Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ozan Ceyhun

Almanya'da Merkel (maalesef) çok başarılı

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
22 Eylül'de "Bundestag (Federal Parlamento) seçimini gerçekleştirecek olan Almanya önümüzdeki günlerde ülkemizde de çok konuşulacak.

Almanya Şansölyesi Angela Merkel, Türkiye'deki Alman Ordusu'nun Patriot bataryalarındaki Alman askerlerini ziyarete geliyor.
Almanya ana muhalefet partisi SPD'nin başkanı Sigmar Gabriel'de haftaya Türkiye'de. O da hem Alman askerlerini hem de Ankara'yı ziyaret edecek. Bu ziyaretler doğal olarak Türkiye kamuoyunu da meşgul edecek. Oldukça yoğun bir şekilde "Almanya" ile ilgili konulara muhatap olacağız.

AB'nin "lokomotifi" konumundaki Almanya, Avrupa'daki ekonomik krizden de en az etkilenen ülke konumunda.
Almanya bizi özellikle Türkiye'nin AB Bakanı ve Başmüzakerecisi Egemen Bağış'ın sorumlu olduğu alanlarda yıllardır uğraştırmakta. AB-Türkiye arasındaki ilişki söz konusu olduğunda AB'nin "lokomotifi" frene sarılanların başında gelmekte.
Almanya eski Şansölyesi sosyaldemokrat Gerhard Schröder'in tersine Almanya'nın günümüzdeki Şansölyesi muhafazakar Angela Merkel sadece Türkiye ile sorunlu olan politikacılardan biri değil aynı zamanda da "ayrıcalıklı ama üye olmayan Türkiye (priviligierte Partnerschaft)" saçmalağının da "mucidi".

Gerek Şansölye Merkel'in partisi CDU gerekse sadece Bavyera Eyaleti'ndeki kardeş partileri CSU "Türklerin Viyana'yı aşamamış olmalarını" hala bir zafer olarak değerlendirmekte ve Türkiye'nin AB üyeliğinin bir tür "Türklerin Viyana çizgisini aşmaları" olarak "Hristiyan Avrupa" için büyük bir tehdit olarak algılamakta.

Her iki partide de özellikle Almanya vatandaşı olan Türkiye kökenli seçmenlerin sayısının artması nedeniyle Türkiye'ye daha sıcak bakanların sayısı artıyor olsa da iki partinin de ana tabanları bu konuda "çağa uygun" vaziyette değiller.
İşte bu nedenle Fransa'da Sarkoyz'nin seçim kaybetmesi sayesinde Türkiye'ye bakışın da olumlu bir şekilde değiştiğini gözlemleyenler dört gözle Almanya'daki federal seçimi beklemekteler.

Geçmişte sosyaldemokrat Gerhard Schröder ve yeşil Joschka Fischer örneğinde olduğu gibi 2013 Ekim'inden itibaren Almanya'da iktidara gelebilecek olan bir "kırmızı-yeşil" koalisyon ile ülkenin Türkiye bakışı ve politikası da olumlu yönde hareketlenecektir. Bu tespit kesinlikle doğru.

Ancak bir sorun var. O da "Merkel"!

Dünyaya bakışı ve vizyonsuz Avrupa Politikası ile şansölyelik yapan Angela Merkel, Alman seçmeninin gözünde buna rağmen başarılı.

AB genelinde kendisini zorlayacak karizmatik devlet başkanlarının olmaması avantajını kullanarak Yunanistan Ekonomik Krizi'nde olduğu gibi "kriz yönetimi" alanında Almanya'nın ağırlığını iyi hissettiren ve "bir tür" krizlerle başa çıkılmasında önemli rol oynayan Angela Merkel'in son yapılan kamuoyu yoklamalarında seçmenin sempatisi söz konusu olduğu ulaştığı oran % 59!
Buna karşın Gerhard Schröder'in ekonomiden sorumlu bakanlığını da yapmış olan ve devlet adamı olarak başarılı olacağından kimsenin kuşkusu olmayan SPD'nin şansölye adayı Peer Steinbrück sadece % 19'a ulaşabilmiş durumda.
Elbete Merkel'in hali hazırda şansölye olma avantajı tartışılmaz.
Sosyaldemokrat aday ise bu dezavantajın yanında bir de kamuoyu nezdinde bir kaç açıklaması nedeniyle eleştirilir duruma gelince "sempati" bir anda eksiliverdi.

Son kamuoyu yoklamalarına göre Merkel'in "başarılı" olması partisi için de bir avantaj haline geldiğinden CDU % 43 ile birinci parti durumunda. Merkel ve CDU'nun en büyük talihsizlikleri ise koalisyon ortakları FDP'nin (liberaller) yüzde beş barajını aşamayacak kadar perişan halde olması. Aylardır % 3'leri aşamamaktalar.
Buna karşın SPD maalesef hala % 25. SPD'yi iktidara taşıyacak bir role soyunan Yeşiller ise %14. Sol Parti de % 7.
Sol Blok bir bütün halinden gündeme gelecek olursa birlikte ulaştıkları rakam % 46.
Bir ara Almanya'da "süper sonuçlar" alarak kendilerinden çok bahsedilmesine neden olan Korsanlar ise % 3 civarındalar.
Türkiye'nin çıkarları ve beklentileri açısından bakacak olursak Almanya'da seçim bu rakamlara benzer bir şekilde sonuçlanırsa "kırmızı-yeşil koalisyon" maalesef bir başka "bahara" kalabilir.

Tek tesellimiz ise CDU'nun tek başına iktidar olamaması.
Bu rakamların tek sevindirici yanı CDU kimle koalisyon yaparsa yapsın büyük bir ihtimalle "Türkiye Politikası'nı" olumlu yönde değiştirmek zorunda kalacak.
Ve henüz daha her şey de bitmiş değil.

Seçime epey bir zaman var. 22 Eylül akşamı saat 18.00'e kadar umudumuzu yitirmeyeceğiz elbette.
Hatta aralarında benim de olduğum bir çok sosyaldemokrat ya da yeşil politikacı oranların lehimize değişmesi için de çok koşturacağız.

Bu nedenle "inşallah", "Almanya ile ilgili değerlendirmemi bizi sevindirecek bir şekilde kaleme alacağım günler de gelecek" demekte yarar görüyorum!
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS