Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ozan Ceyhun

Almanya'da 22 Eylül Genel Seçimi öncesi son durum

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Almanya'da "29 Mayıs" bize daha doğrusu tüm demokratlara Solingen'de yaşamak zorunda bırakıldığımız acıyı hatırlatmakta. Aşırı sağcıların yaktıkları bir evde beş insanımızı yitirmiştik. 

29 Mayıs 1993'te katledilen insanlarımızı her yıl anmaktayız ve aşırı sağ terörü lanetlemekteyiz.
Bu yıl 20. yılındayız bu cinayetlerin.

Tam da Solingen'in 20.yılında Münih'te NSU Nazi Çetesi'nin yargılanması gündeme geldi. Haklı olarak çok hassas olduğumuz bir konu bu. "Ateş düştüğü yeri yakar derler". Öyle!

Bazı Alman dostlarımız bu nedenle hassasiyetmizi anlamakta güçlük çekmekteler.
Almanya'nın 23 Mayıs 2013 tarihinde 150. yaşını kutlayan sosyaldemokrat partisi SPD'nin "Solingen'in 20. yılı ve Almanya'daki bizi üzen son gelişmeler" nedeniyle kaleme alıp Almanya'nın bir çok tanınmış şahsiyetine sunduğu ve onlar tarafından da imzalanan "Özgürlük, çeşitlilik ve dayanışma için – dışlanma ve sağcı şiddete karşı" açıklama bu nedenle bizler için çok anlamlı.
Bu açıklamayı sizlerle paylaşmayı görev biliyorum:

"Özgürlük, çeşitlilik ve dayanışma için – dışlanma ve sağcı şiddete karşı
20 yıl önce 29 Mayıs günü beş Türk kökenli kız ve kadın, Solingen’deki bir aile evinin aşırı sağcı saiklerle kundaklanmasıyla hayatlarını kaybettiler. Diğer aile üyeleri de kısmen ağır şekilde yaralandı. Onlar aşırı sağın kurbanı oldu, çünkü aşırı sağcıların, farklı köken ve inançtan insanların da ülkemizde barış ve özgürlük içinde yaşamalarına hak tanımayan düşman imajını simgeliyorlardı.

Bundan 20 yıl sonra, bugün dahi, ülkemizde bu sinsi, insanlık düşmanı suikastın ve Hoyerswerda, Rostock-Lichtenhagen, Mölln ve Almanya’daki diğer yerlerde hâlâ suikast ve saldırıların olabilmesi bizi utandırıyor. 150’den fazla insan ülkemizde sağcı şiddet nedeniyle hayatlarını kaybetti. Yalnız bu sayı bile, hepimizin sağcı şiddet sorunu karşısında ne denli uyanık kalmamız gerektiğini gösteriyor.

Aşırı sağcı terör grubu NSU’nun işlediği cinayetlerin ortaya çıkması ve bu bağlamda devlet kademlerinde yaşanan inanılmaz savsaklamalar da, son derece açık biçimde aşırı sağ ve ırkçılığın üzerine daha da uyanık ve kapsayıcı olarak gidilmesinin ne denli önemli olduğunu gözler önüne serdi.

Bu yüzden unutmak, görmezden gelmek ve susmak değil, aksine tepki göstermek ve sesimizi yükseltmek istiyoruz: Dışlanma ve sağcı şiddete karşı; ülkemizde özgürlük, çeşitlilik ve dayanışma için!

Irkçılık, antisemitizm ve aşırı sağcılık asla yalnızca bunlardan doğrudan etkilenen insanları hedef almaz. Bunlar demokratik temel inanç ve değerlerimize karşı bir meydan okumadır. Bunlar, birlikte yaşadığımız özgür ve barışçıl toplumumuzu sorguladıkları ve düşman belledikleri için hepimizi ilgilendirmektedir. Irkçılık, antisemitizm ve aşırı sağcılıkla mücadele, bu sebeple tüm toplumu ilgilendiren, tüm devlet kademelerinin yanı sıra kendinden emin bir sivil toplumla ve hepimizin günlük hayatta cesur çıkışlarıyla da yerine getirilmesi gereken bir görevdir.

Irkçılık ve aşırı sağcılığa karşı mücadelede toplumsal projeler, inisiyatifler ile yapılar güvenilir, anti bürokratik ve uzun dönemli olarak ihtiyaç duyduğu desteği almalıdır. Aynı zamanda, daha fazla gençlik merkezi, kültür ve boş zaman olanağı ve sosyal kurumun yitirilmemesi için şehirler ve belediyeler de mali çaresizliklerinden kurtarılmalıdır. Nazilere sızabilecekleri boşluklar bırakmamalıyız! Sağcı ve aşırı sağcıların yapıları ve ağları kurutulmalıdır. Açıkça anayasaya düşman bir parti olan NPD’nin kapatılması gereklidir!

Devlet, Almanya’daki tüm insanların Almanya’da güvenlik içinde yaşamalarını ve aynı zamanda kendilerini güvende hissetmelerini sağlamalıdır. İnsanlara karşı Nazi terörü maalesef hâlâ, Doğu ve Batı Almanya’daki bazı bölgelerde günlük sıradan olaylardan sayılmaktadır. Sonu her zaman ölümcül olmasa da, tehdit ve şiddet karşısında hissedilen sürekli korku da hayatı çekilmez hale getirebilir. Ülkemizde hiçbir yerde Nazilerin korku salabilecekleri alanlar yaratmalarına izin vermemeliyiz.

Almanya’nın özgür ve insanların birbirine saygı duyduğu, farklı kökenden insanların korku duymadan bir arada yaşayabildiği ve çeşitliliğin bu birlikteliği kendiliğinden zenginleştirdiği bir ülke olmasını istiyoruz. Ortak vatanımız olan bu Almanya’nın ırkçılar ve sağcı zorbalar tarafından bozulmasına izin vermeyeceğiz ve onu kararlı biçimde savunacağız!"

Bu açıklama 29 Mayıs günü bazı Alman ve Türk medyasında da okunabilinecek. SPD'nin bu hassasiyeti için teşekkürler. İmzalayanlara da yürekten teşekkürler.

Evet Almanya'da 22 Eylül 2013 günü gerçekleşecek Genel Seçim bu açıdan da çok önemli.

İktidarda olan CDU/CSU-FDP (hristiyandemokratlar ve liberaller) hükümetinin özellikle nazi terör örgütü NSU'nun cinayetlerinde devlet mensuplarının neden olduğu aksamalar konusundaki tavrından hiç memnun değiliz.

Şansölye Merkel neredeyse sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını kapsayan "Çifte Vatandaşlık Yasağı'nda" ya da "Türkiye'nin AB üyesi olamayacağı saçmalığında" diretmekte.

Bu ve bir çok benzeri nedenden dolayı 22 Eylül 2013 tarihindeki seçimde Almanya'da iktidarın değişmesi çok olumlu bir gelişme olacak.

Hali hazırdaki kamuoyu yoklamaları pek parlak değil. CDU/CSU yüzde 40 civarında, SPD maalesef şu anda 25'lerde, Yeşiller yüzde 14 civarında, Sol Parti yüzde 7 oya sahip.

Sevindirici gelişme ise FDP'nin yüzde 4 civarından barajı (yüzde 5) aşmakta zorlanıyor olması. Bu Angela Merkel'i koalisyon ortaksız bırakacak bir gelişme olacağından bizler için önemli.

Korsanlar yüzde 3'ten fazla oy alamıyorlar. CDU ve FDP'den istifa eden ve Merkel'in Avro Politikası ile sorunlu yeni parti AfD (Almanya için Alternatif) ise henüz beklenen çıkışı yapamadı ve yüzde 3 oy oranına sahip. Onların aldığı her fazla oy Merkel' gitmeyen oy olacağından başarılı olmaları bizi sevindirecektir.

Hem Almanya'da yaşamakta olan Türkiye kökenli insanların hem de Türkiye'nin ve aslında Almanya ile Avrupa'nın çıkarları açısından bir SPD-Yeşiller Koalisyonu en ideal olanı olsa da bunun için daha ok çalışılması gerektiği ortada.
Bakalım önümüzdeki aylar neler getirecek!
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS