Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ozan Ceyhun

Yeni Hükümet AB ve Kıbrıs için bir şanstır

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük bir seçim başarısı ile Türkiye’nin ilk seçilen Cumhurbaşkanı olmasının ardından gerek hükümet gerekse AK Parti düzeyinde gündeme gelen değişiklikler ve göreve başlayan yeni ekip sadece Türkiye için değil aynı zamanda Avrupa Birliği için de büyük bir şans.

Hemen belirtmem de yarar var: eğer AB Türkiye’nin üyeliği ve “Kıbrıs’ta AdilÇözüm” konularında gerçekten samimi ise!

Elbette tek bir “AB” yok.

AB’yi oluşturanlar içinde Türkiye’nin dostu ve “samimi” olanlar olduğundan kuşkumuz yok.

Ancak her zaman ana sorunu oluşturan “Türkiye ile sorunlu” ve “kapalı kapılar ardında her türlü Bizans oyunu ile” Türkiye’nin üyeliğini engellemeye çalışanlar AB içinde hala maalesef oldukça etkinler.

İşte Almanya’nın “Türkiye’de de ortağı olan malüm medya grubunun amiral gemisi Die Welt” gazetesinin son yorumu. “Vasat” gazeteciliğinin yanı sıra “diğer bağlantılarının” daha çok konuşulduğu hepimizin çok iyi tanıdığı Boris Kalnoky her zaman olduğu gibi görevini yerine getirmiş. Yazısının başlığı bile çok “çirkin”: “Don Erdogan und Sancho Davutoglu”.

O ve onun gibiler bu tarz “ısmaralama” haber ve yorumlarıyla “algı operasyonunu” sürdürmeye devam edecek olsalar da AB için “Türkiye’deki gelişmeleri” görmezden gelmek mümkün olmayacak uzun vadede!

Recep Tayyip Erdoğan, 2014 yılını “AB Yılı” ilan eden ve Türkiye’nin AB Üyeliği yolunda ilerlemesi konusunda kararlı olan bir Cumhurbaşkanı olarak aynı zamanda “Kıbrıs’ta adil bir çözüm” çizgisini en “samimi” olarak savunan ve sürdüren şahsiyet olarak artık “Türkiye’nin Bir numarası”.

Ahmet Davutoğlu Dış İşleri Bakanlığı boyunca gerek AB üyeliği gerekse “Kıbrıs’ta adil çözüm” politikalarının başında “ana sorumluluğu” üstlenen ve görevini layıkıyla yerine getiren bir şahsiyet olarak artık Türkiye’nin Başbakanı. Bu açıdan bakıldığında ve özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile “uyumu” göz önünde tutulduğunda sorumluluğu daha da artmış durumda.

Mevlüt Çavuşoğlu AB Bakanı ve Başmüzakereci olmadan önce Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanı olarak hem Türkiye’nin AB üyeliğine hem de “Kıbrıs’ta adil çözüm” çabalarına büyük katkılar sunmuş bir isim olarak artık Dış İşleri Bakanı.
Volkan Bozkır, özellikle uzun yıllar Brüksel’de AB nezdinde Büyükelçi olarak “Türkiye’nin AB üyeliği sürecinin” en hassas ve önemli dönemlerinde ağır misyonlar yüklenmiş ardından AB eski Bakanı ve eski Başmüzakareci Egemen Bağış’ın güvendiği isimlerden biri olarak onun AB Bakanlığı’nı “sıfırdan var etmesine” büyük destek vermiş ve AB Genel Sekreteri olarak süreci belirleyenlerden biri olmuş ve de kendi deyişiyle “Dışişleri meslek hayatının 11 senesini AB süreci ile ilgili geçirmiş birisi olarak” artık AB Bakanı ve Başmüzakereci.
AB eğer gerçekten “kendi çıkarlarının da gerektirdiği” gibi Türkiye’nin AB Üyeliği Sürecini artık “suni” bir şekilde uzatmak ya da “zora sokmak” tarzı “art niyetlere” alet olmak istemiyorsa 28 Ağustos 2014 tarihinden itibaren çalışmaya başlayan Yeni Türkiye’nin AB alanında en deneyimli “ekibiyle” bu uzun süreci olumlu bir şekilde sonuçlandırma şansına sahip.

AB’yi “en iyi tanıyan” hatta neredeyse “AB’nin ciğerini bilen” ve de AB tarafından da “en iyi tanınan” ekip “muhatapları” .
Cumhurbaşkanı, Başbakan, Dış İşleri Bakanı ve AB Bakanı (Başmüzakereci) olarak her düzeyde muhatapları “Türkiye’nin AB yolunda kararlı ilerlemesinin” garantörü olan isimler.

Türkiye’nin AB Üyeliği Süreci boyunca belki de en çok istismar edilen sorun olarak görebileceğimiz “Kıbrıs Sorunu” açısından son gelişmeyi değerlendirecek olursak işte yukarıda saydığım isimler “Yeni Türkiye’nin 2002 yılından itibaren temelleri atılan Kıbrıs Politikası’nı hayata geçirenler” ve özellikle “Kıbrıs’ta adil bir çözümün” en samimi “savunucuları”.

Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı ile birlikte “eski Türkiye’nin çözümsüzlük en iyi çözümdür” diye tanımlayacağımız “Kıbrıslı Türkler” açısından hiç bir yararı olmayan yanlış politikalar terk edildi ve “Kıbrıs’ta adil çözüm hem Türkiye hem de Kıbrıslı Türkler için en iyi çözümdür” politikası bugüne kadar başarıyla uygulandı.

Dünya kamuoyu nezdinde özellikle Türkiye’nin ve Kıbrıslı Türkler’in “olumsuz imajı” bu politika sayesinde değişti. Türkiye’nin “samimi” olduğu ve “çözüm” için yapıcı çabalar konusunda kararlılığı artık bilinen bir gerçek.

Bu konuda Dış İşleri eski Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun nasıl yoğun bir uğraş içinde olduğunu sürekli izleme olanağı bulduk. Bugün oldukça farklı ve bizleri iyimserleştiren “Çözüm Diyaloğu” onun çabaları sayesinde bu konuma geldi.

Mevlüt Çavuşoğlu’nun AKPM Başkanı olarak gerçekleştirdiği Kıbrıs Ziyareti çok değerliydi. Gerek AKPM Başkanlığı gerekse AB Bakanlığı sırasında Ahmet Davutoğlu ile çok sıkı bir uyum içinde “Kıbrıs’ta adil çözüm” için yoğun bir “lobi” faaliyeti gerçekleştirdi.

Yeni AB Bakanı ve Başmüzakereci’nin de son görevlerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanlığı ve Türkiye-ABD Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanlığı olduğunu da hatırlamamızda yarar var. Özellikle Kıbrıs konusunda bu görevleri esnasında önemli sorumluluk taşıyan biri olarak “adil çözümün lobicisiydi”.

İşte şimdi “bu uyumlu ekip” görev başında.

Sadece AB değil, Güney Kıbrıs’ın yöneticileri de eğer adada “istikrar” ve “çözüm” istiyorlarsa işte şimdi belki de “son şansları”.

“Dobra, dobra” olmamız gerekirse KKTC’de sorumluluk taşıyanların da “bu ekibin” değerini bilmesinde yarar var.

1 Eylül 2014 tarihinde KKTC’ye ilk yurtdışı ziyaretini gerçekleştirecek olan Yeni Türkiye’nin Yeni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı “protesto edecek” bir avuç “ne yapyığını bilmeyen güruhunu” bir kenara bırakacak olursak KKTC’de Kıbrıslı Türkler için “adil bir çözüm” isteyen herkesin canla, başla desteklemesi gereken “bir ekip” görev başında şimdi!

Hepimize kolay gelsin!
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS