadır.

Çalışma hayatına göre de işverenin kendi sevk ve idaresinden kaynaklanmayan, önceden kestirilemeyen, bunun sonucu olarak bertaraf edilmesine imkân bulunmayan, geçici olarak çalışma süresinin durdurulması ile sonuçlanan dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumları ya da deprem, yangın, su baskını, heyelan, salgın hastalık, seferberlik gibi özel zorlayıcı durumlardır.

Olağanüstü durumlarda kullanılmak üzere düşünülen Kısa Çalışma Uygulaması, salgın tehlikesinin sürekli artış göstermesi sebebi ile ülkemizde de devreye sokulmuştur. İşveren ve çalışanı düşünülerek devreye sokulan bu uygulama cumhurbaşkanlığı kararı ile 2020 yılı mart ayında ilk olarak 3 aylığına getirilen Kısa Çalışma Uygulaması ve Ödeneği pandemi sürecinin bitmemesinden dolayı son olarak 2020 Aralık ayı sonuna kadar uzatıldı.
Bir işverenin bu uygulamadan yararlanabilmesi için, işverenin genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki çalışma süresinin önemli ölçüde azaldığı veya durduğu yönünde İŞKUR'a başvuruda bulunması ve İş Müfettişlerince yapılan uygunluk tespiti sonucu işyerinin bu durumlardan etkilendiğinin tespit edilmesi gerekmektedir.

Bir işyerinde kayıtlı olarak çalışanın bu uygulamadan yararlanabilmesi için de, kısa çalışmaya tabi tutulan işçinin kısa çalışmanın başladığı tarihte çalışma sürelerini ve prim ödeme şartlarını sağlamış olması (Covid-19 etkisiyle yapılan kısa çalışma başvurularında, son 60 gün hizmet akdine tabi olmak kaydıyla son 3 yıl içinde 450 gün prim ödemiş olması) gerekmektedir.

Buraya kadar anlatmaya çalıştığım Kısa Çalışma Uygulaması ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar karşısında çalışan ve üreten kesim olan çalışanların sıkıntılarına yeni bir sıkıntı olarak ilave olmuştur.

T.C. Çalışma ve Sosyal Hizmetler bakanlığı tarafından yaşadığımız pandemi döneminde ihtiyaç sahiplerine ve çalışan insanlarımıza Sosyal Koruma Kalkanı adı altında çalışma başlatılmıştır. Bu çalışma neticesinde salgın başından 12 Ekim 2020 tarihine kadar sosyal destek programı doğrultusunda 6.284 kişiye, nakdi ücret desteği programı doğrultusunda 2.045 kişiye ve çalışanlara kısa çalışma ödeneği programı doğrultusunda 3.580 kişiye yardım ve dersek verilmiştir.

Son 12 ay asgari ücret alanlar için kısa çalışma ödeneği brüt kazancın yüzde 60'ı yani günde 53, ayda 1593 TL. olarak belirlenmektedir. Belirlenen bu rakamdan binde 7,59 damga vergisi kesintisi sonrası asgari ücretlinin hesabına yatan net kısa çalışma ödeneği günde 52,60 ayda 1580 TL. oluyor.

Ülkemiz şartlarında belirlenen bu 1.580 TL. maalesef bir ailenin geçimi için yeterli değildir. Çalışanın büyükşehirde olması halinde ise bu rakam ancak ev kirası ile faturalara zor yetmektedir. Bunun dışında aile için temel ihtiyaçlardan olan gıda, sağlık ve eğitime para kalmamaktadır.

Ülke genelinde gereksiz israflara ve faaliyetlere bir an önce son verilmelidir. Pandemi sonrası yeniden hızlı bir şekilde üretime geçmek için ülkemiz namına çalışan ve üreten insanlarımızı çalışma hayatına küstürmemeliyiz. Ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği için, çalışanlarımızın bu zor günler olan pandemi döneminde ayakta kalması adına verilen kısa çalışma ödenekleri ve sosyal yardımlar artırılmalıdır.

Son olarak çalışma hayatının iki tarafı olan işveren ve çalışanları yaşamakta olduğumuz pandemi sürecinde yeterli seviye de sosyal koruma şemsiyesi altına almalıyız. Böylelikle pandemi sonrası üreterek kalkınan ve insanlarını refah bir yaşama taşıyan sosyal bir devlet olmalıyız.

Şevket Gölük

  YORUM YAP / YORUM OKU
Veli TEKARSLAN   24.04.2021 17:44:57
Şevket Bey, yaşamakta olduğumuz covid-19 salgın döneminde çalışanların yeterli seviyede desteklenmediğini görüyor ve sosyal desteklerin artırılması gerektiğini bende savunuyorum.
Ayla Özgüneş   09.11.2020 08:19:59
Şevket Bey, ülkemizdeki salgın ve ekonomik sıkıntıların bizlere getirdiği yüklere açık bir dille dokunmuşsunuz. Teşekkürler ediyor ve çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
Hakkı GERMEÇ   07.11.2020 10:14:18
Sayın Yazar, yaşamakta olduğumuz Koronavirüs salgınında çalışanların ihtiyacı olan sosyal koruma ve sosyal destek konularını çarpıcı bir dille anlatmışsınız. Tebrikler
ŞEVKET GÖLÜK DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS