Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ozan Ceyhun

Uyan AB: Bu hainlik NATO’ya karşı casusluktur!

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Dışişleri Bakanlığı Ahmet Davutoğlu, Bakanlık Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Genelkurmay 2. Başkanı Orgenaral Yaşar Güler'in, Suriye'deki Türk toprağı “Süleyman Şah Türbesine yönelik bir saldırı” karşısında yapılması gerekenleri görüştükleri toplantıya ilişkin ses kaydı Türkiye tarihinin en büyük “hainliklerinden” biri olarak tanımlanacak bir casusluk faaliyeti ile ele geçirilip ardından büyük bir ihtimalle Suriye İstihbarat’ına servis edilip peşinden AK Parti’nin ezici bir çoğunlukla kazanacağı ortaya çıkan 30 Mart Yerel Seçimler’i sabote etmek amacıyla internet aracılığıyla sosyal medyada “utanmadan bu işe platform sunan uluslararası firmalar” tarafından dağıtıldı.
Bu ses kaydının 13 Mart 2014 tarihinde Türkiye Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun odasında yapılan ön değerlendirme konuşmalarının kayıtları olduğu ortaya çıktı.
Türkiye’nin ulusal güvenliğini tehdit eden bu ağır suç teşkil eden “hain casusluk” olayı tüm Türkiye insanlarının haklı tepkisini çekti ve “hainler” lanetlendi.
Bu “haince” yapılan “casusluğu yapan paralel yapı” artık sokaktaki insanın tam nefretini kazanmış durumda.
Türkiye şimdi bu “alçaklığı yapan hainlerin” hak ettikleri şekilde cezalandırılmalarını beklemekte.
31 Mart 2014 Pazartesi Günü’nden itibaren tüm “paralel yapı” üyeleri için zor bir dönem başlayacak ve “iyiki de” öyle olacak!
Bu ülke çok badireler atlattı.
Uluslararası düzeyde terörle boğuştu.
Ancak yaşananların hiç biri hatta “Asala Terörü” bile ülkeye bu derece zarar vermedi. Bu derece “derinden ve arkadan hançerlemedi”!
Türkiye’de herkes bu “hainlerin” yakalanmasını ve teşhir edilmelerini ve de ardından cezalandırılmalarını talep etmekte! Bunun yapılacağından en ufak bir şüphem yok artık.
Ancak şunu da hatırlatmakta yarar görmekteyim.
Bu yapılan “hainlik” ve “casusluk” aslında sadece Türkiye’ye karşı işlenmiş bir suç değil.
Bu NATO’ya karşı yapılan bir “casusluk”!
Türkiye NATO üyesi bir ülke!
NATO ve Türkiye, Suriye’de geçmişte uluslarası terörist grupları desteklediği için hep “düşman” konumunda olan eli kanlı diktatör Esed’in kendi halkına karşı açtığı savaşı kaygıyla izlemekteler. Kanlı diktatör Esed Suriyeli çocukları, kadınları kısacası kendi halkını katlederken tüm Ortadoğu’yu da “kana bulamakla” tehdit ettiğinden NATO önlemler almak zorunda kaldı. Türkiye’de Almanya ve Hollanda gibi NATO üyesi ülke asker ve savunma füzeleri bulunmakta.
NATO üyesi Türkiye şu anda “düşman” Suriye’ye karşı savunulmakta.
Suriye sadece sürekli Türkiye sınırını yani NATO sınırını ihlal etmekle kalmayıp aynı zamanda “muhalif takip ediyorum” bahanesiyle Türkiye topraklarına da ateş açmakta. Bunun yanı sıra bir Türkiye’ye yani NATO Silahlı Kuvvetleri’ne ait gözlem görevi yapan silahsız uçağı düşüren de Suriye!
Ayrıca Türkiye’de onlarca insanın ölümüne neden olan terör eylemlerinin arkasında da Suriye İstihbarat Teşkilatı “el muhaberat” olduğu kanıtlanmış durumda.
Hal böyle iken Suriye’de uluslararası hukuk açısından da tartışılmaksızın Türk Toprağı statüsüne sahip olan “Süleyman Şah Türbesi’nin” bulunduğu toprakların muhtemel terör saldırılarına karşı korunmasına yönelik bizzat NATO’nun güvenliğini tehdit eden duruma yönelik gizli görüş alışverişinin “yasadışı kayda alınıp, hem “el muaberat’a” servis edilmesi hem de sosyal medyada yayılması” bu açıdan NATO’yu tehdit eden bir “casusluk” olayıdır.
NATO üyesi olan ülkelerin bir çoğunun AB’nın en büyük ülkeleri olduğunu da göz önünde tutacak olursak AB Güvenliği açısından da kaygı verici bir gelişmedir.
ABD’nin “terörle mücadele etmekle görevli bir biriminin” Almanya Şansölyesi Angela Merkel’i dinlediği ortaya çıktığında (ki bu durum ortaya çıktığında Almanya muhalefeti anında Merkel ile tek bir ses olmuş ve Türkiye’deki CHP gibi küçük oy hesapları ile kendi ülke çıkarlarını harcar bir tutum izlememişti - bu ayrı bir yazı konusu) Almanya derhal tüm AB ülkelerini dayanışmaya çağırdı. Almanya Başbakanı Merkel’ e yönelik gündeme gelen “yasadışı dinleme” tüm AB liderlerinin de başına gelebilirdi ve öyle olduğu da ortaya çıktı. Ancak Almanya’nın tüm AB ülkeleri ile ortak tavır almaya yönelmesi doğruydu.
ABD’de “Edward Joseph Snowden casusluğu” ortaya çıktığında tüm NATO üyelerini dayanışmaya çağırdı. Çünkü “Snowden” tarafından açıklanan gizli bilgiler sadece ABD’nin güvenliği değil tüm NATO güvenliği açısından “tehlikeli” bir durum yaratmaktaydı. ABD’nin dayanışma beklemesi bu açıdan doğru bir çıkıştı.
Şimdi sıra bizde!
AB Komisyonu'nun “genişleme ve komşuluk politikasından sorumlu üyesi” Stefan Füle ya da eski Lüksemburg Başbakanı ve de Avrupa Parlamentosu Seçimleri’nde “tüm hristiyan demokratların ortak adayı” Jean-Claude Juncker hala “youtube niye engelledi ?” diyerek tüm gelişmelere “Fransız kalsalar da” bizim sabırla ve yorulmadan tüm müttefiklerimize meselenin “yasadışı hainlikleri ve casuslukları yayan sosyal medya şirketlerinin geçici olarak haklı bir şekilde engellenmesini çoktan aştığını” anlatmalıyız.
NATO’nun “düşmanı konumundaki” Suriye’nin kanlı istihbarat teşkilatı “el-muhaberat’a” servis edilen ve sosyal medya aracılığı ile yayılmaya çalışılan “casusluk ürünü yasadışı kayıtlar” aynı zamanda Suriye’nin kanlı diktatörü Esed’i Türkiye’ye karşı kışkırtmayı amaçladığından NATO ülkelerinin tümünü “tehdit” eden bu olaya karşı Türkiye “yalnız” kalmamalı!
Elbetteki en başta MİT olmak üzere yetkili tüm birimler olayı soruşturmaya başladı ancak tüm aramızdaki malüm sorunlara rağmen NATO ülkelerinin istihbarat ve emniyet birimleri de “ortak düşmana” ve “hepimize karşı yapılmış hainlik ve casusluğa” karşı işbirliği yapılmasını beklemek de Türkiye olarak en doğal hakkımızdır.
Ne NATO ne de AB bu konuda “partnerleri” Türkiye’yi yalnız bırakamaz ve “bu sorun Türkiye’nin iç sorunudur” diyemez, çünkü bu “NATO’ya karşı bir saldırıdır” demek zorundalar.
Eğer böyle bir saldırı karşısında “NATO” ve üyesi devletler Türkiye ile dayanışma içinde olmazlarsa” NATO niçin var?”.
Polisiye düzeyde İnterpol ile işbirliği halinde Türkiye’de bu “haince casusluğu” yapan çetenin başı eğer yurtdışında ise “kırmızı bülten” mekanizmasının işletilmesi ve özellikle “NATO üyesi bir ülkede ise” o ülkenin tam desteği dayanışma gereğidir.
Şimdi tüm Türkiye vatandaşları olarak NATO ve AB’den, Türkiye’de gündeme gelenlere karşı almaları gereken doğru tavır beklemek hakkımız!
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS