Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ozan Ceyhun

Herkes gider Mersin'e, CHP gider tersine!

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült

-Avrupa'da büyük hayal kırıklığı: CHP-

Yaşamakta olduğum ufak kasabada her zaman gazetelerimi aldığım Alman gazetecim heyecanla "bu sefer galiba başardınız, Türkler ve Kürtler artık şavaşmayacak" diyor. Kasabamda çok sayıda Türk ve Kürt yaşamakta. Hatta kasabamın en başarılı futbol takımının adı "Dersimspor". Kasabanın yerlisi Almanlar hem Türklerle hem de Kürtlerle komşuluk ilişkileri içinde ve Türkiye'deki son gelişmelere gerçekten seviniyorlar.

Brüksel'den "geçmişte birlikte çalıştığım" Alman arkadaşlarım arıyor. Kimi CDU kimi SPD kimi ise FDP üyesi. Ortak soruları "duyduklarımız  ve okuduklarımız doğru mu, Türkiye'de savaş sona mı eriyor?". Seslerinden anladığım kadarıyla dünkü Diyarbakır resimleri onları da heyecanlandırmış. Türk dostları var ve seviniyorlar.

Berlin'de sosyaldemokrat yoldaşlarım yürekten seviniyor. Sohbetlerimizde bu çok açık ortaya çıkıyor.

İstanbul'da görev yapan Alman tanıdık ya da arkadaşlarım "Türkiye'de kan dökülmesinin ve anaların ağlamasının sona ermesi umudunun bu derece yakın olmasına" yorumları ile destek veriyorlar.

Lefkoşa'da görev yapan ve Türkiye'yi seven bir Alman dostum Türkçe "Ozan olanlara inanamıyorum ama olanlar bir o kadar da güzel" diyor.

AK Parti'yi kesinlikle desteklemeyen ve PKK konusunda sert görüşlere sahip annem seviniyor. Çünkü o bir "ana" ve "analar evlatlarını yitirmesinler artık" tek dileği!

Almanya'daki Türkler ve Kürtler umutlu.

Türkiye'de sokaktaki insan "acaba" sorusuyla meşgul olsa da ilk defa "Türkiye'nin huzura bu derece yakın olduğunun" farkında.
Kıbrıs'ta Türkler ise "Kürt Sorunu çözülürse, sıra Kıbrıs'ta mı?" demeden edemiyorlar. Lefkoşa'da AK Parti'ye kesinlikle karşı bir yayın organının baba tarafından Dersimli ve ana tarafından Baflı yazarı "bu da olursa Tayyip Erdoğan'a Nobel verilmeli" diye yazar hale gelmiş durumda.

"Çok gezen çok bilir" derler. Haşa! Haddime düşmez.
"Çok bildiğimi" iddia edemem ancak "çok gezdiğim ve gözlemlediğim ve de dinlediğim" doğru.
Brüksel'de, Almanya'da, Türkiye'de ve KKTC'de insanların Türkiye'de "barışın temellerinini atılmakta olduğu bu süreci" heyecanla izlemekte olduklarını bizzat yaşamaktayım.

Tek heyecanlanmayan, tek sevinmeyen ve neredeyse "üzülüyorlar mı acaba" diye düşündüren CHP!
Bu nasıl"sosyaldemokrat olduğunu" iddia etmektir?

Ben "o Polonya'da diz çöküp özür dileyen Willy Brandt'ın" partisi SPD'nin üyesiyim. SPD demek "barış için çalışmak" demek. Hepimiz Willy Brandt'ın o diz çöküşü ile gurur duyarız. O diz çöküş bir "çöküş" değil dünya barışı için "dev bir adımdır" çünkü!
Sosyaldemokrasi demek "barış, toplumsal eşitlik ve demokrasi" için uğraş vermek demek.
Türkiye'de "sosyaldemokrat" olduğunu iddia eden CHP'nin içinde bazı kesimlerin "Veli Küçük gibi bir ismi" ve benzerlerini savunmalarını dünyada hiç bir sosyaldemokrata anlatamam.  Hiç bir sosyaldemokrat bunu anlayamaz!
Türkiye'de "sosyaldemokrat" olduğunu iddia eden CHP içinde öyleleri var ki "neredeyse Türkiye'de Kürt Sorunu'na barışçıl bir çözüm geliyor" diye "yas tutacaklar"!

Türkiye'de "sosyaldemokrat" olduğunu iddia eden CHP içinde öyleleri varki "Kürt Sorunu'nun çözümü için atılan adıma bir destek açıklaması yapmamak" için neredeyse saklanmaktalar.

Oysa bu sorunun çözümü için çabaların ve diyaloğun başarısı için en önde giden olmalıydı CHP, eğer sosyaldemokrat bir parti ise!

İrlanda ve İngiltere'de en önde idi sosyaldemokratlar. IRA Terörü'nün ama o teröre zemin sunan yanlış İngiliz politikalarının sona ermesi için sosyaldemokratlar bayrağı kimseye kaptırmadan canla, başla çalıştılar.
İspanya'da yine sosyaldemokrat yoldaşlarımız en önde koşturanlardı ETA Terörü ve bu teröre neden olan "faşist Franco artığı" yanlış İspanyol politikalarının sona ermesi için.

Ne İspanya'da ne de İrlanda ve İngiltere'de terörün sona ermesi için "diyaloğa" karşı çıkma hatası içine düşmediler. Yanlış "şehit edebiyatı" ile ülkelerinin MHP benzeri partileri ile yarış içine düşmediler. Tek hedefleri vardı "dökülen kanın sona ermesi ve anaların ağlamaması"! Başardılar!

Türkiye'de ise "Oslo görüşmelerini" kurcalamak sanılıyor sosyaldemokratlık!
Türkiye'de ise "tüm tarafların özveri içinde soruna çözüm aradığı süreçte" konuşmamak, desteklememek sanılıyor sosyaldemokratlık!

Sosyalist Enternasyonal, Avrupa Parlamentosu ve AB ülkelerindeki sosyaldemokratlar artık anlayamamaktalar "CHP'nin barış sürecine yönelik tavrını".

Türkiye dışında tüm sosyaldemokratız diyenler "bu çabaları" çoşkuyla desteklerken, "kardeş parti" konumundaki CHP'de yaşananlara şaşırıyorlar.

Eğer CHP içinde "Türkiye'de yaşanmakta olan bu tarihi barış süreci" ile sorunu olanlar var ise onları "kızdırmamak" amacıyla verilen tüm ödünler sosyaldemokrasi ilkeleri ile çelişmekteler! Eğer "ulusalcı" diye tanımlananlar "bu barışı istemiyorsa" sosyaldemokratım iddiasında olan CHP'de "ne arıyorlar?" diye sormak gerekmez mi?
CHP içinde var olan sosyaldemokrat dostlarımın sessiz kalmak zorunda bırakılmaları üzücü!
Oysa "Gerhard Schröder'den" öğrendiğim gibi "önce ülkem sonra partim" diyebildiğinizde Türkiye'nin attığı "barış adımını" desteklemek doğru olanı.

Bu haliyle CHP Avrupa'daki sosyaldemokrat partiler için de bir sorun.
Almanya'da Türkiye kökenli insanların oylarına talip sosyaldemokratlar olarak Türkiye'deki barış sürecini destekleyen Almanya'da yaşamakta olan Türklerin ve Kürtlerin desteğini alırken Türkiye'deki "kardeş partilerinin" bu "çelişkili tavrına" yönelik soruları da cevaplandırmak zorunda kalmak hiç de hoş bir durum değil!

 

OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS