Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ozan Ceyhun

Türkiye'de 'sözde' milliyetçiliğin dayanılmaz hafifliği!

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
2002 öncesi yıllarda Avrupa Parlamentosu'nda milletvekili olarak koştururken o dönemlerin AP'si "komedilik" bir şekilde Ermenilere yönelik yılda en az üç karar çıkarırdı. 
İki karar "soykırım" üzerine ise biri de biz Türklerin kulağına hoş gelecek bir karar olurdu.
Kulağımıza hoş geleni "FB, Benfica maçını kazanmış" gibi kutlardık.
"Soykırım'dan" bahseden kararlar alındığında ise "Türk'ün Türk'te başka dostu yoktur" demeye bayılırdık. Hele bir seferinde sözde "Fransız mallarını protesto bile ettik".
"Çok milliyetçi" bazı arkadaşlarımız "artık çalışmayan bozuk" Fransız malı televizyonlarını camdan aşağı attılar ve "işte Fransa gör gününü" demeyi de ihmal etmediler.
"Milliyetçilik nutukları atmaya bayılan" bazılarımız "bozuk" mopedlerini ya da "artık hurda bir vaziyette çürümeye yüz tutmuş yürümeyen" otomobillerini "protesto" olarak yaktılar.
Hatta "had safhada milliyetçi geçinen" bir tanemiz gazetelere bile konu oldu. "Büyük bir kahramanlık" yaptı. "Mademki Fransa bu soykırım kararını çıkardı ve Ermeni düşmanlarımızla işbirliği yaparak bizi sırtımızdan bıçakladı. Öyleyse ben de Ermeni karımı boşuyorum" deyiverdi.
Şaka değil!
Bu yazdıklarımın hepsi gerçek. Brüksel'den hayretler içinde izlediğimiz ve gazetelerde okuduğumuz olaylardı bunlar. Arşivleri karıştırdığınızda çok daha fazlasını ve "inanamıyorum, olamaz" dedirtenleri bulabilirsiniz.
Kısacası sözde "milliyetçilik" sayesinde ne kadar eski hurda varsa elden çıkardık. Boşanmaya niyetli olduğumuz "eşlerden" kurtulduk.
O yıllarda göğüslere iğnelenen "Atatürk" rozetlerinin boyları sürekli büyüdü. Rozet ne kadar "kocaman" olursa "o kadar mı Atatürkçü oluyorduk acaba?".
Şimdi de durum pek farklı değil.
Özellikle İP'nin eskiden "körü körüne Çin'e bağlı", günümüzde ise "en hızlı Atatürkçü" militanları, sempazitanları örgütlü bir şekilde "gürültü koparma" operasyonları yapmaktalar.
"Türkiye'de Barış" için canla, başla ve gönüllü uğraş veren insanların konuşmacı olduğu toplantıların yapıldığı mekanların önünde "bağırarak" sözde "vatana sahip çıkmaktalar".
Aşırı derecede "Maocu" oldukları yıllarda söylediklerini hatırlamak istemeyen bu "çok milliyetçi eski Maocu yeni Atatürkçü" bir avuç organize ekip her akşam haberlere "akil adamlar gene protesto edildi" mesajını verdiklerinde çok mutlu oluyorlar. Hala eski "maoist-stalinist propaganda" yöntemlerini bırakmadıkları görülüyor!
Bu şekilde "vatanı kurtardıkları" iddiasında olan bu sözde "çok milliyetçilerin" Türkiye'de "akan kanın durması" ya da "terörün sona ermesi" gibi sorunları olmasa gerek. Çünkü bu konuda yaptıkları hiç bir şey yok.
Tek dertleri "barış için çaba sarfedenleri" ve "akan kanın durması ve anaların ağlamaması için koşturanları" sabote etmek.
Hatta "gaza gelip" Almanya'ya gelip aynı etkinlikleri yapmaya çalışıyorlar.
Birinin onlara hatırlatması lazım! Almanya'da yeterince Alman "milliyetçisi" var. Türkiye'den gelecek sözde "milliyetçilere" ihtiyaç yok! "Milliyetçiliğin" istismar edileninin "milliyeti zaten yok!".
Bakıyorum şimdi yeni bir moda daha çıktı.
AK Parti Hükümeti'nin "Türkiye Cumhuriyeti ile sorunlu olduğu" iddiası ile yeni bir akım başlatanlar isimlerinin önüne "TC" yazınca bir başka "vatanserver" oldukları iddiasındalar.
Oysa AK Parti Hükümeti'nin Türkiye Cumhuriyeti ile bir sorunu yok. Tam tersine bu cumhuriyeti 2002'li yıllara kadar "babalarının malı gibi" istismar eden "Atatürkçülüğü" nemalanmak için kullanan ve Türkiye Cumhriyeti'ni sadece "Atatürk'ün adının istsimar edildiği kemalist bir oligarşinin" cumhuriyeti olarak onlarca yıl sömürenlerle hesaplaşmakta.
Anadolu insanı bu hesaplaşmadan çok memnun.
O nedende 23 Nisan'da Anıtkabir'de bir bakana "elinde niye bayrak yok" diye bağırıp hatta "küfürümsü" sözler söyleyenlere yüz vermiyor.
"Elinde bir bayrak tutmak", "isminin önüne TC yazmak", "göğsüne kocaman bir Atatürk rozeti iliştirmek" tek başına kimseyi daha "yurtsever" yapmıyor. Elbette iyiniyetle yapanlara sözüm yok. Sözüm bunu da istismar edenlere!
Türkiye'de sözde "milliyetçiliğin" dayanılmaz hafifliğine rağmen başaracak bu ülke akan kanın durmasını ve terörün sona ermesini. Buna eminim.
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS