Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ozan Ceyhun

CHP, Avrupa'da tam dağıttı!

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
CHP, Avrupa'da tam dağıttı! 
Ulusalcıların maskesi düştü!

23 Mayıs 2013 Perşembe Günü Almanya sosyaldemokrat partisi SPD, 23 Mayıs 1863 tarihindeki kuruluşunun ardından 150. yaş gününü muhteşem bir şekilde kutladı. Leipzig'teki kutlamada dünyanın önde gelen tüm sosyaldemokrat lıderleri hazır bulundu. Fransa Devlet Başkanı bir konuşma yaptı. Hristiyandemokrat Şansölye Merkel'in de hazır bulunduğu kutlamada sosyaldemokrat olmayan Almanya Devlet Başkanı mükemmel bir konuşma yaparak SPD'nin "Almanya demokrasisinin gururu olduğunu ve tarihte Almanya'nın onurunu koruduğunu" dile getirdi.
Haklıydı.
Alman sosyaldemokratlar Hitler'in nasyonal sosyalist rejimi ve Stalin'in emrindeki Alman komünistlerine karşı direnen tek partiydi.
23 Mart 1933 tarihinde "Reichtag" diye tanımlanan Alman Ulusal Mecisi'nde sosyaldemokrat milletvekili Otto Wels "özgürlüğümüzü ve canımızı alabilirsiniz ama onurumuzu asla" diye nazilere kafa tutarken Almanya'da demokrasi mücadelesinin de sembolü ve onuru olmuştu. 30 kadar sosyaldemokrat milletvekili nazilere karşı son dakikaya kadar direndiler mecliste.
Bir çok sosyaldemokrat nazilerin işkence kamplarında musevilerle birlikte yaşamını yitirdi. Bir çoğu ağır hapis koşullarında yaşamak zorunda kaldı. Aralarında Willy Brandt gibi efsanevi sosyaldemokratların bulunduğu bir grup sosyaldemokrat ise nazilere karşı savaşırken ülkelerini zorunlu olarak terk ettiler ve sürgünde kavgalarını sürdürdüler.
Naziler iktidara geldiğinde bahçeye gömülerek saklanan kitaplar ve parti üye kartları Hitler Almanya'sının teslim olması ve Hitler'in "cehennemin dibine" gitmesinin ardından tekrardan çıkarıldı. Almanya'nın Batısında değil de Doğusunda yaşayanlar için durum daha da acı oldu. "Hitler'den kurtulduk" diye sevinirken "Stalin'in Alman komünistlerinin diktatörlüğünün esareti altında" yaşamak zorunda kaldılar. Doğu Alman Demokratik Cumhuriyeti isimli "stalinist diktatörlük" zamanında da çok sayıda sosyaldemokrat hapishaneleri doldurdu.
SPD, Hitler döneminde yasak olduğu gibi "Doğu Alman Stalinist Diktatörlüğü'nde de" yasaktı.
Almanya'nın Doğusunda SPD ilk olarak 1989 yılında "Stalinist Honecker Diktatörlüğü'nün" çökmesinin ardından kurulabilindi.
SPD'yi "bir işçi derneği" olarak 23 Mayıs 1863'te kuranlardan Ferdinand Lassalle onuru uğruna bir düelloda yaşamını yitirecek kadar namlıydı.
Birinci Dünya Savaşı sonrası Almanya'nın ilk Demokratik Cumhuriyeti'ni kurdular. "Kadınlara Seçim Hakkı" 1891 yılında SPD sayesinde gerçekleşti. İlk kadın milletvekili bir SPD'liydi.
Sıradan insanların kısacası fakir insanların çocuklarının da tarih yazabileceğini kanıtladı SPD'nin liderleri. Çoğu basit ve zor yaşam koşullarından geldiler.
Dünya sosyaldemokrasisinin lideri Willy Brandt evlilik dışı bir ilişkinin sonucu dünyaya gelen ve o günün koşullarında sadece annesinin adına kayıtlı ve annesi tarafından zor koşullarda büyütüldü. Gerhard Schröder, ikinci dünya savaşında ölen bir askerin oğlu olarak annesinin yanında yoksulluğun ne olduğunu yaşayarak büyüdü. işte bu nedenle sosyaldemokratlar "eğitimde eşitlik" ilkesini kutsal saydılar.
Doktor olmak için "doktor çoçuğu olmak" ya da iyi bir eğitim sahibi olmak için "zengin bir ailenin çoçuğu olmak" gerekmemeliydi. Bugün Almanya'da eğitim hala devletin görevi ve parasız ve de çok kaliteli ise bunu SPD'ye borçluyuz. itiraf etmeliyimki amerikan tarzı yaşamda benim orta derecede koşullarımda oğullarımdan biri şimdi "kimya" diğeri de bio-med-kimya" okuma şansına sahip olamazlardı.
Bunları uzun uzun anlattım. Çünkü CHP'nin "monşerleri" ya da "mütehaitlerinin" ulusalcı kemalist kafayapıları ile sosyaldemokrasiyi anlamakta güçlük çektiklerini ve anlayamadıklarını görüyorum.
CHP'de dış politkayı belirleyen "eski büyükelçiler" avrupa sosyaldemokrasisini anlayamazlar. Halkın içinden gelen bir Gerhard Schröder'in Türkiye'de AK Parti'ye olan sempatisini de anlamaları imkansızdır.
Türkiye'deki kemalist oligarşinin onlarca yıl ayakta kalabilmesinin başmimarı CHP ve onun halkta uzak, halka yabancı sözde elit duruşu aslında Alman sosyaldemokratların 150 yıl boyunca değiştirmek için kavga verdikleri "sistemden" farklı değildir.
SPD'li Otto Wells tavrını her onyılda bir askeri faşist cuntalara maruz kalan Türkiye tarihinde bulamayız. CHP daima "askerin en güvendiği parti" kimliği ile gurur duyan ve bu duruşu ile sosyaldemokrasiye tamamen ters bir parti olmuş Türkiye'de.
Avrupalı sosyaldemokratların gözünde Türkiye'yi demokratikleştiren, Türkiye'de militarizmin baş dayanağı olan kemalist oligarşiye son veren ve ulusalcıların "tabu" haline getirdikleri "etnik kimlik özgürlüklerini" mümkün kılan yani sosyaldemokrat bakış açısından kendilerine en yakın pratiğe sahip parti olarak AK Parti'yi görüyor diye CHP'lilerin tepkisiyle karşılaşıyorsa bu çok doğal!
Sosyaldemokrat olmayan CHP doğal olarak sosyaldemokratlara da tepkili.
İşte bunun son örneğini Brüksel'de yaşadık. AP Sosyaldemokrat Meclis Grubu Başkanı Hannes Swoboda, "kanlı diktatör Eded ile TC Başbakanı'nı bir tuttuğu için" görüşmek istemediği Kemal Kılıçdaroğlu ve yandaşları tarafından "düşman" ilan edildi.
Brüksel'de "sosyaldemokrasi olgunluğundan çok uzak uslüpları" ile rezil olan CHP'liler bunun hala farkında olmasalar gerekki 22 Mayıs 2013 günü Leipzig'te bu tavırlarına devam ederek sosyaldemokratlara "ne derece yabancı" olduklarını gösterdiler.
AP Başkanı Alman sosyaldemokrat Martin Schulz'a "Swoboda'yı şikayet eden" bir mektup verirken demokrasi anlayışlarının "kıtlığını da" sergilediler.
Hangi çağda yazıldığından şüphe duyulacak türde bir şikayet mektubunda "Türkiye'de iç siyasette yaşananları en iyi kendilerinin bildiğini" iddia edip Kemal Kılıçdaroğlu'nun bunları anlatmak isterken "ama ne acıdırki inandığımız ve her yerde uğruna mücadele verdiğimiz sosyaldemokrat ve sosyalist düşüncenin Avrupa Temsilcisi "Burada benim istediklerimi söyleyeceksin" zorbalığını göstererek , izleri uzun yıllar kapanmayacak yaralara neden oldu" diyerek "gülünç" duruma düştüler.
"Gülünç" duruma düştüler. Çünkü avrupalı sosyaldemokratların neredeyse tamamı Hannes Swoboda'nın CHP'ye karşı aldığı "hakaret ettirmeme" tavrını desteklemekteler.
"Gülünç" duruma düştüler. Çünkü kemalisler, sosyaldemokratlara "sosyaldemokrasi ve sosyalizmden" bahsediyor.
"Gülünç" duruma düştüler. Çünkü Martin Schulz, Hannes Swobada'nın CHP'lilerin sandığı gibi "Sıkıyönetim Komutanı" pozisyonunda değil ve "kulak çekecek" hali yok. Demokrasilerde bu tarz bir "şikayet mektubu" sadece ve sadece alanların verenler hakkında "tebessümüne" yol açar.
"Gülünç" duruma düştüler. Çünkü Leipzig'te SPD'nin 150. yaş günü kutlamasına resmi davetli olarak katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu ve TBMM Türk-Alman Dostluk Grubu Eş Başkanı Çağatay Kılıç ile sohbet ederken Sabah Gazetesi muhabirinin de kayda aldığı açıklamalarında Hannes Swoboda, CHP'lilerin iddialarının "yalan" olduğunu dile getirdi. Brüksel ile yaptıkları açıklamalar ve Swoboda hakkında yaydıkları iddialar aslında sadece ve sadece "rezil" olmalarına neden oldu.
Avrupa'da sosyaldemokratlar CHP'den bahsedildiğinde "CHP şimdi tam dağıttı" deyip kafalarını sallıyorlar!
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS