Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ozan Ceyhun

Suriye kimin umrunda? AP Türkiye ile meşgul!

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Suriye'de insanlar katledilmeye devam ediyor! Kimin umrunda? AP Türkiye ile meşgul!

Almanya'da çok sevilen polisiye Tatort dizisinin sevilen aktörü Jan Josef Liefers Suriye'de şu anda. Bild Gazetesi birinci sayfasını bugün (12.06.2013) ona ayırmış. Beşinci sayfada da sadece Jan Josef Liefers'i ve eli kanlı Suriye diktatörü Esed'in kurbanı olan çocuklar ana konu yapmış.

Jan Josef Liefers bir sanatçı. Uyduruk dizilerden "milyonlar" kazanmadı belki ama sorumluluğunun bilincinde. Bizim Türkiye'de "AK Parti'ye karşı tavır alalım" dediğinizde nedense koşa, koşa gelenlerden farklı bir insan. "12 Eylül'ler" gündeme geldiğinde ve Türkiye gerçek anlamda faşizmin altında inim, inim inlerken ya da 2002 öncesi onca baskı gündeme geldiğinde hatta "Ahmet Kaya ile dayanışma gerektiğinde" vatandaş olduklarını "farketmemiş" olanlardan da değil o.

Sahi komşumuz Suriye'de eli kanlı diktatör Esed'in katliamlarının altında inim, inim inleyen insanların yardımına bugüne kadar hangi "insan haklarını çok savunan" o sanatçılarımızdan biri gitti.

Suriye için çaba veren sanatçı sayımız bir elin parmakları kadar ne yazıkki!

Jan Josef Liefers "bir gün bu çocuklar bizlerin hakkında ne düşünecekler" diyerek Suriye'de katliama seyirci kalanları sorgulamakta.

"Suriye'ye askeri müdahale gerekiyor mu" sorusuna da dobra, dobra cevap vermiş: "Elbette ben hep diplomatik çözümlerden yanayım. Ama bazen diplomasinin daha fazla zarar verdiğini de görmemiz gerekiyor. Şu anda insanlara yardım etmek istiyorsak Suriye hava sahasını uçuşa yasaklamamız gerek. Bu sayede insanların havadan bombalanmasını engelleyebiliriz" diyerek.

İşte sanatçı. Yüreği kan ağlıyor.

İnsan isek hem Taksim Gezi parkı nedeniyle yitirdiğimiz (ister eylemci, ister polis olsun) vatandaşlarımız nedeniyle yüreğimiz kan ağlamalı.

Ama Suriye'dekiler de insan ve onları da umursamak zorundayız. Komşumuz konumunda bir ülkede eli kanlı bir diktatör her gün çocukları,kadınları ve yaşlıları katlediyorsa buna kayıtsız kalmak bir "insanlık suçu" değil mi?

Sahi "CNN INT" eli kanlı diktatör için "Hitler" kavramını kullanmadı hiç! Peki Türkiye söz konusu olunca "ne oldu da, saçmaladı?" diye sorgulamamız gerek miyor mu?

Taksim'de şiddet yaşamayalım. Hepimiz bundan yanayız. Ancak Suriye'deki katliamlara hepimiz niye karşı çıkmıyoruz?

Suriye'deki zulme karşı ciddi anlamda gerçekten tavır alan tek ülke Türkiye acaba kasıtlı olarak mı kendisiyle uğraştırılmakta?

"CNN INT" Halep söz konusu olduğunda "Taksim Gezi Parkı" için gösterdiği hassasiyeti acaba neden göstermedi bugüne kadar?

Hadi Türkiye'deki genç nesil "Evren Faşizmi'ni" ve 2002 öncesi Türkiye'nin anti-demokratik uygulamalarını yaşamadı ve bilmiyor. Peki niye dürüst olup yanlarındaki ağabeyleri, ablaları, amcaları ve teyzeleri onlara bu dönemi anlatmıyorlar?

2002 öncesi Türkiyesi'nde Taksim'de Gezi Parkı eylemi yapmak isteyenler su sıkan polis ile değil tankıyla, topuyla ve tüfeğiyle alanı girilmez hale getiren cunta geleneğine sahip üniformalılara muhatap olurdu. Taksim Meydanı'nda kan gövdeyi götürürdü! 1977'de olanları ne çabuk unuttuk!

O bugün beğenmediğimiz 2002 sonrası hükümeti sayesinde demokratik eylem hakkımız var ve gün geliyor Taksim Gezi Parkı'nı da yaşayabiliyoruz!

Nedense tek taraflı bir şekilde geçmişi hiç değerlendirmeden "karşıtlarına saldırmayı" çok seviyor bazıları!

Türkiye'ye yazık oluyor. Umurlarında değil!

Üstelik bir de "Avrupa'da zaten yanıltılmaya meraklı olanlardan ve bizi sevmeyenlerden" medet umanlar var aramızda.

Bu sabah uçakta Berlin'e uçarken "Süddeutsche Zeitung" isimli gazetenin ikinci sayfasında koca bir fotoğraf vardı. "Biri gaz maskeli, elleri eldivenli yani tam teçhizatlı eylemci diğeri ise elindeki molotof şişesini ateşleyen işbirlikçisi". Gazete ise fotoğraf altı olarak "polisin şiddetinden korunmaya çalışan iki eylemci" yazmıştı. İşte bakış açısı bu olunca elbette Avrupa Parlamentosu'nda da "gönüllü Türkiye karşıtları "grubu her zaman en severek yaptığı işi yapıyor ve "Türkiye'ye karşı bir karar" alıyor. Sadece medyadan işlerine geleni okuyarak. Eylemcilerle konuşup, vali ya da belediye başkanı ile konuşmaya bile ihtiyaç duymaksızın "karar" veriyorlar.

Bu şekilde mi "Türkiye'ye demokrasi" dersi veriyorlar?

Sonra da "kim takar bunları" durumu olduğunda "bozuluyorlar".

Sahi ben Avrupa Parlamentosu'nda son aylarda Suriye ile ilgili Türkiye tartışmalarında duydukları heyecanı duyarak angaje oldukları bir toplantı hatırlamıyorum. Neden acaba?

Suriye'de her gün onlarca insan katledilmeye devam ediyor! "O insanların" Türkiye'deki Taksim Gezi parkı kadar değeri mi yok? Yoksa asıl sorun Türkiye mi?

"Türkiye demokrasi cenneti de olsa" eleştirecek bir şey arayanların Suriye umrunda bile değil!

Jan Josef Liefers'e teşekkürler! İnsanlara sahip çıkıyor ve "sanatçıyım" diye böbürlenerek "içki satışının kurallandırılması" konusunu bile Suriye'den daha önemli bir kavga nedeni yapanlar" burunların dibine yardım eli uzatmazken hiç değilse o Halep'te!

Peki boş verelim "dizi zenginlerini" ama hiç değilse biz Suriye'de yardımımıza ihtiyacı olanları lütfen unutmayalım!
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS