Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ozan Ceyhun

AP’de Türkiye’yi eleştirmek için eleştimek

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Dün Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu (TBMM ve AP) KPK Brüksel’de Avrupa Parlamentosu’nda bu dönemin ilk toplantısında biraraya geldi. AB ve Türkiye arasındaki ilişkilere ve Üyelik Süreci’ne bir katkı olması amacına yönelik olarak var olması gereken KPK maalesef bu hedefinden çok hem de çok uzakta.

Avrupa Parlamentosu kanadında KPK neredeyse bir „AB-Türkiye İlişkilerini ve Üyelik Sürecini yavaşlatma ve hatta mümkünse engelleme komisyonu“ gibi görüntüye sahip ise bundan sadece ve sadece Brüksel’deki „dostlarımız“ sorumlu.

Yeni seçilen AP’deki siyasi gruplar KPK’nın üyelerini ve yönetimini belirlerken bile ya „özen“ göstermediler ya da çok (!) „özen“ gösterdiler. Çünkü KPK yönetimine ve siyasi gruplar tarafından görevlendirilen üyelere ve bugüne kadar „Türkiye“ konusundaki söylevlerine baktığımızda acaba „KPK’nın misyonu mu değişti“ diye düşünmeden edemiyoruz. Çünkü KPK eş Başkanı’nın Yunanli bir milletvekili ve Başkan Yardımcılarının GKRY’ni temsil eden milletvekilleri olması aslında özel bir „özenin ürünü mü?“ diye sormamıza da neden olmakta.

Bugüne kadar Kıbrıslı Türkler için öngörülen iki koltuk da dahil olmak üzere toplam altı koltukta oturan GKRY vatandaşı milletvekillerinin ve Yunanlı milletvekillerinin neredeyse çoğunluğu oluşturdukları KPK AP kanadının geçtiğimiz Perşembe Günü gerçekleştirilen ilk hazırlık toplantısında da gördükki sözünü ettiğimiz vekillerin tek bir konusu var „o da haklı ya da haksız hep Türkiye’yi eleştirmek“.

Yazık!
Oysa KPK özellilkle sorunların çözümünde aktif ve yapıcı rol oynayan bir „Karma Parlamenter Komisyon“ olabilirdi.
Geçmişte KPK eş Başkan Yardımcılığı yapmış bir AP eski milletvekili olarak günümüzde varılan bu noktayı çok üzücü bulmaktayım.
Aslında AP’de ana sorun GKRY ve Yunanistan vatandaşı milletvekillerinin maalesef kendi grupları tarafından da „bir tür“ desteklenerek bu dönemi „Türkiye karşıtlığının zirve yaptığı“ meclis dönemi haline getirmeye çalışmaları.

Avrupa Parlamentosu’ndaki farklı siyasi partileri ve görüşleri temsil eden Meclis Grupları’nın başkanlarının ve AP Başkanı Martin Schulz’un bu soruna bir çözüm bulmasında acilen yarar var.

Teröre karşı kararlı mücadelede AB’nin Türkiye’nin tam desteğine ve Türkiye ile sıkı işbirliğine ihtiyaç duyduğu bu günlerde AP’de „suni krizler üretmek“ ve bu şekilde Türkiye ile „suni sorunlar yaratmak“ gibi bir lüksü yok.

Bu hafta Kıbrıs Sorunu’nun çözümü için hiç bir katkısı ve çabası olmayan ve kendisinden tam tersine beklentimiz olduğu için bizi büyük hayal kırıklığına uğratan ve de son Avrupa Birliği Zirvesi’nde, gündemde olmamasına rağmen, Türkiye’ye karşı bir metnin kabul edilmesini sağlayan Rum lider Nikos Anastasiades ve ekibinin girişimleri sonucunda AP Türkiye’ye yönelik olarak aslında araştırıldığında içeriğinin „tek taraflı ve haksız“ olduğu bir kararı alma hazırlığında.

AP Türkiye’yi Kıbrıs adası açıklarındaki “münhasır ekonomik bölgede” (MEB) yürüttüğü araştırma arama çalışmaları nedeniyle sert bir şekilde eleştirilecek. Oysa AP milletvekilleri bu konuyu ciddi bir şekilde araştırmış ve hatta Türkiye’nin bu konuda görüşünü bile almış değiller. AP’deki tüm siyasi grupların desteği ile kabul edilmesini beklediğimiz ortak karar sözde “provokatif” olarak nitelenen arama çalışmaslarının sürmesi ya da tekrarlanmasının müzakere süreci de dahil olmak üzere AB - Türkiye ilişkilerinde olumsuz etki yaratacağı dile gelmekte.

Maalesef bazı AP milletvekilleri „Türkiye’yi tek taraflı bilgilendirme sonucu uyarmak“ hatta „AB İlişkileri’ni dile getirerek tehdit etmek“ yöntimini tercih ederek aslında AB-Türkiye ilişkilerine büyük zarar vermekteler. Türkiye „tehditlere“, şantajlara“ ve „siyasi Bizans oyunlarına“ boyun eğmeyecek güçlü bir ülke. Üstelik Kıbrıs Sorunu söz konusu olduğunda „çözüm için en yapıcı çabayı da“ veren ülke!
Kıbrıs’ta eğer doğal kaynaklar söz konusu ise „Kıbrıslı Türklerin de söz sahibi olması“ gerektiği ve Akdeniz’in doğusunda aynı İsrail ya da Mısır’ın olduğu gibi Türkiye’nin de hakları olduğu gerçeklerini görmezden gelerek sadece ve sadece GKRY istekleri doğrultusunda tavır alarak kararlar çıkarmak ne Kıbrıs Sorunu’nun çözümüne, ne AB için de önemli olan Doğu Akdeniz’deki Enerji Kaynakları’nın sağlıklı değerlendirilmesine ne de şu anda en acil sorunumuz olan teröre karşı mücadeleye yarar sağlar.
Tam tersine zararı olacaktır.
Oysa AB’de konuyu iyi bilen tüm dostlarımızın da dile getirdiği gibi eğer GKRY Hükümeti isterse belki de Kıbrıs Sorunu’nun Çözümü için koşullar olabileceği en iyi durumda. Türkiye „adil bir çözüm“ için elinden geleni yapmakta. Kıbrıslı Türkler AB’ye yönelik tüm hayal kırıklıklarına rağmen „adil bir çözüm kararlıklarını“ sürdürmekteler.
İşte böylesine bir dönemde AP’nin KPK’yı „oluşturuş biçimi“ ve hemen ardından bu hafta kararlaştırılması planlanan sadece Rum talepleri doğrultusunda kaleme alınmış „Türkiye karşıtı bir karar“ ile sorunun çözülmesine hiç bir katkısının olmaması ve de hatta „zarar verici misyonlara izin vermesi“ çok talihsiz bir durum.
Dileğimiz AP çoğunluğunun son dakikada da olsa bu „hatanın farkına“ varması ve „sorunun çözümüne hiç bir katkısı olmayan“ bu karara onay vermemesi. Bu tarz kararlar bugüne kadar yeterince alındı ve hiç bir yararı da görülmedi. Hatırlatmakta yarar var!
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS