Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ozan Ceyhun

Avrupa Birliği Türkiye’den ne istiyor?

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Avrupa Birliği’nin hali hazırda yeterince sorunu var.

Yunanistan’ın ekonomik krizle başa çıkamadığı ortada. Yunanistan ekonomik sorunlarını çözemedikçe AB için büyük bir sorun olmaya devam ediyor. Ayrıca „Avro’yu“ zaten hak etmeden para birimi olarak kabul eden ve bu şekilde günümüzde AB Merkez Bankası ve Avro Bölgesi için „dert“ olmaya devam eden Yunanistan’ın „Avro“ para biriminden vaz geçmesi ya da vaz geçmemesi fark etmiyor. Her iki durumda da sorun olmaya devam edecek.

AB’de ekonomik krizle boğuşan tek ülke Yunanistan’da değil! Güney Kıbrıs, İspanya, irlanda, İtalya, Portekiz ya da İngiltere diye ülkeleri ve sorunlarını saymaya başladığımızda liste uzayıp gitmekte.

Bunun yanı sıra ekonomik olarak „övülür“ konumda olan Almanya’nın güvenlik sistemleri ise ABD’nin istihbarat servisi NSA tarafından „delik, deşik“ edilmiş durumda. Almanya’nın istihbarat teşkilatı BND, anlaşıldığı kadarıyla son yıllarda Almanya’dan çok ABD’ye „hizmet vermiş“. Son olarak Alman „Der Spiegel“ dergisinin ortaya çıkardığına göre NSA, BND’yi kullanarak hem Almanya’ya hem e AB’ye yönelik her türlü casusluk faaliyetinde bulunmuş. Üstelik sadece ABD’ye bilgi sızdırılan bu faaliyetlerde sözde işbirliği amaçlı gizli „Monkey-shoulder“ diye tanımlanan ortak operasyonda İngiliz istihbarat teşkilatı GCHQ’da Alman istihbaratını „aldatmış“.

Üstelik ABD’ye bilgilerin akıtıldığı ve Almanya’nın delik deşik edildiği bu casusluk operasyonlarının hedefi sadece terörist örgütler ya da askeri sırlar olmamış. ABD endüstrisi açısından hayati önem taşıyan endüstri casusluğu alanında Alman ya da AB firmaları hedef olmuşlar. Boeing Firması’nın baş rakibi Airbus, EADS, Siemens, Boehringer-Ingelheim, Deutsche Bank, Debitel, Alman istihbarat teşkilatı BND’nin baş lojistik ihtiyaç karşılayıcısı Rohde&Schwarz, Mercedes-Benz, MTU ya da ND SatCom gibi oldukça stratejik önemi olan tüm firmaların sırları ABD’ye aktarılmış. Yıllardır bu konuda yapılan uyarıları ise Federal Alman Hükümeti ve Şansölye Angela Merkel yeterince ciddiye alarak önlem almamışlar.

AB başkenti Brüksel’de konuştuğum kaynaklarım Almanya’nın bu konuda „buzdağının görünen ucu“ olduğunu ve ABD istihbarat servislerinin tüm önemli AB ülkelerinde aynı Almanya’da olduğu gibi faaliyetler içinde olduklarını anlattılar. Şaşırmadım.
Almanya, İngiltere, Fransa, Belçika ya da Hollanda gibi AB ülkelerinin dertleri bunlarla da bitmiyor.

Terörizmle mücadele konusunda „başarılı“ oldukları söylenemez. DEAŞ ile olan mücadelede sürekli ortaya çıktığı gibi bu terör örgütü en büyük eleman ihtiyacını sözünü ettiğimiz ülkelerden karşılamakta. Buna karşın bu ülkeler bugüne kadar bu alanda pek başarılı önleyici tedbirler alabilmiş değiller.

Mülteciler konusu ise AB’nin başa çıkamadığı ve her geçen gün daha fazla „içinden çıkılmaz“ hale gelen dertlerinden biri. Aslında kendi neden olduğu bir sorun. AB’nin yıllardır Suriye’nin eli kanlı diktatörü Esed’e karşı doğru düzgün tavır almaması sonucu AB üyesi ülkeler her geçen gün daha fazla Suriyeli mültecinin akınına uğramaktalar. AB bu konuda Türkiye’nin önerileri karşısında kayıtsız kalmamış olsaydı bugün en azından Suriyeli mülteciler sorununa sahip olmayacaktı. Öte yandan özellikle Afrika’dan gelen ve Akdeniz’de dalgalar arasında canlarını yitirmeyip AB’nin güney sahillerine ulaşan mültecilerin her geçen gün artan sayısı AB’yi ürkütmekte.

Mülteci sorununa karşı daha fazla „savaş gemisi“ politikası ise aslında „iflasa“ mahkum. Afrika’nın günümüzde içinde bulunduğu konumun sorumluluğunu en başta İngiltere, Fransa, Almanya ve Belçika gibi geçmişin acımasız sömürgeci ülkeleri taşımakta. Afrika’nın kalkınması için yeterli mali desteği vermeyen ve hala bir çok Afrika ülkesinde aynı Mısır’da olduğu gibi diktatörleri destekleyen AB üyesi ülkeler var olduğu sürece AB nezdinde alınan kararlarla polisiye ve askeri tedbirleri arttırarak mülteci sorununun çözülmesi imkansız.

Tüm bunlar yetmiyormuş gibi şimdi bir de zaten „Schengen Anlaşması’nı“ imzalamamış ve „avro’yu“ benimsememiş olan İngiltere’de 7 Mayıs 2015 Perşembe Günü yapılacak olan parlamento seçimleri AB’nin „başını epey bir ağrıtmaya“ aday.
Her ne kadar bu seçimler Başbakan David Cameron ve muhalefet lideri Ed Miliband arasında başa, baş giden bir seçim yarışı olarak gözüküyor olsa da asıl merak edilen sonuç şu anda yüzde 14’lerde olduğu söylenen aşırı sağcı ve AB karşıtı Ukip’in Başkanı Nigel Farage’in alacağı sonuç olacak.

AB’nin bugüne kadar hep „çıkarlarına uygun tarafını“ değerlendirerek çıkarları için ustaca kullanan İngiltere’nin belki de AB üyeliğini sona erdirecek sürecin başlangıcı olabilir 7 Mayıs 2015!

Peki hal böyle iken yani kısacası kendi dertleri kendine fazlasıyla yeter durumda iken AB ve AB üyesi ülkeler Türkiye gibi bir ülke ile aralarını açmaya çalışarak neyin peşinde koşmaktalar?

Nisan ayı sonunda aslında hiç umurlarında olmayan „Ermenileri“ istismar ederek Türkiye’ye karşı kararlar çıkaran ve açıklamalar yapan AB ülkelerinin bazı kurumları ya da liderlerinin Türkiye ile asıl „dertleri“ nedir?

AB ülkelerinin istihbarat servisleri son günlerde gene Türkiye’de fazla görülür olmaya başladılar.

Daha önce „Gezi Darbe Girişimi’nden“ tanıdığımız ve bildiğimiz sırt çantalı „gönüllü çevreciler“, „islam uzmanları“, „kürt sorununu çok sevenler“, „gazeteciler“ ve sözde „turistler“ 1 Mayıs 2015 Cuma Günü istanbul’da belli noktalarda çok göze battılar!
„İstihbarat teşkilatı elemanlığı ve gazeteciliği“ birarada götürdüklerini bildiğimiz „malüm şahıslar“ 1 Mayıs öncesi ve sonrası İstanbul ya da Diyarbakır gibi kentlerin otellerindeki odalarını hiç boşaltmadılar.

Nedir AB’yı ya da bazı AB üyesi ülkeleri Türkiye’de rahatsız eden?

Türkiye’de seçmenlerin yüzde 55’ten fazlasının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı bugüne kadar katıldığı tüm demokratik seçimlerde çoşkuyla seçiyor olması mı? Bazı AB ülkelerinde bile olmayan katılımlarla gündeme gelen demokratik seçimler AB’yi rahatsız etmekteyse bu AB’nin en kutsal değerleriyle çelişmiyor mu?

AB’ye ve malüm AB üyesi bazı ülkelere sormak gerek! „Gezi’de“, „17 ve 25 Aralık’larda“, „30 Mart 2014 Yerel Seçimleri’nde“ ve „10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde“ sırf Recep Tayyip Erdoğan’ı engelleyebilmek için „eski Türkiye’ye geri dönmek isteyen“ tüm anti-demokratik kesimleri desteklediniz de ne oldu?

Anlaşıldığı kadarıyla AB ve malüm AB üyesi ülkeler hala derslerini çıkarmamışlar. Şimdi de „sırt çantalı ekipleriyle“ 7 Haziran 2015 Genel Seçimi öncesi Türkiye’yi kaosa boğmak, çözüm sürecini sabote etmek ve AK Parti’nin seçim zaferini seçmene yönelik algı operasyonları ile engellemek amaçlı faaliyetler içindeler. Bu amaçla kendi ülkelerinde „terörist“ diye tanımlayıp yasakladıkları „terör örgütlerini“ savunanlarla, demokrasiyi yıkıp cunta yönetimi kurmak isteyenlerle, devlet içinde devlet oluşturma rüyası gören paralel yapı gibi çetelerle işbirliğinden bile kaçınmamaktalar.

Üstelik tüm bu çabaları nafile!

Türkiye’nin insanı tüm bu anti-demokratik faaliyetleri „nefretle“ izlemekte ve seçim günü bir kez daha sandıkta cevabını verip demokrasisine sahip çıkacak.

Ancak ülkesinin demokrasisini hazmedemeyen ve ülkesine sürekli zarar vermekte olan AB içindeki malüm çevreler ve onlara bu fırsatı veren AB konusunda da „antipatisi“ her geçen gün artmakta!

Eğer AB’nin Türkiye konusunda amacı bu ise. Gerçekten çok başarılı! Aferin!
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS