Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO

Ozan Ceyhun

Alman medyası yazıyor aşırı sağ kazanıyor

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
24 Mayıs 2014 Cumartesi Günü NATO üyesi olarak çok yakın “partner” olan, AB aday üyeliği ve üyelik nedeniyle yine aynı çatı altında bulunan, tarihi dostluk ilişkilerine sahip oldukları her yıl defalarca dile getirilen, ticari ilişkileri çok yoğun bir konumda olan ve yüzbinlerce Türkiye kökenli vatandaş ya da yerleşik çalışan nedeniyle başka ülkelere kıyasla çok daha yakın ilişkilere sahip olan Almanya ve Türkiye arasında son günlerde yaşananlar “utanç verici”!
Alman Medyası’nda neredeyse tüm gazete, dergi ve tv kanallarında sanki tek bir “merkezden servis edilen” haber ve de yorumlarla gündeme gelen “algı operasyonu” Batı ve Doğu Almanya diye iki birbirine düşman konumda Alman Devleti varken bile Batı Alman Medyası’nda bu şekilde yaşanmamıştı.
Alman gazetecilere sormak lazım:
“Türkiye Almanya’nın düşmanı bir ülke mi?”
Yine Alman gazetecilere ve bazı Alman politikacılara sormak lazım:
“Türkiye’yi Kuzey Kore Cumhuriyeti mi sanmaktalar?”
Çünkü öyle haberler kaleme alıyor ve öyle demeçler veriyorlarki, okuyan ya da dinleyen “saldırdıkları” ve hakkında “asılsız iddialarda bulundukları” Türkiye’nin çevresi duvarlarla örtülü “izole bir ülke” sanır!
Oysa gerek günümüz sosyal medya olanakları, gerekse her türlü sonuna kadar kullandıkları özgür bilgiye ulaşma ortamı açısından Türkiye’de her “olan, bitenden” haberdar olmak hiç de zor değil!
Ama bir bakıyoruz mükemmel teknolojik olanaklara ve had safhada irtibat imkanlarına sahip gazeteciler “Başbakan Erdoğan bir kıza tokat attı” diye bir manşeti atarken hiç bir araştırma yapma ihtiyacı hissetmiyorlar! Oysa konuya bir “beş değerli dakikalarını” ayırsalar hemen kendilerine anlatılanların “palavra” olduğunu öğrenecekler. Ama bunu istemiyor olsalar gerek. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın aslında “bir kıza tokat atmış olup, olmadığı” ilgilendirmiyor bu kalemşörleri.
O nedenle gerek “cemaat mensuplarının” gerekse “Alman ortaklarıyla Türkiye’nin çıkarları dışında başka çıkarlar peşinden koşturan medya grubu gazetecilerinin” ve de “Türkiye’nin kemalist oligarşik dönemlerine geri dönme” rüyasıyla yanıp tutuşan kemalist unsurlarının “kara propagandası” ve “yalanları” Alman Medyası’ndan “Türkiye’ye ve Başbakanı Erdoğan’a” yüklenin görevini almış olanlar için çok değerli malzeme.
Kendilerine sunulanın “tartışılır olduğu” ve “doğru olamayabileceği” ve de sunanların “ne mal olduğu” konusunda aslında “her şeyi çok iyi” bilen Alman Medyası mensupları “harfi harfine birbirine benzeyen” aynı içerikli haber ve yorumları Alman Kamuoyu’na sunup “algı operasyonunu” yürütmekteler.
Üstelik bu operasyon bir “bumerang” gibi Almanya Demokrasi’sine de zarar vermekte. Tüm “Türkiye Düşmanı” tarzı haber ve yorumlar ve de “Recep Tayyip Erdoğan’ı sevilmeyen biri” olarak algılatma çalışmaları 25 Mayıs 2014 tarihindeki Avrupa Parlamentosu Seçimleri’nde aşırı sağa gidecek oyların artmasını sağlayarak Almanya’ya büyük zarar verecek!
Bunu bile göremeyen Alman Medyası’na yazıklar olsun!
Gelelim bazı Alman politikacılar!
Hadi “hristiyandemokrat olanları” biliyoruz, genelde zaten “Türkiye’nin AB üyelik sürecine zarar verecek” her haber ya da yoruma “yarabbi şükür” demekteler. Bu bizi şaşırtmıyor.
Ancak “sosyaldemokrat ya da yeşil olanlar” bu koroya katıldığında insan üzülüyor.
Yıllardır Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile direk bir diyalogları olmasa da Türkiye Cumhuriyeti’nin bir çok bakanı ve TBMM’nin bir çok milletvekili ile yakın hatta dostluk derecesinde ilişkiye sahip olanlar var. Bir çoğu gerçekleştirdikleri Türkiye ziyaretlerinde mükemmel diyalog olanaklarına sahip olmuş şahsiyetler.
Soruyorum: “Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan hakkında cemaat, malüm medya grubu ya da kemalist muhataplardan duyduğunuz iddiaları örneğin Siegen’de doğmuş dilinizi mükemmel konuşan ve bir çoğunuzu da çok iyi tanıyan Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç’a telefonu açıp sormak niye bu kadar zor? İyiniyetli iseniz her iki tarafın da görüşünü almanızdan daha doğal ne olabilir? Politikacı olarak yanlış bilgilerle doldurulup dost ülke Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında yakışık almayan demeçler vermeniz sorumlu bir tavır mı?
Yine soruyorum: “Başka zamanlar Türkiye yöneticileri ile iyi diyaloğa sahip olmakla övünen politikacı arkadaşlar acaba lütfedip Türkiye hakkında duydukları ve tasvip etmedikleri bir iddia hakkında bir de muhataplarını dinleme saygısı göstererek bir telefonluk uzaklıktaki Avrupa Birliği Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu aramaktan niçin kaçınmaktalar. Telefon açtıklarında duyacakları gerçeklerin popülist demeçler vermelerine engel olacağından korkuyorlarsa bu onların etik anlayışını da sorgulamalarını gerektirmez mi?”
Yine bir çok Alman politikacı arkadaşımız bırakalım bakanları çok sayıda AK Partili vekil ile dostluk ilişkisine sahipken nedense onlarla konuşmamak için çırpınmaktalar.
Bu tavırlar üzücü ve “iyiniyet” konusunda şüphe uyandırıcı!
Bazı Türkiye kökenli vekil arkadaşlarıma (arkadaşlık ve delikanlılık kurallarım gereği) yönelik olarak bir şey yazmayacağım, ama tek önerim “onları temsilen meclis sıralarında oturdukları” insanlarımızla konuşmaları ve onların taleplerini dinlemeleri. Sanırım şu sıralar kendi insanlarından çok uzakta olduklarını göremedikleri bir “sisin” içindeler.
“Der Spiegel, Die Welt, Die Zeit, Frankfurter Allgemeine, Frankfurter Rundschau, ARD, ZDF ve diğerleri” ilginçtir son on gündür hep aynı haberleri “papağan” gibi tekrarlamaktalar!
Sorunları Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 Mayıs 2014 tarihinde Köln’de “UETD’nin 10 yıl Kuruluş Şenliği’ne Onur Konuğu” olarak katılması!
Nasıl bir demokrasi anlayışıdır bu?
“Recep Tayyip Erdoğan Almanya’da Cumhurbaşkanlığı Seçim Kampanyası yapmasın” diyenlerin kulakları ne dediklerini duymuyor olsa gerek!
Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck Ankara’da kendisi ile ilgisiz bir ODTÜ Üniversite Kampüsü’nde “Türkiye İç Politikası’na yönelik konuştuğunda ve ardından üniversitede olaylar çıktığında” bu normal!
Almanya’da Federal Meclis Seçimleri son sıcak dönemindeyken sanki İstanbul Almanya’nın bir seçim bölgesiymiş gibi o zamanki Yeşiller Eş Başkanı Claudia Roth’un Taksim’de polis memurlarıyla “komik muhabbeti” normal!
Ama Türkiye’den Recep Tayyip Erdoğan Köln’de binlerce vatandaşına hitap ederse “asla olmaz, normal değil”!
Bu nasıl “çifte standart”?
Onlarca yıl Almanya’da yaşamakta olan ve Almanya’nın kalkınmasında pay sahibi olan ve de artık Almanya’ya kök salmış yüzbinlerce Türkiye kökenli insanımızı bugüne kadar “Almanya vatandaşı yapmamak için” neredeyse “politik amuda kalkmış” olanlar, onlarca yıldır yaşamakta oldukları köy, kasaba ve kentlerde onlara “yerel seçim hakkını” bile çok görenler şimdi de “vay efendim Türkiye’ye yönelik seçim kampanyası olmasın” diye buyurmaktalar!
Yuh!
Bu kafada olanlar insanlarımızı “köle” olarak mı görmekteler?
Almanya’da bırakın genel seçimi, yerel seçim hakkını bile çok gördükleri insanlarımız artık Türkiye’de vatandaş olmanın tadına varıyorlar ve hem Cumhurbaşkanlarını hem de TBMM vekillerini seçecekler ve de seçilecekler.
Gayet doğal olarak da AK Parti Başkanı Recep Tayyip Erdoğan gelecek ve seçmenlerine hitap edecek.
Bu kadar basit!
Demekki artık Almanya’da bazılarına “demokrasi dersi de vermemiz” gerekecek! Günümüz global dünyasında yüzbinlerce Türkiyeli seçmenin yaşadığı Almanya’da “Claudia Roth’un çok sevdiği deyişiyle: Seçim Hakkı İnsan Hakları kapsamındadır” ilkesine karşı çıkmak Almanya’ya hiç yakışmıyor!
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS