Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO
" "

Ozan Ceyhun

Avrupa’daki milletvekillerine açık mektup

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Avrupa Parlamentosu’nda Almanya’yı temsil eden vekillerden biri olarak sizlerle aynı sıraları paylaşmış, „Bundestag“ ya da başka AB üyesi ülkelerin ulusal parlamentolarından vekillerle birlikte çalışmış ve özellikle „11 Eylül“ esnasında ve sonrasında AP İçişleri Bütçesi Raportörlüğü yaparken hem terörle hem de ırkçılıkla mücadele alanında deneyim toplamış „sizlerden biri olan“ bir politikacı olarak özellikle „Paris’te yaşadığımız terör saldırıları“ sonrası sizlere bu satırları kaleme almaktayım.

Hem Türk hem de Alman vatandaşı olarak „terör“ kelimesinin insanlarımız için ne ifade ettiğini çok iyi bilmekteyim.
Türkiye’de çok anlamlı bir atasözü vardır „ateş düştüğü yeri yakar“ diye. Gerçekten de öyle!

Türkiye yıllarca „terörden çok çekmiş“ ve binlerce insanı „teröre kurban olmuş“ bir ülke.

Pazar Günü Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Ahmet Davutoğlu ile gittiğim Paris’te tüm Avrupalılar olarak bugüne kadar „terör“ ve „ırkçılığa“ ne kadar çok kurban vermiş olduğumuzu derin bir üzüntü ile düşündüm. Başbakan Davutoğlu, Fransız hükümetinin daveti üzerine başkent Paris'te yaşanan saldırılara tepki olarak düzenlenen "Terörü Telin ve Fransız Halkı ile Dayanışma Yürüyüşü"ne katıldı. İslam Dünyası’nda 2002 yılından beri oldukça önemli bir rol oynayan Türkiye’nin başbakanının tüm diğer dünya liderleri ile burada olması çok anlamlıydı.

Paris’te gündeme gelen ve çok sayıda insanın canına mal olan terör saldırılarını haklı olarak hepimiz lanetlemekteyiz.
Bir yandan dünyanın her yanında insanların sokağa çıkıp „teröre hayır“ demesi ve diğer yandan teröre karşı ülkeler arası daha sıkı bir işbirliği yapılması şart!

Ancak özellikle Avrupa'da bu saldırının ardından tüm yapılan açıklamalarda bazı eksiklikler olduğunu da gördüm.

Saldırı lanetlendi, „terör örgütlerine“ yönelik sert mesajlar verildi. Buraya kadar her şey olması gerektiği gibi.

Terörün bu sefer kana buladığı kent Paris, AB'nin göbeğinde ve AB'de yaşamakta olan 500 milyon insanın içinde milyonlarca müslüman da bulunmakta. Hepsi barışsever insanlar ve son yaşanan kanlı terör eylemlerinden dolayı da tüm diğer Avrupalılarla aynı hisleri paylaşmaktalar.

Ancak terör saldırısının ardından yapılan ilk açıklamaların maalesef çok azında tüm topluma yönelik sağduyu çağrıları yapılması karşısında haklı olarak üzüldüler.

Avrupa'da son yıllarda terör kadar tehlikeli ırkçılık ve İslamofobi özellikle Avrupalı müslümanları hedef almakta. Bir çok AB ülkesi için bu gelişme çözüm bekleyen büyük bir sorun konumunda!

Paris’te yaşanan terörün ardından AB’nin bir çok köşesinde camilere ve müslümanlara saldırılar yaşandı ve yaşanıyor. Bundan dolayı Paris’in ardından gündeme gelebilecek yeni gelişmeler Avrupa'da yaşamakta olan müslümanları çok kaygılandırmakta.
Her zaman barış içinde yaşamaya özen gösteren ve İslam bir barış dini olduğundan terörü ve şiddeti kesinlikle red eden müslümanlar yaşadıkları Avrupa Toplumu içinde şimdi daha fazla „can ve mal güvenlikleri“ açısından endişelenirken diğer yandan da yine „ırkçıların“ hedefi oldukları için üzgünler. Özellikle aynı sokakta, aynı mahallede, aynı köyde, aynı kasabada ve aynı kentte yıllardır birlikte huzur içinde yaşadıkları komşularının birden kendilerini „şüpheliymişcesine“ görmesi ise onlar için çok acı.

Bazı AB ülkelerinde gündeme gelen bazı tepkiler ve toplumsal talepler çok rahatsız edici. Örneğin Almanya’da kimi politikacıların ırkçı bir hareket olduğunu göz ardı edip "Bakın PEGİDA'nın dedikleri doğru çıktı" tarzında açıklamalar yapmaları talihsiz ve vahim bir durum. Özellikle Fransa ve Almanya’da hem ırkçı partilerin hem de merkez partilerinden bazı politikacıların „müslümanlara ve İslam Dini’ne yönelik“ nerdeyse hakaret içeren açıklamaları çok çirkin.

Paris’te yaşamak zorunda kaldığımız „terör eylemlerini“ istismar ederek İslamofobi amaçlı kullanmak toplumsal barışımız ve huzurumuza da bir tehdit aslında. Oysa şimdi çok daha fazla dayanışmaya ve her türlü kışkırtıcı girişime karşı ortak tavır almaya ihtiyacımız var.

Eğer bunu başaramazsak Paris’te „kanlı eylemlerini yapan“ teröristler amaçlarına ulaşmış olurlar.

İslam Dini’ni istismar ederek „insanları katleden teröristler“ ve bu „teröristlerin varlığını“ istismar ederek kendi ülkelerinin insanlarını müslümanlara karşı kışkırtan ırkçılar aslında „barış ve huzura karşı bir koalisyon“ oluşturmaktalar.

Onlara karşı ise bizlerin sadece yürüyüşler ve mitingler yapmamız ve de kanunları sertleştirerek önlemleri arttırmamız hiç bir zaman yeterli olmayacak.

Kültürler ve dinler arası „savaş kışkırtıcılığı“ tarzı çağımıza tamamen ters amaçlarla özellikle AB’de her geçen gün daha da güçlenen ırkçılar, AB’nin tüm ülkelerinde ulusal parlamentolarında ve AP’de „demokrasiye sahip çıkan“ milletvekillerinin gücünü görmeliler.

AB’de „demokrasiye sahip çıkmak ve ırkçılığa karşı tavır almak“ aynı zamanda Avrupalı müslümanlar ile dayanışma anlamına gelmektedir.

Avrupalı müslümanların kendilerini „evlerinde hissedebilmeleri“ sizin desteğinize bağlı.

Avrupalı müslümanlar hala ayrımcı uygulamalar ve eksik politikalar nedeniyle Avrupalı olmalarına rağmen „sorunlarla“ boğuşmaktalar. Bir çok ülkede „başörtüsü“, „türban“ ya da „sünnet“ konularında „saçma sapan“ tartışmalara muhatap olmak zorunda kalıyorlar. AB ülkelerinin çoğunda noel ya da paskalya gibi tatil günlerine karşın müslümanlar söz konusu olduğunda bir „Kurban ya da Ramazan Bayramı’nın“ tadını „resmi tatil“ olmadığından çıkaramamaktalar.

Oysa protestan ya da katoliklerin ayrı günlerde resmi tatile sahip olduğu AB’de artık bu müslümanlar için de gayet normal bir olay olmalıydı.

Sizden bu ve benzeri konulara yönelik atılması gereken adımlar konusunda gerekeni yapmanızı beklimekteyiz Avrupalı müslümanlar ve de bir çoğunuzun seçmeni olarak.

„Paris“ bu açıdan olumsuz değil olumlu bir dönüm noktası olabilmeli birlikte barış ve huzur içinde yaşamımızı örgütleyebilmemiz için.
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS