Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ozan Ceyhun

Bize karşı olana oy yok!

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Almanya'da onlarca yıl hep birilerinin "Türkleri temsil ediyoruz" diyerek "kendi ceplerini doldurmaları" ve "temsil etmedikleri insanların sırtından rol keserek avantajlar sağlamaları" insanlarımızın sonunda "yeter artık" demesine neden oldu.

Almanya'daki insanlarımız artık "kendileri hakkında kendileri karar verme ve kendilerini sadece kendilerinin temsil etmesi" konusunda kararlılar.

Size Sabah Avrupa'nın bu konuda kaleme aldığı aydınlatıcı haberi aynen sunmayı doğru buluyorum:

"Almanya’daki 52 yıllık göç tarihinde ilk kez Türk sivil toplum örgütleri ve medyası bir araya gelerek sayıları 1 milyona yaklaşan Türk kökenli seçmenin sandığı gitmesi için bir inisiyatif oluşturdu. 22 Eylül günü yapılacak Federal Parlamento seçimleri için Türk sivil toplum örgütleri ve medyasından oluşan dev bir inisiyatif oluşturuldu. Sabah gazetesi ve Atv Avrupa’nın da dahil olduğu inisiyatife Almanya’da bulunan 50’ye yakın çatı kuruluşu ve medya kurumu da destek verdi. “Sandığa Git” inisiyatifi adında oluşturulan çalışmanın amacı Türk kökenli seçmenlerin sandığa gitmesini teşvik etmek. İnisiyatif, plakat, toplantı, camilerde hutbe, gazete ve televizyonlarda haberler aracılığı ile Türkler arasında yüzde 20 oranında olduğu tahmin edilen seçimlere katılım oranının en az yüzde 50’nin üzerin çıkarmayı amaçlıyor. Almanya’da genel seçimlere katılım oranı ise yüzde 70 civarında bulunuyor. İnsiyatif tarafından yapılan açıklamada “Sandığa Git” inisiyatifinin 6 aylık bir çalışmanın ürünü olduğu belirtilerek, “Herkes kendi kimliğinden sıyrılarak bu birliğin içinde yer aldı. Büyüklük küçüklüğe bakılmadan tarihi birlik sağlandı ve çalışma prensipleri oluşturuldu. Her kesimin büyük desteği oldu ve bundan sonra da olacak. Bu zamana kadar birliğin sağlanması dışında altyapı çalışmaları da tamamlandı. Gazete ilanları, afişler, TV spotları ve internet sayfası hazırlandı. Bunların insanımıza ulaşması için cemiyetlerimizin yapacağı çalışmalar kararlaştırıldı” denildi. Çalışmaların 6 Eylül’de başkent Berlin’de yapılan basın toplantısıyla Alman medyası ve yabancı basın kuruluşlarıyla paylaşıldığını kaydeden inisiyatif öncüleri, “100 binin üzerinde Türkçe ve Almanca olarak hazırlanan afişler Türk toplumunun yoğun olarak yaşadığı bölgelerde asılacak, Almanya’daki Türk medyası ilanlarla kampanyaya destek verecek, TV’lerde inisiyatifin spotları yayınlanacak. Camilerde ve cemiyetlerde oy kullanmanın ehemmiyeti anlatılacak” şeklinde açıklamada bulundu. İnsiyatif vizeden eğitime, işsizlikten dışlanmaya kadar bir çok sorunun öncelikli olarak demokratik katılımla çözülebileceği ilkesinde hareketle insanları seçime çağırmak için oluşturuldu. Seçim katılım yönünden faaliyetler her örgüt ve medya kuruluşunun kendi inisiyatifinde gerçekleşiyor. Türk toplumunun siyasi potansiyelinin sandığı kanalize edilmesini hedefleyen inisiyatif gelecekte de asgari müşterekler bağlamında ortak girişimler yapmayı planlıyor. İnisayatifin ayrıca www sandigagit.de adındaki bir internet sayfası var."

Almanya'da yaşamakta olan insanlarımızın bu insiyatifi aslında belki de çok geç kalmış bir olay olsa da hiç değilse 22 Eylül 2013 seçimleri nedeniyle gündeme gelebilmesi de sevindirici.

Almanya'da düne kadar belli partiler sadece "ulusalcı-kemalist" eğilimli olan sayıca çok az ve Türkiye kökenli tolumun büyük kesimi ile hiç bir ilşkisi olmayan ufak grupların ya da PKK'ya sempati duyan örgütlerin etkisi altında kalmaktaydılar. Partiler "ulusalcı-kemalistler" tarafından olumsuz tanıtılan büyük kitle ve onu temsil eden stk'lara "önyargı ile bakmakta" hatta onlardan uzak durmaktaydılar.

Bu özellikle "Gezi Komplosu'nda" çok açık bir şekilde ortaya çıktığında Almanya'daki Türkiye kökenli geniş yığınlar hem çok rahatsız oldu hem de "kendi sırtlarından kendilerine ve de ülkelerine karşı yapılan açıklamalaları da" haklı olarak çok rencide edici buldu.

Almanya'daki Türkiye kökenli toplumun büyük çoğunluğunu oluşturan ve düne kadar sessiz kalan insanlar işte "Gezi sonrası yapılan ve söylenenleri" gördüklerinde "kendi sırtlarından hem politik hem de madden nemalananlara" artık "dur" deme ihtiyacı duydular.

Düsseldorf mitingi bu tepkiyi dile getirme ihtiyacı olarak ve bizzat tabandan gelen bir talep olarak gündeme geldi.

Onbinlerce insanımız Düsseldorf'ta "Gezi Yalanları ve Türkiye'nin demokratikleşmesine karşı cunta teşebbüslerine" karşı açık tavır aldı ve Almanya Politikası'na da "Almanya'daki Türkiyelilerin ezici coğunluğunun olduğu yerden uzaktasınız ve marjinal ya da kendi çıkarları için koşturan grupcuklar tarafından kandırılıyorsunuz" mesajını verdi.

Mısır'da "faşist bir askeri cuntanın" aynı Türkiye'nin "postal kafalı" paşalarının 12 Eylül'de gerçekleştirmiş oldukları tarzda bir "darbe" ile demokratik seçimle göreve gelmiş Mısır Cumhurbaşkanı'nı devirmesine tepki olarak Almanya'nın bir çok kentinde demokratik eylemler gerçekleştirenler de insanlarımızdı.

İnsanlarımız Alman politikacıların seçmene olan ihtiyacını ve bunu "sömüren" birilerinin "kendileri adına boş buldukları ortalıkta nemalandıklarını" farkedip en doğru adımı attılar!

Almanya'daki Türkiye toplumunun sessiz çoğunluğunu örgütlemek ve doğru hedefe mobilize etmek!

Seçimlerde sandığa gitmeyen ve "kendisini temsil ettiği iddiasındakilerin kendisine karşı her alanda aktif çalışmasını" izlemekten bıkmış onbinlerce insanımıza "siz seçmen olarak sandığa gider oy kullanır ve de bu oyu doğru kullanırsanız partiler de sizin farkınıza varır" mesajını verip onları bu konuda ikna etmek amacıyla da bu "dev" insiyatifi başlattılar.

Almanya'nın Frankfurt, Stuttgart ya da Siegen gibi bir çok kentinde seçmeni bilgilendirme amacıyla toplantılar organize eden sivil toplum örgütü Avrupalı Türk Demokratlar Birliği'ni (UETD) özelikle kutlarım. Hem insiyatife katılıp aktif rol aldılar hem de toplantılar düzenleyerek, afişler bastırarak ve de televizyonlarda katılımı destekleyici kısa reklamlar organize ederek önemli bir görevi yerine getirmekteler.

Daha düne kadar birilerinin kasıtlı karalamaları nedeniyle Türkiye toplumunun çoğunluğunu temsil edenlerden uzak duran politikacılar ve yerel yöneticiler de artık onların toplantılarına katılmaya ve dernek binalarını ziyaret etmeye başladılar.

Uyanan Türkiye Toplumu'nun çoğunluğu Alman politikacıların da uyanmasını sağladı. "Ulusalcı-kemalistlerin yönlendirdiği Alman politikacıların gerçek Türkiye Toplumu'na ulaşması neredeyse imkansızdır" gerçeğini fark ediyorlar şimdi.

Ayrıca bir çok Alman kentinde binlerce insanımızın katılıp adayları dinlediği toplantılara "insanımızın sırtından nemalanan ve onu temsil etmeksizin onun adına ortalıkta dolananlar" davet edilmiyor! İnsanlarımız artık "seçici" ve çok titiz.

Bu insiyatif sayesinde gelecekte kendi içinden çıkradığı adayları ile politikada çok farklı bir rol oynama amacında Almanya'daki Türkiyeli insanlarımız.

15 Eylül 2013 Pazar Günü Almanya'da ilk seçim Bavyera Eyalet Seçimi olacak bu ay.

Bavyera'da büyük bir değişiklik olmayacağı yönünde kamuoyu yoklamaları. Son kamuoyu yoklamalarına göre iktidar partisi hristiyandemokrat CSU yüzde 47 ile 48 oranında oya sahip. SPD yüzde 18 ve 21 arasında çok gerilerde. Yeşiller yüzde 10 ve 12 arasında bir oranda. FDP yüzde 4 civarında ve meclis dışı kalırsa şaşırmamız gerekiyor. Aynı durum Sol Parti içinde geçerli. Bavyera'ya özgü bir parti konumunda olan Bavyera Özgür Seçmenleri (FG) ise yüzde 7 ve 8 arasında bir sonuç almaya aday. Bavyera bu durumda her zamanki gibi "hristiyandemokrat" kalacak.

22 Eylül 2013 Pazar Günü bir de Hessen Eyaleti Seçimi var. Bu eyalette de seçimin galibi son dakikada belli olacağa benziyor. CDU yüzde 38 oy oranında iken SPD yüzde 30 oy oranına sahip. Yeşiller ise yüzde 13,5. Buna karşın FDP yüzde 5,5. Sol Parti ise yüzde 5 oy oranı ile terlemekte. Bu eyalette CDU-FDP Hükümeti'nin mi devam edeceği yoksa yeni bir SPD-Yeşiller Koalisyonu'nun mu olacağı son dakikada ortaya çıkacak.

22 Eylül 2013 Pazar Günü yapılacak Almanya Federal Seçimi'ne yönelik kamuoyu yoklamalarında Şansölye Merkel'in partisi CDU/CSU yüzde 40-41 oranında oya sahip. SPD ise yüzde 28. Yeşiller yüzde 10 oy oranında kalmış durumdalar. FDP yüzde 5 oy oranıyla son dakikaya kadar tüm tarafları terleteceğe benziyor. Sol Parti yüzde 8. Diğer iki yeni parti ise her biri yüzde 2,5 oy oranını aşamamaktalar.

Bu durumda Almanya'da CDU/CSU ve FDP Koalisyon hükümetinin devam etmesi konusu son dakikaya kalmış durumda. Her geçen gün daha fazla olma ihtimali olan model ise "Büyük Koalisyon". Göreceğiz.

Ancak gördüğünüz gibi Türkiye kökenli insanlarımızın oyları çetin mücadele verilen seçim bölgelerinde direk seçilecek adaylar için hayati önem taşımakta.

Bu nedenle de "oyunuzu kullanın ve doğru kullanın" çabaları çok değerli ve önemli.
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS