Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür HABER - Türkiye'nin Online Haber Platformu

Hür Haber, Türkiye ve dünyadan önemli olan Son dakika, Güncel, Teknoloji, Magazin ve Siyaset haberlerini okuyabilirsiniz.

SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Menü
Ara
Facebook Twitter
ANASAYFAGÜNDEMSİYASETSPOREKONOMİ SEYAHAT TEKNOLOJİ YAZARLAR FOTO VİDEO
" "

Ozan Ceyhun

Alman Derin Devleti yargılanıyor

Facebook Twitter Linkedin WhatsApp Tumblr Yazdır Büyüt Küçült
Münih'te sadece nazi caniler değil, "Alman Derin Devleti de" yargılanmakta

6 Mayıs 2013 hem biz Türkiye kökenli Almanyalılar hem de Almanya demokrasisi için çok önemli bir tarih.

6 Mayıs 2013 günü Münih'te sadece "Mandy Struck, Silvia Rossberg, Lisa Pohl ya da Susann Dienelt" gibi isimlerle kendini "dişçi, göz teknisyeni, baytar" diye tanımlayarak farklı kimlikler sunan ve bunlarla yıllarca tüm Alman güvenlik birimleri arasında "slalom" yaparcasına "bayrakları devirmeden" bir oraya bir buraya gidebilen Beate Zschäpe isimli nazi cani ve suç ortakları yargılanmaya başlamayacak.

6 Mayıs 2013 günü Münih'te başlayacak olan mahkemenin tek sanıkları olarak "NSU-Çetesi'ni" görmek büyük bir hata olur.

Bu nazi terör çetesi sadece sekizi Türkiye kökenli, biri Yunanlı ve ikisi polis 11 cinayetten ve Köln'de Türkiye kökenli Almanların yoğun olarak yaşadığı Keup Caddesi'de onlarca insanımızın yaralandığı bombalı saldırıdan yargılanırlarsa bu Almanya demokrasisi için büyük bir hata olur!

Elbette insanlarımızın hesabı sorulmalı ve sorulacak.

Ancak hesabı sadece nazi terörist Beate Zschäpe ve onunla birlikte yargılanan dört nazi caniden ve de ölü ele geçirilen iki katilden sormak yeterli mi?

Almanya'da dosyalar "deşildikçe" güya "çekirdeği" üç nazi teröristten oluşan NSU Terör Örgütü'nün daha ilk suçundan sonra yakalanmamış olmasının öyle iddia edildiği gibi "sıradan polisiye hatalar" nedeniyle olmadığı iddası güçlenmekte.

Almanya'da Federal Meclis'in (Bundestag) Araştırma Komisyonu'nun tüm çabalarına rağmen ülkenin "derin devleti" diye (olumlu anlamda) tanımlayabileceğimiz federal ve eyalet "istihbarat", "asayiş" ve "devlet koruma" birimlerinin sorumlularının federal milletvekillerine "hesap vermesinin" bizzat İç İşleri'nden sorumlu bakanlarca sürekli engellenmesi eğer "aynı olay Türkiye'de olsaydı" bazı Alman politikacılar "Türkiye'de demokrasi olmadığını iddia ederdi" diye düşündürtmekte bizi.

Peki Almanya'da geçmişte Türkiye'de olanlara benzer tarzda "derin devlet" kollandığında niçin eleştiri yok? Ya da var olan çok cılız?

Almanya'da ülkenin vatandaşı olan hepimizin sorgulaması gereken ise aslında herkesce bilinen bir gerçeğin bu NSU Cinayetleri'nde açık ortaya çıkması!

Almanya'nın güvenliğinden sorumlu birimlerin onlarca yıldır "sağ gözü kördü"!

Çok keskin olan "sol gözleri" "uçan sineğe" göz açtırmazken "sağ gözleri" nedense "olan biteni görmekte" hep zorlandı.

Hatta "Doğu Almanya" henüz çökmemiş ve "Batı Almanya'ya" katılmamışken "sağ gözler" "komunizme karşı işe yaradığı iddia edilen sağdaki şiddet eğilimlileri" özellikle görmemek için çaba bile sarfetmiş olabilirler. En azından bu yönde yeterince yazılıp, çizildi.

Geçmişte "Doğu Alman Demokratik Cumhuriyeti" ismine sahip olan "diktatörlükten" insan kaçırma faaliyetlerinde "sağ gözün göremediği unsurların" önemli rol oynadığı konusu çok sayıda kitaba da konu oldu.

İnsanlarımızı yıllar boyu neredeyse hiç rahatsız edilmeden "katledebilen" nazi terör çetesinin cinayetleri incelendiğinde bazı olay yerlerinde bile "sol gözü açık ama sağ gözü kapalı" güvenlik ya da istihbarat elemanlarının bizzat "gözlemci" konumunda olduğu iddiaları ile karşı karşıyayız. Bu konumdaki "sol gözü açık sağ gözü kapalı" elemanların meclis komisyonunda soruları cevaplaması nedense mümkün olmadı.

Örneğin Türkiye'deki TBMM'de Araştırma Komisyonu'na 2002 öncesinin bazı "derin devlet mensuplarının" hesap vermesi tarzı bir parlamenter araştırma nedense Almanya'da gerçekleşemedi!

Çok sayıda Türk ve Kürt kökenli maaşlı istihbarat elemanı olan "Alman Derin Devleti" nedense NSU Cinayetleri'ni araştırırken canileri sürekli Türkler ve Kürtler arasında aradı. Oysa bizzat kendi "muhbirleri" aracılığıyla o kesimde katillerin olmadığını tespit etmesi hiç de zor değildi.

Ama nedense hatta bazı "bu işin arkasında aşırı sağcı katiller olabileceği" ihbarlarına rağmen tüm "güvenlik" ve "istihbarat" birimleri sürekli izledikleri NSU Çetesi'nin suç işlemesini ve yıllar önce defalarca ellerine geçen fırsatları değerlendirip yakalamış olsalardı önlemiş olacakları cinayetleri engelleyemediler.

Aklımız iki soru geliyor?

Almanya'da "güvenlik" ve "istihbarat" birimleri bu derece mi aptalca çalıştılar?

Ya da içlerinde ya büyük hatalara "aptalca neden olduğu" ya da şu veya bu nedenden dolayı "bilinçli göz yumduğu" için gerçekten hesap vermesi gereken

memurlar mı var?

6 Mayıs 2013 günü başlayacak mahkemeyi Türk Medyası'nın doğru dürüst izleyebilmesini Sabah Avrupa Redaksiyonu'nun Almanya Anayasa Mahkemesi'ne başvurmasına borçlu olduğumuzu da unutmadan bu mahkemenin ne derece tüm bu soruları ortaya çıkarabilecek "kalitede" bir mahkeme olduğu sorusunu da sormadan edemiyoruz!

Bu nedenle Almanya'nın bu nazi cinayetleri nedeniyle BM nezdinde özür dilemesini doğru buluyor ve buna seviniyorsakta bunu yeterli bulmamaktayız.

Özür pratikte hesap sorularak dilenmeli ve sadece bir kaç "nazi çetesi artığından" değil tüm bu cinayetlerin yıllar boyu olmasına neden olanlardan ve görevlerini şu ya da bu şekilde savsaklayanlardan da hesap sorulmalı!

Türkiye kökenli ve hatta tüm demokrasiye inanan hangi kökenden olursak olalım Almanyalılar olarak bu mahkemeden beklentimiz büyük.

Endişemiz ise bir çok gerçeğin ortaya çıkmadan hasır altı edilme ihtimali!

Göreceğiz!
OZAN CEYHUN DİĞER YAZILARI
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz.

ANASAYFA | GÜNÜN HABERLERİ | KÜNYE | REKLAM | RSS