Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ozan Ceyhun

'Paşalarımız uyuyor mu? Ordu göreve!'

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Taksim'de Gezi Parkı'nda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin hata yaptığını görmemek için kör olmak gerekir.

Taksim'de Gezi Parkı'nda "parkın bugünkü yapısını korumak" isteyenlere uygulanan polis şiddeti soruşturma gerektirir ve gerekirse sorumlu olan polis müdüründen hesap sorulmalı..

Taksim'de Gezi Parkı'nda eylemcilerin şahsi malı olan çadırları ateşe atan "cahil kafaların" hem mala zarar vermekten hesap vermesi hem de eğitilmesi gerekir.

Taksim'de Gezi Parkı'nda çok hata yapıldığını ve bu hatalara yönelik tüm demokratik tepkilerin haklı olduğunu kabul etmekten başka bir olanak olduğunu sanmıyorum.

Ancak Taksim Gezi Parkı'nda yapılan hataların bizzat İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından kabul edilmesinin ve de İç İşleri Bakanlığı'nca polislerin tavrı hakkında soruşturma açılmasından sonra olanları "gaza gelmeden" izlemekte yarar var.
Avrupa'daki çoğu dostum olan vekil ve politikacı arkadaşlarım bence çok acele açıklamalar yapmaktalar.

Şimdi size soruyorum:
Taksim Gezi Parkı'nda "barış ve huzur tüm taraflarca sağlandıktan" sonra ve de insanlar artık "varılan sonucu" kutlarlarken Beşiktaş'taki Başbakanlık Ofisi'ni basmaya kalkanlar masum mu?

Ankara'da TBMM Binası'nı ya da Başbakanlık Binası'nı basmaya kalkanlar "kırmızı halı" serilerek içeri mi alınmalıydı?

Taksim'de insanlar gerçekten parklarını ve ağaçlarını korumak için eylem yaptı ve onlarla dayanışma için eylem yaptığını iddia edenler Ankara'da otobüs yakarken, ağaçları devirirken, çiçekleri ezerken demokratik bir dayanışma içinde miydi?

Doğayı koruyanlarla dayanışma adına kentleri yakıp, yıkmak Avrupa tarafından desteklenen bir eylem biçimi mi?

Polislere kızıyoruz. Haklıyız. Peki tüm televizyon kameralarından izlediğimiz ve polislere "hepinizin anasını ..." diye bağırırken ağzından köpükler saçtığını gördüğümüz CHP'nin ulusalcılıkla namlı Mersin milletvekili şimdi "helal olsunluk" bir sosyaldemokrat mı oldu?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a "kin bileyen" bir kesimin Türkiye'de var olduğunu bilmemek için kör ve sağır olmak gerek. Onu kimse sevmek zorunda değil.

Ancak onun politikalarından ya da demeçlerinden rahatsız oluyoruz diye "çekirge sürüsü" gibi geçtikleri yeri yakıp yıkanları ve polisleri linç etmeye varacak kadar "gözünü kan bürümüş" olanları alkışlamamız mı gerekiyor?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı ve onu seçen insanları sevmek zorunda değiliz. Şimdi "belki elimize bir öç olanağı" geçti hissi ile "onu Menderes gibi sallandırmak" istediğimizi haykırmak bizi demokrat mı yapıyor?

Elimizde tuttuğumuz pankartı okumadan mı tutmaktayız? Ya da insanlığımızdan bu kadar mı uzaklaştık: "3. köprünün adı Emine olsun, bizde ..." yazan ve de taşıyan yaratığın karısı, kızı ve bacısı da vardır allah bilir. Şimdi bu yaratığa "allah belanı versin" dediğimde ben bir "AKP yanlısı mı" oluyorum?

CHP'nin kanalı konumundaki bir kanaldan yapılan yayında "ordu göreve" diyenler yani "postal kafalılardan" çok çekmiş Türkiye'de hala aklı başına gelmemiş olanlar mı sosyaldemokrat?

Hele "sizin 250 bin polisiniz var, biz ise en kötü ihtimalle 10 milyonuz" diyen kişi geriye kalan 65 milyonla ilgilerinin olmadığını açıklarken onu alkışlamalı mıyız (hoş belki de kendini ele verdiği için)?

Taksim'deki "haklı bir vatandaşlık girişimi ve direnişini", onlar amaçlarına ulaştıktan sonra "27 Mayıs" denemesi haline getirenler demokrat mı oluyor?

Hiç düşünmüyorlar mı Türkiye'nin bir çok ilinde ve ilçesinde "neden çıt çıkmıyor ve eylem yok" diye?

"Halk" kavramı sadece kemalist oligarşiyi geri getirmek isteyenler için mi geçerli?

Peki Türkiye'nin bir daha "postal kafalıların egemenliğinde 2002 öncesi bir ülke olmasına" müsaade etmeyecek olan onlarca milyon insan halk değil mi?

Bence CHP geçmişte 12 Eylül'ü ve Evren Cuntası'nı bile bu derece enerjik bir şekilde şikayet etmemişti dünyaya.
Bazı CHP'liler bugün olanları "12 Eylülden beter" diye tanımlıyorlar. Aslında kendilerini ele veriyorlar. Doğrudur CHP'liler çekmedi 12 Eylül'ün çilesini.

Bana "12 Eylül'den beter bunlar gaz yedim" diyen bir dostuma "12 Eylül'de bok yediriyorlardı" diye hatırlattım ve bu benzetmelerin "talihsiz" olduğunu söylemek zorunda kaldım. 12 Eylül Faşizmi ile günümüz Türkiye'sini bir tutmak benim için "kimse kusuruma bakmasın" büyük bir cahillik.

Bunu diyenin "ya tarihten haberi yok" ya da "Türkçe sorunlu" olması lazım.
AK Parti'de elbette eleştirecek çok şey var.
Gelin Türkiye'yi siz daha demokratikleştirin. Halkı ikna edin sizi seçsin.

Ama "ordu göreve" dediğiniz an emin olun o halk sizi hiç bir zaman seçmeyecek ve siz "taş atan, otobüs yakan ve bir elinde bira şişesi öteki elinde kalpaklı bir Atatürk resimli bayrağı ile yolu kesene" halk demeye devam edip avunacaksınız.

Şimdi siz benim "fikir özgürlüğümü kullanarak" yazdıklarıma da kızıp bana "demediğiniz" bırakmayacaksınız. Biliyorum.

Siz çünkü sadece sizin "ulusalcı ve kemalist" ideolojinize destek verenleri "halk" olarak görmektesiniz. Ben sizin "halk" olarak görmek istemediğiniz taraftayım.

Avrupa'da da anlatmaya devam ediyorum Türkçe olarak yazdıklarımı. Çünkü bazıları şu anda "Türkiye düşmanlığını" gönüllü olarak yapanlara malzeme olmaktalar.

Esed çok mutlu.
Sarkozy gibileri çok mutlu.
Siz de oralardan mesajlar geldikçe mutlu oluyorsunuz.
"Bir de şu paşalarımız uyumasa da bir darbe yapsalar. Ah nerede o günler" değil mi?
Günümüz Türkiyesinin 1960 Türkiyesi olmadığına çok üzülüyor olmalısınız.

Lütfen "demokratım" falan demeyin, gülünç oluyorsunuz!
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS