Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ozan Ceyhun

Reyhanlı katliamı ve AB...

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Reyhanlı Katliamı AB'nin gözünü açmalı ve AB kanlı diktatör Esad'a kayıtsız kalmamalı!

Avrupa Birliği hala bir gerçeği kavrayamadı.

2002 öncesinin "demokrasi açısından özürlü" ve "pısırık" Türkiye'si yok artık!

2002 öncesinin AB için "kolay" Türkiye'sinin olmadığını bir an önce fark etmesinde yarar var.

Günümüzün her geçen gün daha demokratikleşen, ekonomik olarak kendi başının çaresine bakabilen ve bulunduğu coğrafyada "ezilenlerin umudu" olacak kadar iddialı Türkiye'si AB'nin görmekte zorlandığı tek değişim değil.

AB Ortadoğu'da ve Kuzey Afrika'da da gündeme gelen büyük değişimi algılıyamamakta ve tüm bu olanlara ayak uyduramamakta.

Mısır'da halk diktatörü devirirken AB'nin önde gelen ülkelerinin Dış İşleri Bakanları hala "sadece kendilerinin inandıkları" ve Mısır Halkı açısından "trajik" bir "arabuluculuk" çabasındaydılar. Yanlış analiz ettikleri ve uzak kaldıkları gelişmelerin gerisinden akıllarınca bir şeyleri kurtarmaya çalışıyorlardı.

Tunus'ta uyudular. Libya'da "treni kaçırmamak" için Sarkoyz'nin peşine takıldılar.

Filistin'de AB ve tek, tek AB üyesi ülkelerin artık "o eski sevilen ve sempati ile izlenen konumları" yok. Filistin'de AB değil Türkiye'den medet umuyor insanlar.

Doğu Akdeniz'de AB üyesi Güney Kıbrıs'ın Rusya tarafından neredeyse tamamen kontrol altına alınmasını ve enerji alanında AB üyesi olmayan bir İsrail kadar Güney Kıbrıs'a yakın olamamayı seyretmekteler.

Doğu Akdeniz söz konusu olduğunda bu bölgede ABD, Rusya, Türkiye, İsrail, Mısır, hatta Çin var. AB mi? Kayıp!

Sözde Suriye'nin eli kanlı diktatörü Esad'ın devrilmesi ve Suriye'nin insanlarının Esad Diktatörlüğü'nden kurtulmasını istiyorlar. Peki bunun için ne yapıyorlar? Hiç bir şey!

"Bir şey yaparlar da bir sorumluluk almak zorunda kalırlar" diye ödleri kopuyor.

Bu mu Avrupa Birliği?

Hiç mi sorumluluk taşımıyor burnunun dibinde insanlar katledilirken?

Suriye'de epey uzun zamandır sivil halk kanlı diktatör Esad tarafında katledilmekte. AB ne yaptı? Türkiye'yi seyrediyor.

Konuşmaya gelince "AB'den daha demokratı, insan haklarına sahip çıkanı ve terörizmi lanetleyeni yok!"

Ama işte Türkiye.

Kendi iç politik ortamında CHP ve MHP gibi "barış için çabaları bile desteklemeyen ve hatta sabote" eden güçlere rağmen Kürt Sorunu'nu çözmek için didiniyor.

Aklı başında tüm Türkler ve Kürtler her türlü fedakarlığa hazırlar.

Türkiye yine komşusu Suriye'nin kanlı diktatörünün acımasızca döktüğü kana seyirci kalmama insanlığını göstermekte.

On binlerce Suriyeli savaştan güç bela kaçıp Türkiye'nin korumasına sığınmış durumdalar. Türkiye zengin bir ülke değil ama elinden geleni yapıyor. Kendisine sığınan mültecileri Esad Diktatörlüğü'ne geri vermiyor. Doğrusu da bu!

AB ve AB üyesi ülkeler ise bırakın ellerini ceplerine atmayı lütfedip çok acil olarak kendi ülkelerinde daha iyi bir bakım olanağı bulabilecek gruplara bile kayıtsız kalmayı "politika" olarak sunuyor. Türkiye'ye mali destek konusunda bile AB'ye yaraşır bir öneri yok.

Oysa AB'nin hem Türkiye'de Kürt Sorunu'nun çözümü sürecine hem de Suriye'deki kanlı diktatörlüğün sona ermesi çabalarına eğer kendi değerleri açısından inandırıcı olmak istiyorsa çok daha fazla katkı sunması gerekiyor.

İşte Reyhanlı Katliamı!

"AB aday ülkesi" Türkiye "AB değerlerine sahip çıkıp Suriye'nin acımasızca katledilen insanlarına sahip çıktığı için Suriye'nin kanlı diktatörünün terör çetelerinin hedefi durumunda. Eli kanlı Suriye diktatörü Reyhanlı Katliamı gibi insanlık suçları işleyerek Türkiye'de insanların Suriyeli mültecilere destek vermesini engellemeye çalışıyor.

İşte şimdi AB'nin artık daha net tavır almasının ve Türkiye'yi bu provakasyonlara karşı desteklemesinin tam zamanı. AB ve AB üyesi ülkeler "Suriye hava sahasının kapatılmasından" tutun "denizden ablukaya alınmasına" kadar bir çok alanda cesur adımların atılmasını sağlayabilirler. İran, Rusya ve Çin gibi "Esad destekçisi ülkelere" karşı duruşlarını daha net dile getirebilirler.

"Terörü lafta lanetlemek", "Esad'a lafta karşı çıkmak" ya da "Türkiye'yi destekliyoruz" demek yetmiyor.

Reyhanlı'da AB'ye aday ülkenin vatandaşları AB'nin değerlerine sahip çıkmanın bedelini ödemek zorunda kaldılar.

AB için "Kopenhag Kriterleri" geçmişte sadece Türkiye'nin üyeliğini engellemek için sürekli dile getirilen kriterler değilse bu kriterlere sahip çıkmak Esad'ın daha fazla kan dökmesini, insan haklarını ayaklar altına almasını ve katliamlarını da engellemek anlamına gelmeli.

Reyhanlı Katliamı bana Bosna'yı hatırlattı. AB Bosna'dan ders çıkardı ise bunu Suriye'de tüm dünyaya kanıtlamalı. 
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS